8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/4068 E. , 2023/9886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde kesin nitelikte olduğundan hükmün temyiz edilemez olduğu,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından verilen hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçları yönünden hükümlerin gerekçe içermemesi nedeniyle bozulması ve hakaret suçu yönünden ise hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçların unsurlarının oluşmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın suç tarihinde resmi nikahlı eşi olan katılanı kolundan tutmak suretiyle zorla arabaya bindirdiği, araç içerisinde orospu çocuğu, kahpe, şerefsiz, üç yıldır peşindeyim, seni öldüreceğim demek suretiyle tehdit ve hakarette bulunduğu, daha sonra İstanbul ilinde serbest bıraktığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden,
Hükmün gerekçesinde sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve doktor raporuna yer verildikten sonra netice itibariyle sanığın suç oluşturan fiillerinin neler olduğunun açıklandığının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçları yönünden hükümlerin gerekçe içermediğine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Hakaret suçu yönünden, Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Tehdit suçu yönünden,
Tüm dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki tutarlı anlatımları dikkate alındığında, tehdit suçunun unsurlarının oluştuğuna dair Mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından ve yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise,
Tüm dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, bu anlatımlar ile uyumlu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17.02.2015 tarihli adli muayene raporu, tanık A.Y.'nin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay günü resmi nikahlı eşi olan katılanı kolundan tutmak suretiyle zorla arabaya bindirdiği, araç içerisinde darp ettiği ve katılanı İstanbul ilinde bulunan ikametine getirdiği, katılanın K.B. isimli kişi ile imam nikahlı beraberlik yaşadığını ve bir çocuğu olduğunu söylemesi üzerine sanığın katılanı serbest bıraktığı olayda; eylemin eşe karşı, cebir kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendine göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Tehdit suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise, Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.