1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/5010 E. , 2023/6395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/19069 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55615 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre,
1.Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 83/3-e maddeleri kapsamında işlenen kasten yaralama suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 06.01.2011 tarihinde işlediği, 10.04.2012 tarihinde savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 02.01.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 08.07.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.01.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 08.07.2015 tarihi arasında (6 ay 6 gün) dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 10.04.2012 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 22.04.2022 tarihine kadar geçen sürede (10 yıl 12 gün) 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.Kabule göre de, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde yer alan 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur...' ve 231/11. maddesinde yer alan 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar...' şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle birlikte denetim süresinin başlayacağı ve bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı nazara alındığında;
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli kararı ile sanığın müştekiler ........, ile ...'a karşı işlediği kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde 08.07.2015 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2015/229 Esas, 2017/203 sayılı kararı mahkum olduğunun ihbarı üzerine, müşteki ... yönünden hükmün açıklanmasına karar verilip, müşteki .......,'a yönünden hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda değerlendirme yapılmamasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”, 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesinin birinci fıkrasının ise; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Olay günü inceleme dışı ... ve hükümlü ... ile ... arasındaki tartışmada ... hakkında ...'ı kasten yaraladıkları iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının,
08.04.2011 tarihli, 2011/8627 Soruşturma, 2011/5476 Esas, 2011/1057 İddianame numaralı evrakı ile kamu davası açılmıştır.
3.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2011/185 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararları ile .......,hakkında mağdurlar ... ve ........,'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; hakkında .......,'a karşı kasten yaralama suçundan açılmış dava bulunmadığı hâlde, 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen bir suç nedeniyle hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
4.Bununla birlikte ........, hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması hususunda mahallinde gereğinin yerine getirilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; “İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.