10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9529 E. , 2023/9931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili; davacının 2017 yılı Şubat ayı primiyle birlikte yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, ancak davalı Kurum tarafından davacının Demsan Profil Sac. Metal Plastik Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde geçen 212 günlük çalışmalarının sahte çalışma gerekçesiyle iptal edildiğini, Bağ-Kur'dan sonra 1260 gün şartının yerine getirilmediği iddiasıyla davacının aylığının ödemesinin durdurulduğunu, 01.03.2014-17.10.2017 tarihleri arasında 53.313,13 TL borç tahakkukunda bulunulduğunu, tahakkuk ettirilen bu borcun davacı tarafından ödendiğini belirterek davacının 01.03.2017 tarihinde yaşlılık aylığı alabileceğinin tespitine, 01.03.2017-17.10.2017 tarihlerini kapsar borç tahakkuku işleminin iptali ile Kurum tarafından tahsil edilen 01.03.2017-17.10.2017 tarihleri arasını kapsayan 11.473,97 TL alacağın işlemiş faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının çalışmalarından 1096762.01 sicil numaralı Demsan Prfil Sac Metal Plastik Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde geçen 212 günlük çalışmanın Kurum teftiş raporuna istinaden iptal edilmesi nedeniyle emeklilik şartlarından olan 4-b Bağ-Kur sigortalılığından sonra 1260 gün 4-a kapsamında çalışmış olma koşulunu kaybettiğinden bağlanan aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek 01.03.2014-17.10.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkları toplamı 53.313,13 TL davacı adına borç olarak tahakkuk ettirildiğini, davacının 31.10.2017 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğunu ve kendisine 01.11.2017 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlandığını, davacının 28.02.2017 tarihi itibariyle emeklilik şartlarını tamamladığını, yasal şartlardan olan yazılı talep şartını yerine getirmediğinden kendisine bu tarihten itibaren aylık bağlama imkanının bulunmadığını, iptal edilen aylığı nedeniyle davacıdan 53.313,13 TL tahsil edildiğini, davacının 01.03.2017 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve 01.03.2017-17.10.2017 dönemi için iade ettiği aylıkların Kurum tarafından tahsili yönündeki iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yaşlılık aylığı şartları oluşmadan önceki 07.02.2014 tarihli tahsis talebi geçerli olduğundan yeniden talep aranmaksızın somut olayda 5150 gün prim, 25 yıl ve 47 yaş şartının tamamının 28.02.2017 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle davacıya 01/03/2017 tarihinde aylık bağlanması gerekirken tekrardan davacıdan 31.10.2017 tarihinde tahsis talebi alıp 01.11.2017 tarihinde aylık bağlanmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacının 01.03.2017 tarihinde aylığa hak kazanmış olması nedeniyle davalı kurum tarafından 01.03.2017-17.10.2017 tarihleri arasında tahakkuk edilen borçların iptalinin gerektiği ve talepte bağlı kalınarak, davacıdan daha önce tahsil edilen 11.473,97 TL'nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesi ile ; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, aylık bağlama şartlarından olan yazılı talep şartı yok sayılarak davanın kabulüne dair verilen karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.02.2014 tarihinden sonra 2. bir tahsis talebi olmadığı halde davanın kabulüne dair verdiği karar usul ve yasaya aykırıdır. Zira davacının tahsis talebi olmadan yaş ve sigorta gün sayısını sağladığı sonraki bir tarihte veya başka bir anlatımla gerçek dışı çalışmalarının iptali sonrası ikinci tahsis talebi olmadan, geriye dönük olarak davacının yaşlılık aylığı hak kazandığının kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile davacı lehine alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yanılğılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir şeklindeki gerekçe ile ;" ..I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yukarıda esas karar numarası yazılı kararının kaldırılmasına, II- Davanın reddine,..."dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci madde.
2.Dava, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi kapsamında aylığa hak kazandığının tespiti davasına ilişkindir. 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık sigortasından aylık bağlanması istemine ilişkin davalarda, davalı Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla ya da yazılı başvuru şartı yerine gelmediğinden tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının dava dilekçesinde mevcut taleple ya da yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması gerektiğinin kabul edilmesinin zorunlu olduğu kuralı söz konusudur.
3.Değerlendirme
Eldeki davada; yukarıda izah edilen mevzuat ve yaklaşım kapsamında "... Davacının primlerine bakıldığında son 7 yılın 1266 günün 4-a kapsamında olduğu emeklilik koşullarında 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-d kapsamında 25 yıl, 47 yaş ve 5150 prim hizmet süresine tabi olduğu sabittir. Ancak davalı Kurum tarafından davacının 07.02.2014 tarihinde tahsis talebi olmasına rağmen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/6180 Esas ve 2016/1708 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde 07.02.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması için 25 yıl ve 47 yaş şartının tamam olduğu, 1260 kuralının da 28.02.2017 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gözetilerek yaşlılık aylığı şartları oluşmadan önceki 07.02.2014 tarihli tahsis talebi geçerli olduğundan yeniden talep aranmaksızın somut olayda 5150 gün prim, 25 yıl ve 47 yaş şartının tamamının 28.02.2017 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle davacıya 01.03.2017 tarihinde aylık bağlanması gerekirken tekrar davacıdan 31.10.2017 tarihinde tahsis talebi alıp 01.11.2017 tarihinde aylık bağlanmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacının 01.03.2017 tarihinde aylığa hak kazanmış olması nedeniyle davalı Kurum tarafından 01.03.2017-17.10.2017 tarihleri arasında tahakkuk edilen borçların iptalinin gerektiği ve talepte bağlı kalınarak, davacıdan daha önce tahsil edilen ve 11.473,97 TL'nin davacıya iadesinin gerektiği" ne yönelik İlk Derece Mahkemesi yaklaşımı ve kararı doğru olmakla; davalı Kurumun temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince benimsenen yaklaşım ve bu yaklaşıma göre karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
18.10. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.