10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8563
- Karar No
- 2023/10137
- Karar Tarihi
- 24.10.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/8563 E. , 2023/10137 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili; davacının tarımsal faaliyetinin 1994 yılında başladığını ancak 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tescilinin 1998 yılında başlatıldığını, 1994 yılından itibaren Tirebolu Çay fabrikasına ürün sattığını ve satılan ürünlerinden Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını, bu hususun ilgili fabrika ile yapılacak yazışma ile anlaşılabileceğini belirterek davacının 01.08.1994 - 01.07.1998 tarih aralığında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ve mevcut sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının tarımsal ürününden yapılan kesintinin 1998 yılında kurum hesabına aktarılması nedeniyle tescil tarihinin 1998 yılında başlatıldığı, 1998 yılından öncesi için kesinti yapıldığı belirtilse de kesintinin kurum hesaplarına yatırılmaması nedeniyle davacının 01.08.1994 - 07.07.1998 tarih aralığında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmasının yasal olarak mümkün olamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu olayda Tirebolu Çay fabrikasının davacıdan ürün aldığı, davaya konu dönemler olan 1994-1998 yıllarında, 1994/6-8-11, 1996/7-8, 1997/8, 1998/5-6-8.aylarda davacının sattığı ürün bedellerinden Bağ-Kur prim kesintilerinin yapıldığı anlaşıldığından, davacının ilk tevkifatı takip eden aybaşından -01.07.1994 tarihinden - geçerli olmak üzere 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması gerektiği kabul edilerek, eldeki davanın kabulüne karar verilmiş, davacının talebi kapsamında 01.08.1994 - 01.07.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun gereğince Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespiti ile 2002 yılından itibaren devam eden tarım sigortalılık süresine eklenmesine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilerek yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile davacı Mehmet oğlu, 34871242382 TC kimlik nolu, 20.03.1965 doğumlu ...'ın 01.08.1994 - 01.07.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun gereğince Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespiti ile 2002 yılından itibaren devam eden tarım sigortalılık süresine eklenmesine, - Aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili; davacının dosyası ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde olduğundan yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, dava yetkili mahkemede açılmadığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, mülga 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle sigortalılıklarının başlatılması için kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatıldığını, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıkları devam ettirildiğini, tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtları, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınmakta olduğunu, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtları sigortalılığın devam ettirilmesinde dikkate alındığını, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu, davacının çay ürün bedelinden yapılan 1998 yılına ait tevkifat tutarının ilgilinin Bağ-Kur hesabına aktarıldığının, diğer yıllara ait tevkifat kesintilerinin kurumdaki mevcut listede olmadığının bildirildiğini, 1998 yılı öncesi kesintiler Kurum hesaplarına intikal etmediğinden davacının talebinin reddedildiğini, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının Tirebolu Çay Fabrikası Müdürlüğüne çay teslimleri sonucu 1994 yılı Haziran ayında başlamak üzere 1994, 1996, 1997 ve 1998 yıllarında prim kesintileri yapıldığı, Kurumca kesintilerin Kurum hesabına aktarılmamış olmasından bahisle davacının tarım sigortalılığının kabul edilmediği, oysa kesinti yapan kurumun kamu kurumu olduğu, bunun yanında kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespitinin sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı (Bu yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurul'unun 15/02/2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararı), davacının talep ettiği dönem boyunca tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin açık olduğu, mahkemece ilk tevkifatı takip eden ay başından itibaren sigortalılığa karar verilebileceği, mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilmesinde hata olmadığı, davacının tarım sigortalısı sayılma talebini reddeden İl Müdürlüğü nazara alındığında yetki itirazının yerinde olmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurumun istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle "Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci; 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9, 10 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.