7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/15714 E. , 2014/18243 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 01/10/2013
Numarası : 2013/148-2013/1326
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 01.06.1998-14.05.2007 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı tarafın Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığında çalıştığı iddiası ile ilgili işçi alacağına yönelik husumetin temsilen O.. K..na yöneltilerek açıldığı, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığının O.. K.. nezdinde temsilinin mümkün olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise sübjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir.
Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir.( Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof. Dr. Baki Kuru, I. Cilt, s. 1159)
Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır.( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, I. Cilt, s. 1195; Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez - Prof.Dr.Oğuz Atalay - Prof.Dr.Muhammet Özekes Medeni Usul Hukuku Temel Bilgiler, s. 214) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. Maddesi ile bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir.
Hasımda yanılma halinde taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya hasımda yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir. Kaymakamlık ilçelerde devleti temsil etse de hukuken tüzel kişiliği yoktur. Dolayısıyla temsil yetkisinin bulunduğundan da bahsetmek mümkün değildir. Açılacak davalarda husumet kaymakamlıklara değil İçişleri Bakanlığı’na yöneltilir.
Somut olayda, Kaymakamlığın tüzel kişiliği bulunmadığından temsil sıfatı bulunmadığı gibi, davanın temsilciye değil 1998-2007 yılları arasında sigortalı olarak göründüğü Çitçi Mallarını Koruma Başkanlığına karşı açılması gerekir. Davacı davasını Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı’nı temsilen O.. K..na karşı açmıştır. Dava dilekçesinden davalının Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı olduğu anlaşıldığından temsilcide hata bulunduğu açıktır. Ancak, ilçede Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı’nın kurulamadığı anlaşıldığından O.. K..’na Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı’nı ihya etmesi için süre verilmeli, temsilci atandıktan sonra tebligat yapılarak davaya devam edilmelidir. Verilen süreye rağmen Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı’nı kurmayan davalı idare hizmet alan konumunda olduğundan işçilik alacaklarından sorumluluğu gündeme gelecektir. Bozma sonrası da tebligat İçişleri Bakanlığı’na gönderilerek davaya devam edilmelidir. Davanın Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı kurulması halinde Başkanlığa karşı, kurulmaması halinde İçişleri Bakanlığı’na yönlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir.