10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/7545 E. , 2023/10255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; babası ...'nın 1999 yılında vefat ettiğini, annesi ...'nın ise 2002 tarihinde vefat ettiğini, babasının vefatından dolayı kendisine yetim aylığının 2015 yılı içerisinde bağlandığını ve yaklaşık olarak 1,5 yıl bu maaşı aldığını, eşiyle boşanmış olduğunu ve çocuklarının velayetinin kendisine verildiğini, kendisinin hiçbir suretle eşiyle aynı çatı altında yaşamalarının mümkün olmadığını, ihbarda bulunan kızkardeşi ...'nın ...’de yaşadığını, ihbar neticesinde yetkili ve görevlilerin ikametgahının kapısına gelerek ve içeriye girmeyerek tutanaklar tuttuğunu, eşiyle birlikte yaşadığının beyan edilmesi üzerine, hiçbir araştırma yapılmadan ve soruşturmadan yetim aylık maaşının kesildiğini, bu nedenle yetim aylık maaşının bağlanmasını, davalı Kurum'un 09.02.2017 tarih ve 60991618-3/507708 sayılı 5.809,97 TL yersiz ödemeye ilişkin işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının kız kardeşi ... tarafından Kurumlarına gönderilen şikayet dilekçesinde, kız kardeşi olan davacının eşi ......’tan anlaşmalı olarak boşandığını, bu şahısların Diyarbakır’da birlikte yaşamaya devam ettiklerini, kız kardeşi ...’nın aile içerisinde Büşra ismini kullandığını belirtmek suretiyle ihbar etmesi üzerine Kurumlarının denetmenlerinden ... tarafından yapılan inceleme neticesinde 14.12.2016 tarihli SU-187 sayılı denetmen raporu düzenlendiğini, söz konusu rapora göre davacının ifadesine başvurulduğunu, davacının ikamet adresi ve çevresinde incelemeler yapıldığını, davacının kızı ...’ın boşandığı eşi ...’ın kardeşleri, ... ve ...’ın ifadelerine başvurulduğunu, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla yazışma yapıldığını, kurum intranet kayıtlarının incelendiğini, konunun mevzuatları açısından değerlendirildiğini, davacının resmi nikahlı eşi olan ... ile Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 23.02.2015 tarih ve 2015/18 Esas 2015/146 sayılı karar sayılı dosyası ile boşandığının tespit edildiğini, kurum internet kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde; davacının ve boşandığı eşi ...’ın boşandıktan sonra günümüze kadar bir başkasıyla resmi bir birliktelik yaşamadıklarının görüldüğünü, davacının eşi ...'dan babasından dolayı kendisine bağlanan maaşı almak için resmiyette boşandığı, ancak gerçekte beraber yaşadığının (Denetmen ... tarafından düzenlenen 14.12.2016 tarihli SU-187 sayılı Araştırma İnceleme Raporuyla) sabit olup; 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ''Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır'' hükmü gereği, davalıya haksız olarak olarak yapılan ödemeleri geri tahsil etmek için davacı adına borç çıkarılarak yazı gönderilmiş olup yapılan Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının kız kardeşi ...'ın Kuruma ihbarda bulunduğu, bu ihbar üzerine yapılan Kurum denetiminde SGK denetmeni tarafından dinlenen davacının eşinin erkek kardeşi ...'ın 12/12/2016 tarihinde verdiği beyana ilişkin tutulan tutanakta, kardeşinin eşi ...'dan resmi olarak ayrıldığını, ancak birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, yine davacının eşinin kızkardeşi ...'ın davacı ve eşi olan abisinin ayrıldıklarını hiç duymadığını, Diyarbakır'da ikamet ettikleri dönemde Şehitlik Mahallesinde ikamet ettiklerini beyan ettiği, yine ...'ın 17.nolu dairede...'ın eşi ve çocukları ile birlikte yaşadığını beyan ettiği, Kurum Denetim Raporundaki ifadelerin imzalı ifadeler olduğu tüm bu delillerin hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile eşinin, davacıya ölen babası ...'dan ötürü ölüm aylığı bağlanması amacıyla boşandıkları, boşanmaya karşın birlikte yaşamaya devam ettikleri, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleştiği sonuç olarak davalı Kurumun ölüm aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların iadesine ilişkin işleminin yasaya uygun bulunduğu" gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru nedeni olarak belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle tanık beyanları, araştırma tutanakları, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.