10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9062 E. , 2023/10631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili,davalı Kurum tarafından Adıyaman ...Sulama Birliği isimli işyerinde tahsil edilemeyen prim borcu nedeniyle müvekkili aleyhine 6183 sayılı Kanun gereğince ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin müvekkili aleyhine düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ...Sulama Birliğinde 21.09.2016-29/05/2018 tarihleri arasında yönetim kurul üyeliği yaptığını, yaklaşık 5 yıldır kuraklıktan dolayı sulama birliğinin gelirlerinde ciddi düşüşler olduğunu ve prim borçlarının ödenemediğini, ancak bu yıl yağışların iyi olması nedeniyle sulama birliğinin iyi bir gelir etme etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, SGK prim alacağının sulama birliğinden tahsil edilebileceğini, ayrıca ...Sulama Birliğinin Adıyaman İcra Dairesinde alacaklı olduğu çok sayıda icra dosyası bulunduğunu, davalı Kurumun alacağını bu dosyalardan tahsil etme imkanının bulunduğunu belirterek davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığından davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın öncelikle talebi hakkında müvekkil Kuruma yazılı olarak müraacat etmesi gerekirken, yapmayarak doğrudan müvekkil kurum aleyhine dava açması kanun usul ve esasına aykırı olup mahkemenin davanın esasına girmeden davanın usulden reddi gerektiğini, mahkemenin davanın esasına girerek davayı kabul etmesi halinde ise müvekkil kurum dava açmaya sebep olmadığından yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar vermesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile".... encümen karar defteri suretleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının asıl borçlu sulama birliğini temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, birliği temsil yetkisinin birlik idaresinin başı olan ve birliği temsil yetkisi olan başkana ait olduğu, birlik başkanı tarafından yasanın verdiği yetki kullanılarak her hangi bir şekilde ödemeler konusunda üst düzey bir yöneticiye yetkisini devretmediği, bu şekilde davacının ödeme emrine konu olan borçlardan prim ödemeleri ile ilgili sorumluluğunun bulunmaması, temsil ve ilzam yetkisinin olmaması ve üst düzey yetkili konumunda olmaması nedeni ile sorumlu olmadığı," gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı tarafından davacı adına düzenlenen 04.12.2018 tarihli 2013/16691, 2013/16692, 2016/12797, 2016/12798 ve 2017/12426 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacıya davalı Kurum tarafından dava dışı ...Sulama Birliği yönetim kurulu üyesi olmasından kaynaklı olarak birliğin kuruma borçlarına dair 2013/16691, 2013/16692, 2016/12797, 2016/12798, 2017/12426 sayılı ödeme emirlerinin 10.12.2018 tarihinde tebliğ olduğu, dava 19.12.2018 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı, birlik yazı cevabı gereği davacının 21.09.2012-17.11.2014, 21.09.2016-2017 Kasım (dahil) tarihlerinde birlik yönetim kurulu üyesi olduğu, SGK tarafından 11.02.2019 tarihli verilen cevapta, dava konusu borcun sulama birliği tarafından yapılandırıldığı akabinde 03.12.2019 tarihli cevabı yazı ile yapılandırmanın bozulduğunun bildirildiği, Mahkemece takip borçlusu birliğin tüzüğünün getirtildiği, tüzük hükümleri incelendiğinde davacının prim borçlarının ait olduğu dönemlerde malî ve idarî konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip, özel şekilde temsil ve ilzam yetkisi kendisine bırakılan kimselerden olmadığı tespit edilmekle ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur. (... Bölge Adliye Mahkemesi 11 Hukuk Dairesi 2022/264 E, 2022/332 K) ." gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine,karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.