Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/632
Karar No
K. 2023/909
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/632
KARAR NO: 2023/909
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/09/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- tarafından trafik sigortası mevcut olan ve -----sahibi olduğu -----plaka nolu aracın 12.02.2021 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu ve müvekkilinin çocuğu ---- tarafından seyreden-----plaka nolu araca çarptığını, söz konusu kazaya ilişkin kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, bu kazada müvekkilinin çocuğunun kusursuz olduğunu,----- tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin aracı kasko kapsamında karşılanmış olup tüm bu giderlerin ----- tarafından yapıldığını, bununla birlikte müvekkilin değer kaybına ilişkin zararı mevcut olduğunu, davalı ----- o günün koşullarında zararlarının talep edilse de taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı araç sahibi olay yerini terk ettiğinden müvekkilin de aynı tarihte uçakla memleketine gitmesi gerektiğinden kaza tespit tutanağının mevcut olmadığını, şikayetçi olunması üzerine -----C. Başsavcılığı tarafından ------Esas sayılı dosyasında eylemin herhangi bir suç teşkil etmemesi nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin bu kapsamda aracın değer kaybı mevcut olduğunu,

HMK 107 kapsamında değer kaybının tespit edilerek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- ait -----plaka nolu araç ile müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı----- plaka nolu aracın çarpışması sonucu iki taraflı hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta teminatı altına alınan -----plaka nolu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısı ile müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, değer kaybı zararının tespit edilebilmesi için birçok kriterin değerlendirilmesi gerektiğini, lastik, jant, elektrik aksamı gibi sökülüp takılabilir parçaların hasarlarının değer kaybına yol açmayacağını, kazaya karışan ve davalı tarafa ait ----plaka nolu otomobilin-----tarafından, ----- numaralı poliçe ile 28.02.2020-2021 tarihleri arasında Trafik Sigortası yapıldığını, poliçenin olayı kapsadığını, kazaya karışan ve davacı tarafa ait---- plaka nolu otomobilin, ----tarafından, ------ numaralı poliçe ile 10.04.2020-2021 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigortası yapıldığı, poliçenin olayı kapsadığını beyan ederek dava konusu olaya ilişkin açıklamaları içeren dilekçelerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar taleplerini davalı müvekkile karşı ileri sürmüş olsa da, olaya dair davalı müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur yada delil olmadığı gibi müvekkiline kusur yönelten davacının mesnetsiz iddialarının temelini oluşturabilecek herhangi bir belge ya da delil başlangıcı olduğunu, bunun en somut bir başka örneğinin davalı müvekkiline karşı açılan soruşturma dosyasında müvekkiline dair suç teşkil edebilecek eylemlerin oluşmaması sebebi ile--- kararı verildiğini, davacının somut delile dayanmaksızın, salt soyut iddialar ile mahkememiz dosyasında varlığına devam ettirme çabalarının beyhude olduğunu, hem anlatılanlar hem de usul ekonomisi gereği davanın esas yönüyle reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa ikmaline karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. ----- CBS ------ Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine ve dava dışı ----- şirketine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:

Dava, 12.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, diğer davalı ----- ait olan ----- plakalı aracın, davacıya ait ----- plakalı araç ile çarpışması çarpması sonucu, kusurun irdelenmesi, -----plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğuna dair HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminat davasıdır. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.

Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.

Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;

05/02/2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde trafik poliçesi ile sigortalandığı, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, meskun mahaldeki tek yönlü tali yolda yolu ve yoldaki araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, kontrolsüz kavşağa yaklaştığında yavaşlamadığı, kavşakta soldan caddeden kavşağa girip doğrudan geçen sürücünün aracına ilk geçiş hakkını vermeden aynı hızla kavşağa girip araca çarparak, kazaya neden olduğu, bu duruma göre meskun mahalde hız kuralını, kavşaklara yaklaşma kuralını ve kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle, firari sürücünün olayda %100 oranında kusurlu olduğu, -----plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, poliçe tarihi itibarıyla, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına dair Genel Şartlar yönetmeliği kapsamında formülsel yöntemle yapılan değerlendirmeye göre -----plaka sayılı araçtaki değer kaybının 2.670,00 TL olduğu rapor edilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu görülmüştür.

Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli----- yayımlanan ----esas----- karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, 10.10.2023 tarihli celsede, davacı vekilinin talebi üzerine HMK 180 ve devamı maddeleri uyarınca davasını ıslah etmek üzere süre verildiği, davacı tarafça ıslah işlemi yapılmadığı için dosyanın mevcut hali ile yargılamaya devam edildiği, değer kaybına yönelik yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2.Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden ve kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, yine davacı tarafça dava dilekeçsinde faizin başlangıç tarihi yönünden herhangi bir talep bulunmadığından, dava tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davacının davasının kabulüne, toplam 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının 07.09.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile, toplam 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının 07.09.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere),

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan peşin alınan 80,70 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 86,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.166,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.