7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/20986 E. , 2023/3819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2015 tarihli ve 2015/980 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası (teşdiden) ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince 4 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, verilen cezanın haksız ve yersiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yoklama kaçağı kabahati nedeniyle ... Valiliği İl İdare Kurulunun 08.08.2014 tarihli ve 149 Karar sayılı kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 89 uncu maddesi uyarınca 2.469,00 TL idarî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanığın, bu kararın 10.11.2014 tarihinde tebliğ edilip 26.11.2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra askerlik şubesine müracaat etmediği, sanığın 17.02.2015 tarihinde kolluk görevlilerince yakalanarak hakkında tutanak tutulduğu, böylece sanığın 26.11.2014-17.02.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçu işlediği belirtilerek açılan kamu davasında mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, evde çalışan tek kişinin kendisi olduğunu, iki kardeşi bulunduğunu, geçimlerini temin etmek için çalışmak zorunda olduğunu, bu nedenle süresi içinde askerlik için gerekli olan işlemleri yaptıramadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen ... Valiliği İl İdare Kurulunun 08.08.2014 tarihli ve 149 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdarî yaptırım kararının 10.11.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 17.02.2015 tarihinde yakalandığına dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen ... Valiliği İl İdare Kurulunun 08.08.2014 tarihli ve 149 Karar sayılı idarî para cezasının, doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste tebliğ imkansızlığı nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 10.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemleri tamamlanması gerekirken doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan idarî para cezası kararı tebligatının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.... Askerlik Şubesi Başkanlığının 11.03.2015 tarihli ihbar yazısı ve ekleri ile tüm dosya kapsamına göre sanığın yoklama kaçağı eyleminin 26.11.2014-17.02.2015 tarihleri arasında temadi ettiğinin anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 26.11.2014-17.02.2015 şeklinde gösterilmesi gerekirken 29.07.2014 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanığa yüklenen fiilin 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunu oluşturmasına rağmen sanığın bakaya suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2023 tarihinde karar verildi.