Esas No
E. 2023/2645
Karar No
K. 2024/140
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2645
KARAR NO: 2024/140

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/10/2022

NUMARASI: 2020/689 E - 2022/878 K

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 18/01/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin ... mah. ... cad. ... sok. No: ... Bağcılar İSTANBUL adresindeki taşınmazı kiraladığını, davalı kuruma abone başvurusu yaptığını, taşınmazın önceki kullanıcılarının borcundan bahisle müvekkilerinin abone talebinin reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin faaliyete başladığını, davalı kurumun müvekkileri için 2 defa kayıtsız mühürsüz elektrik kullanımından tutanak tuttuğunu, kullandığı enerjinin 2 katı kadar fatura tahakkuk edildiğini, müvekkilerinin taşınmazın önceki kullanıcısı ile hiçbir ilgisi olmadığını belirterek elektrik kesme işleminin durdurulmasını, müvekkilinin abone olma talebinin karşılanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 15.850,00-TL lik borcun müvekkilerine ait olmadığının tespitini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu işlemlerin ... ile ilgili olduğunu, ... tarafından yapılan işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olduğunu belirtmekle yetineceklerini, ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının kaçak elektrik kullanmış olduğunun açık olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile; ... nolu ve 07.07.2015 tarihli tutanak gereğince tahakkuk edilen 22.042,70 TL ve ... nolu ve 14.08.2015 tarihli tutanak gereğince tahakkuk edilen 6.807,30 TL olmak üzere toplam 28.850,00 TL lik asıl borcun 9.212,02 TL lik kısmında davacının borçlu olmadığının tespitin, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 24/09/2020 tarih ve 2018/1226 E- 2020/960 K sayılı kararımızla "Dosya kapsamından, davacının dava konusu işyerini 13.05.2015 tarihinde kiraladığı, 18.05.2015 tarihinde davalıya abonelik sözleşmesi için başvurduğu, davalı tarafından 7.7.2015 ve 14.8.2015 tarihlerinde davacının kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek tutanak düzenlendiği, bilirkişi raporunda davacının kullanımının kaçak ve usulsüz kullanım olmadığı belirtilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından abone olmaksızın ve sayaçtan geçirerek elektrik enerjisi kullanımının, usulsüz elektrik enerjisi kullanımı kapsamında değerlendirilerek, usulsüz kullanılan elektrik enerjisi bedelini tutanak tarihinde yürürlükte olan Elekrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde açıklanan yöntemle hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. O halde Mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği usulsüz kullanım bedelinin tutanak tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak..." sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "Dosya kapsamında istinaf ilamı gereğince alınan bilirkişi heyet raporunda ... nolu ve 07.07.2015 tarihli tutanak ... nolu ve 14.08.2015 tarihli tutanak nedeniyle oluşacak tüketim bedelinin 19.996,40-TL olacağı bildirilmiş olup davacı tarafından tutanaklara nedeniyle hesaplanan 28.850,00-TL lik borcun 15.850,00-TL lik kısmından borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş davalı tarafından hesaplanan ve davacı tarafından itiraz edilen 28.850,00-TL nin hükme esas almaya yeterli olduğu kanısına varılan bilirkişi raporuna göre 19.996,40-TL lik kısmı yönünden davacının borcunun bulunduğu dolayısıyla bakiye 8.853,60-TL'lik kısım yönünden davacının borcunun bulunmadığı anlaşıldığın..." gerekçeleriyle Davanın KISMEN KABULÜ ile 1-Davacının ... nolu ve 07.07.2015 tarihli tutanak ... nolu ve 14.08.2015 tarihli tutanak gereğince 28.850,00-TL lik borcun 8.853,60-TL'lik kısım için BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya istemin reddine,2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraf değişikliği yapılması gerektiğini, dava konusu edilen işlem/ler ise müvekkil ... A.Ş.'nin işlemleri olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Uyuşmazlık kaçak elektrik tutanakları nedeniyle menfi tespit ve abonelik tesisi talebine ilişkindir.Davacı vekili, taşınmazın önceki kullanıcılarının borcundan bahisle abone talebinin reddedildiğini, faaliyete başladığını, davalı tarafından 2 defa kayıtsız mühürsüz elektrik kullanımından tutanak tutulduğunu ileri sürerek müvekkilerinin taşınmazın önceki kullanıcısı ile hiçbir ilgisi olmadığını belirterek elektrik kesme işleminin durdurulmasını ve abone olma talebinin karşılanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 15.850,00-TL lik borcun müvekkilerine ait olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.İlk derece mahkemesince verilen ilk karar karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce davacının usulsüz kullanımı yönünden üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması için kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de ilk karar karşı yapılan istinaf başvurusunda husumete ilişkin itirazlar ileri sürülmediğinden bu husus dairemizce gözden kaçırılmış olup husumet yönünden değerlendirme yapılmamıştır.6100 sayılı HMK'nun 115. maddesi "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş(m.115,1) ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilmez" düzenlemesini ihtiva etmektedir. Bu haliyle husumet indava şartı olmakla öncelikli olarak incelenmesi gereklidir.Somut olayda, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanaklarının dava dışı ... tarafından düzenlenmiş olduğu, kaçak tahakkuklarının da dava dışı ... tarafından yapılmış olduğu açıktır.Davalı cevap dilekçesinde husumet itirazıyla beraber HMK 124 maddesi ile ilgili açıklamalarda da bulunmuştur. Mahkemesince dava dava dışı ... ihbar edilmiş, ihbar edilen dilekçesinde, Kaçak tahakkukları ile ilgili olarak, müvekkili şirketçe yapılan incelemede, ... no’lu tesisatta .... Ltd. Şti adına olan abonelik sözleşmesi, 08.08.2014 tarihinde feshedilmiş, sözleşme iptalinden sonra, ilgili mahalde müvekkili şirket çalışanlarının 07.07.2015 ve 15.08.2015 tarihlerinde yaptıkları kontrollerde, "kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz enerji kullanıldığı" tespit edilerek davacı adına ... ve ... seri nolu tutanakların tanzim edildiğini, ilgili zabıtlar için yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak sözleşmesiz olarak kullanılan döneme ait sayacın yazdığı endeks farkı üzerinden hesaplama yapılmış, bu hesaplama neticesinde ... seri nolu tutanakta 01.04.2015 tarihindeki endeks ile zabıttaki endeks farkı olan (3.352 - 2400) * 40 çarpan = 38.080 kWh üzerinden 22.042,70-TL; ... seri nolu tutanakta bir önceki mükerrer zabıt tarihindeki endeks ile zabıttaki endeks farkı olan (3.646 - 3.352) * 40 çarpan = 11.760 kWh üzerinden 6.807,30-TL kaçak bedelleri tahakkuk ettirildiğini, yapılan tespit ve tahakkuklarda hata bulunmadığını ileri sürmüştür.Yargılama sırasında davacı ile davalı arasında 29.01.2016 tarihinde sözleşme yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir ve geçici olarak abonelik kurulması taleplerinde husumet davalı ...'a düşsse de kaçak tahakkukular yönünden tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yapıldığı, davadaki geçici korumaya ilişkin husumetin davalıya düştüğü, diğer talepleri yönünden ise davaya dahil veya HMK 124 maddesi kapsamında iradi taraf değişikliği yoluyla dava dışı ...'ın davaya taraf olarak eklenemeyeceği anlaşılmakla mahkemece davanın menfi tespit talebi yönünden husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;

1.Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2- Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 270,68 TL peşin harcın mahsubu ile eksik yatırılan 156,92 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davalı tarafından yapılan 1.992,85 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Davacı tarafça yapılan mahkeme masraflarının üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,

İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 144,15 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog