Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/174
Karar No
K. 2023/862
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/174 Esas
KARAR NO: 2023/862
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2016
KARAR TARİHİ: 12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan ... davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ...

25.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyada takip konusu yapılan senetlerin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo takiplerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, takip dosyasına dayanak teşkil eden senetlerden dolayı müvekkillerinin takip tarihi itibarıyla borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetle hareket ederek müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev itirazında bulunmuş, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu beyan etmiş, esasa ilişkin olarak da, davanın reddine, davacıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; İİK.nun 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacının davalıya icra takibine dayanak alınan bonolardan dolayı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

İİK.nun 72/1. maddesi gereğince; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir. Anılan yasanın 72/7. maddesi gereğince de; takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel hükümler kapsamında paranın geri alınmasını isteyebilir. ...

25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası kapsamından, hükmün istem bölümünde belirtilen, keşidecisi davacı şirket, kefilleri davacılar ... ... ve ..., lehtarı dava dışı ... olan 18/05/2015 tanzim,10.06.2015, 17/06/2015 ve 30.05.2015 vade tarihli, her biri 350.000,00 TL bedelli bedelli 3 adet "bono" dayanak alınarak, davalı tarafından davacılar hakkında, 1.161,263,79 tutarındaki varlığı ileri sürülen alacağın ödetilmesi istemiyle, kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur.

İcra takibine dayanak alınan senetlerin 6102 sayılı TTK.nun 776. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden “Bono" niteliğinde kambiyo senedi olduğu anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini,

HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Böyle bir delil ile iddiasını kanıtlamayan senet borçlusunun ancak karşı tarafa yemin teklif etmeye hakkı vardır.

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; Davaya konu senetler kambiyo senedi niteliğinde olup, soyut borç ikrarını içermektedir. Bu senetlerin teminat olarak verildiği, tanzim, vade tarihleri ile lehtar hanesinin sonradan doldurularak kambiyo senedi haline getirildiği iddiası HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı delillerle kanıtlanmalıdır. Davalının düzgün ciro sırasıyla teslim aldığı, senetler üzerinde "teminat senedi" ibaresi bulunmamaktadır. Senet lehtarı ... ile davalı arasında danışıklık bir işlem bulunduğu kanıtlanamamıştır. Teminat iddiasına dayanak gösterilen taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesinde lehtarın imzası bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 20/02/2018 tarih ve 2017/162 Esas 2018/158 karar sayılı kararı BAM 44. Hukuk Dairesinin 10/02/2022 tarih 2020/844 Esas 2022/190 Karar sayılı ilamıyla; "... Dava;

İİK.nun 72. maddesi hükmüne dayalı olarak, icra takibine dayanak bonolardan dolayı borcunun bulunmadığının tespiti davasıdır.

Davacı tarafça, dava konusu senetlerin dava dışı ... ile davacı şirket arasında düzenlenen 09.01.2015 tarihli "Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" kapsamında teminat amacıyla adı geçen kişiye verildiği, ayrıca 150.000,00 TL' meblağlı bir adet senedin daha düzenlenerek teslim edildiği, sözleşme, noterde düzenlenmediğinden geçersiz olduğunun bilindiği, bu nedenle imzalanmakta sakınca görülmediği, senet bedelli toplamı olan 1.200.000,00 TL'nin, ... tarafından davacıların hesabına gönderildiği, ancak daha sonra anlaşmazlık çıktığından sözleşmenin yürürlükten kaldırıldığı ve ...'ın kendisine teslim edilen sözleşmeye bağlı teminat senetlerinden 3 tanesini sözleşmeye aykırı şekilde doldurarak ... 25 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden takibe koydurduğu, senette lehtar olarak görülen ...'ın davacılar tarafından tanınmadığı, aralarında hiçbir ilişkinin bulunmadığı, ...'ın senetleri kendi kontrolündeki kişilere doldurup, lehtar ve ciranta olarak göstermek suretiyle işlem yapıldığı, müvekkillerinin davalıya karşı hukuken geçersiz olan sözleşmenin teminatı olarak verilen senetlerden dolayı hiçbir borcunun bulunmadığı ileri sürülmüş, davalı tarafça ...

25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, keşidecisi davacı şirket, kefilleri davacılar ... ... ve ..., lehtarı dava dışı ... olan 18/05/2015 tanzim,10.06.2015, 17/06/2015 ve 30.05.2015 vade tarihli, her biri 350.000,00 TL bedelli bedelli 3 adet "bono" nedeniyle, davalı tarafından davacılar hakkında, 1.161,263,79 tutarındaki varlığı ileri sürülen alacağın tahsiline yönelik, kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibinde bulunulmuştur.

Davacılar ile dava dışı ... arasında 09.01.2015 tarihli adi şekilde taşınmaz satış sözleşmesi düzenlendiği, Sözleşme eki olduğu belirtilen 10.06.2015 tarihli yazıda sözleşmenin teminatı olarak tanzim ve vade tarihi ile lehtar ismi bulunmayan 3 adet 350.000,00 TL bedelli senedin alındığının belirtildiği, ayrıca 09.01.2015 tarihli ve 14.06.2015 tarihli yazılarda da 350.000,00 TL bedelli,tanzim, vade tarihi ve lehtar ismi bulunmayan 2 adet senet ile 150.000,00 TL bedelli bir adet senedin sözleşmenin teminatı olarak alındığı belirtilerek .... adına imza atıldığı, bu senetlerin fotokopilerinin yazı ekinde bulunduğu, fotokopilere göre, senetlerin davacılar tarafından borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava konusu olmayan 150.000,00 TL bedelli senette ...'ın lehtar olarak gösterildiği, fakat diğer senetlerde lehtar kısmının boş bırakıldığı, senetler altındaki imzaların davacılara ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, dosyaya fotokopisi ibraz edilen bu senetlerin ... 25 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu olan senetler olup olmadığı, aslında bu senetlerin teminat senedi olarak davacılarca imzalandıktan sonra lehtar hanesini, tanzim ve vade tarihleri yazılmadan verilip verilmediği ve bu kısımların sonradan doldurularak davalı tarafça kötü niyetle takip yapılıp yapılmadığı, davalı ile sözleşmenin tarafı olan dava dışı ...'ın muvazaalı olarak bu senetleri takibe koyup koymadıkları hususlarında olduğu görülmektedir.

Davacı tarafça yapılan şikayet üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda "kovuşturmaya yer olmadığına" ilişkin karar verildiği, davacı tarafından yapılan itirazında red edildiği görülmektedir.

İcra takibine dayanak alınan senetler 6102 sayılı TTK.nun 776. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden “Bono" niteliğinde kambiyo senedi olup, kambiyo senedi, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini,

HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Böyle bir delil ile iddiasını kanıtlamayan senet borçlusunun ancak karşı tarafa yemin teklif etmeye hakkı vardır.

Davacı tarafça delil listesinde tanık ve yemin deliline dayanmış ayrıca fotokopi senetler ile takip konusu senetlerin aynı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi talep etmiş, davalı ile dava dışı ...'ın şirket adreslerinin aynı olduğu ileri sürülmüştür.

Takip konusu senetlerin teminat senedi olduğunun ancak yazılı bir delille kanıtlanması gerektiğine dair mahkeme tespiti yerinde olmakla birlikte, yukarıda da açıklandığı üzere, davacı taraf, davalı ile sözleşmenin tarafı olan dava dışı ...'ın muvazaalı olarak bu senetleri takibe koyduklarının iddia edildiği, kötü niyet iddiasının tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, bu sebeple mahkemece sadece kötü niyet iddiasıyla sınırlı olarak tarafların tanık dinletme talebinin reddinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca davacı tarafça yemin deliline dayanılmıştır. Yemin kati taraf delillerindendir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereğince yemin deliline dayanıldığı taktirde, mahkemece yemin delilinin hatırlatılması, davacı tarafça dosya kapsamına uygun bir yemin teklif ettiği taktirde karşı tarafa usulüne uygun yemin ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi zorunludur. Mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatılmaksızın ve yukarıda açıklandığı üzere öncelikle taraf tanıkları dinlenmeksizin karar verildiğinden, davacıların bu yönlerle sınırlı olarak istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin diğer tüm istinaf sebeplerinin reddine, ancak davacı vekili dava dilekçesinde tanık ve yemin deliline dayanmış olup, tanık dinlenmeksizin ve yemin delili hatırlatılmaksızın karar verilmiş olduğundan kararın 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinafın kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın eksilikler giderildikten sonra yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile kaldırılarak 2022/174 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. BAM kaldırma kararı doğrultusunda 22/11/2022 tarihli tanık beyanlarına başvurulmuştur.

Tanık ...

22/11/2022 tarihli celsendeki yeminli ve imzalı beyanında; "Davacılardan ... ve ... oğlum diğer davacı ... yeğenim olur, ... davacılara ait şirkettir, ben davacıların davalı ... ile aralarında bir ilişkileri olduğu hususunda bilgi sahibi değilim, sadece ... ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında ...'dan para aldıklarını biliyorum, sonrasında ... satış sözleşmesinden vazgeçti ve davacıların parayı ödeme istemelerine rağmen parayı kabul etmedi davacıların vermiş oldukları teminat senetlerini geri iade etmedi. Ben teminat senetleri alınırken bizzat yanlarında değildim, ancak başından beri olayın içindeyim, benim bildiğim kadarıyla taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesi 2 daireye yönelik olarak kurulmuş olup bu kapsamda 3 adet senet alınmıştır, ancak ... sözleşmeden caymış olup daireyi vermediği gibi teminat senetlerini de iade etmemiştir, tanıklık ücreti talebim mevcut değildir"demiştir.

Tanık ...

22/11/2022 tarihli celsendeki yeminli ve imzalı beyanında; "Davacılardan ... eşim ... da kayın biraderim olup, eşim ve kardeşine ait olan ...ile ... bey arasında 3 dairenin satımı konusunda bir anlaşma imzalanmıştı, senetlerde bu protokole teminatı olarak verilmiş idi, ... Şirketi 3 kişilik temsil olması nedeniyle ortaklardan eşim olan ... protokolü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesindeki cezai şartı ödemeyi üstlenerek sözleşmeyi feshetmek istediğini söyledi, ... bey sözleşmesinin çok üzerinde bir bedel talep etmesi sebebiyle taraflar anlaşamadı, aradan bir zaman geçtikten sonra ... isimli bir şahıs tarafından senetler icraya verildi, bahse konu senetler protokolün teminatı senetler olup icra dosyasının alacaklısı ... ile ... İnşaatın ve diğer alacaklıların herhangi bir ticari ilişkisi mevcut değildir. Ben ... isimli birini tanımıyorum. Ben protokol ve senetler imzalanırken orada değildim ancak bu prokolün ... beyin avukatının yanında imzalandığını biliyorum ancak ... 'ın eşim olması sebebiyle olaya vakıfım. Ben ... beyin avukatının ismini bilmiyorum." demiştir.

Tanık ...

22/11/2022 tarihli celsendeki yeminli ve imzalı beyanında; "Ben davalıyı tanımıyorum, dava dışı ... ile davacıların sahibi olduğu ... arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandı, ben bu sözleşme imzalanırken yanlarında değildim, ... beyin ailece çok yakinen tanıdığımız için bu mevzu da aile içinde konuşuldu, daha inşaat başlamadım sözleşmede geçen rakamın daha inşaat başlamadan davacı ... tarafından daireyi kurtarmayacağı ileri sürülerek sözleşmeden cezai şartı da ödeyerek caymak istediler, ... tarafından bu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi karşılığında verilen senetlerin iadesi talep edildi, ... abi cezai şart ücretini kabul etmeyerek daha fazla bedeli istedi, davacılar ... abinin talep ettiği ücreti ödemediler, sözleşme bozulmasına rağmen senetler iade edilmedi, ben takip alacaklısı olan ... 'yı tanımıyorum, ...'ın takip alacaklısı ... 'yı tanıyıp tanımadığını bilmiyorum. Ben ... isimli bir kişiyi tanımıyorum, ... beyin avukatının kim olduğunu bilmiyorum, bizim akrabamız olan ... enişte küçük halamın eşi olur, sözleşme bozulduğunda ... Eniştemin aynı zamanda yakın arkadaşı ve aile dostu olun ... 'ın bu senetleri takibe koyabileceğini söylemişti "demiştir.

Davalı Asil ...'ya yemin teklifinde bulunulmuş, davalı asil 17/10/2023 tarihli yemin beyanında: "09.01.2015 tarihinde ...’ın avukatı Av.... tarafından hazırlanan, taraflarca imzalanan sözleşme ile ...’a teslim edilen, ...’a ait şirket merkezinin olduğu iş merkezinde aynı ticari alanda faaliyet gösteren ...’dan ciro yoluyla aldığım senetlerle ilgili ...’ı tanımadığıma, .. 25 İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu keşidecisi ... Tic Ltd Şti, kefillerinin ..., ... ve ..., lehtarlarının ... olan 18/05/2015 tanzim, 10/06/2015, 17/06/2015 ve 30/05/2015 vade tarihli, her biri 350.000 TL bedelli bonoların 09/01/2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin teminatı olmadığına, bu senetlerin lehtar ...'dan ciro yolu ile alındığına ve alacağın gerçek bir alacaktan kaynaklı olduğuna" dair namusum, şerefim, kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim" demiştir.

Bam 44. HD kaldırma kararı , Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, dinlenilen tanık anlatımları ve davalı tarafından eda edilen yemin ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;

İcra takibine dayanak alınan senetlerin 6102 sayılı TTK.nun 776. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden “Bono" niteliğinde kambiyo senedi olup Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini,

HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumunda olup ,davacı yemin deliline dayanmıştır.

Yemin kati taraf delillerinden olup, Takip konusu senetlerin teminat senedi olduğu hususunun ancak yazılı bir delille kanıtlanması gerekmekte olup, davalı tarafça eda edilen yemin doğrultusunda ve Teminat iddiasına dayanak gösterilen taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesinde lehtarın imzası bulunmadığı, davalının düzgün ciro sırasıyla teslim aldığı senetler üzerinde "teminat senedi" ibaresi bulunmadığı nazara alınarak Senet lehtarı ... ile davalı arasında danışıklık bir işlem bulunduğu ve davaya konu senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddia davacı tarafça ispat edilememiş olup bu kapsamda davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış, dosya kapsamından ve dinlenilen tanık anlatımlarından davacının kötü niyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden koşulları oluşmayan bu yöndeki talebin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Koşulları oluşmayan inkar tazminat talebinin REDDİNE,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 19.831,49-TL harçtan mahsubu ile artan 19.561,64-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 157.739,02-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

6.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 12/12/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

HARÇ BEYANI /

19.831,49-TL PEŞİN HARÇ

269,85-TL KARAR HARCI

19.561,64-TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog