Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/97
Karar No
K. 2020/848
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına

" KARAR"

ESAS NO: 2020/97
KARAR NO: 2020/848
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Ar-Kur Kuzeyhan No:107 K:3 D:301-302-303 Osmangazi/ BURSA
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/04/2017
KARAR TARİHİ: 04/12/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı tarafa muhtelif tarihlerde, muhtelif çeşit ve miktarlarda kumaş verme işi gerçekleştirdiğini, söz konusu ticari münasebet ile ilgili olarak, satımı yapılan kumaşın eksiksiz teslim edildiğini, davalının müvekkil ile olan ticari münasebetinden kaynaklanan toplam 30.478,29 TL tutarındaki fatura bedelerinden kaynaklanan alacak bedelinin ödememesi neticesinde davalı hakkında icra takibine girişildiğini, ancak davalı borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının yersiz olduğunu, bu nedenle davalının Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/...

E. Sayılı icra dosyasına vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun takibe, borca ve ferilerine ilişkin itirazın iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davanın konusunun taraflar arasındaki ilişkinin varlığı değil, taraflar arasında süregelen ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı bir borcun var olup olmadığı hususdan kaynaklandığını, müvekkil şirketin, davacı ile ticari ilişkisine konu bakiye borcunu muhtelif tarihlerde teslim etmiş olduğu çeklerde eksiksiz ödemiş olmasına rağmen davacı, kur farkı adı altında mesnetsiz bir fatura düzenleyerek müvekkilden alacak talep ettiğini, taraflar arasında yapılan mutabakat gereği müvekkil firmanın davacıya uzlaşılan miktarı cari hesaplar gereği eksiksiz ödediğini, ancak tarafların anlaştığı ve uzlaştığı miktar üzerinden davacı firmanın ödeme tarihindeki dolar kurunun TL cinsinden miktarına isabet eden kısmına fark faturası düzenlendiğini ve İcra müdürlüğünce ilamsız takibe konu edildiğini, bu durumun ticari etkilere aykırı bir durum olduğunu, davacı döviz kurundaki artışın yasalara aykırı bir şekilde kendisine gelir elde etmek üzere kullandığını, ticari ilişkide döviz anlaşması olmadığı gibi cari hesaba istinaden çeklerin keşide edilip çeklerin karşılığının da ödendiğini, karşı tarafın itirazının bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede ve süregelen fiili uygulamada kur farkına dair bir kayıt bulunamadığını, bu nedenle davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: İcra dosyası, ticari defter ve kayııtlar, bilirkişi raporu vs. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 9.İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında, 30.478,29 TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Alınan 01/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; her iki taraf defterlerinde de borç alacak rakamı küçük bir farkla aynı olduğunu, davacının kestiği tüm faturaların döviz bazlı olup davalı tarafından itiraz edilmeden kabul edildiğini, her iki taraf defterlerinde de aynı tutarla işlendiğini, ayrıca davalının itiraz ettiği kur farkı faturalarını da itirazın süresinde itiraz etmeden faturaları kabul edip defterlerine işleyerek BA formlarıyla da maliyeye beyan ettiğini, bu durumda davacının takip ve dava tutarı kadar yani 30.478,29 TL borcu olacağı bildirilmiştir.

Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirketin davalı tarafa kumaş satışı yaptığı, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlığın olmadığı, aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının kestiği tüm faturaların davalı tarafından itiraz edilmeden davalı defterlerine işlendiği, davalı tarafın ayrıca bu faturaları BA formları ile maliyeye bildirdiği dolayısıyla davacının davalıdan 30.478,29- TL asıl alacaklı olduğu ancak bedelinin ödenmediği anlaşılmakla bu miktar yönünden itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının cari hesaba dayalı fatura alacağı olduğu, ayrıca alacak likit olduğundan haksız olarak borca itiraz sebebiyle icra inkar tazminatının koşulları oluştuğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Mahkememiz bu kararı davalı vekilinin istinaf talebi üzerine, istinaf incelemesine tabi tutulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2018/1183 E. 2020/2015 K. Sayılı ilamı ile ve " , taraflar arasındaki alışverişin ne kadar tutarının çekle ödendiğinin, çekle ödenmeyen bakiye kısım bulunup bulunmadığının, eğer kur farkı dışındaki fatura bedellerinin tamamının çekle ödendiği tespit edilirse davacının kur farkı talep edemeyeceğinin, kur farkı hariç bir kısım satış bedellerinin çekle ödenmediği tespit edilirse davacının bakiye bu kısım için kur farkı talep edebileceği kabul edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeminin kararının kaldırılmasına" gerekçesi ile bozulmuştur. Kaldırma kararı sonrası yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir.

27/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

Davacı tarafından 2015 ve 2016 yıllarında kesilen mal satış faturaları toplamı 641,002,81-TL olduğunu, bu faturalar karşılığında yapılan ödeme tutarı 638,459,50-TL olduğunu, mal alışverişinden doğan borç/alacak rakamı 2,543,31-TL, bu tutar kur farkı faturaları dışındaki mal alımından kalan davacının davalıdan bakiye alacak rakam olduğunu, davacı 3 adet toplam 38,911,43-TL tutarında kur farkı faturası kesmiş bu faturalardan 10.925.00-TL olan fatura için davalı tarafından iade faturası kesilmiş hem 3 adet kur farkı faturası hem de 10.925.00-TL tutarındaki iade faturası her iki taraf defterlerinde de aynı şekilde işlenmiş kayda alındığını, İadeden sonra kur farkı faturalarından kalan kur farkı tutarı 27,986,42-TL olduğunu, mal alım satımından kaynaklanan borç/alacak bakiyesi 2.543.31-TL eklenince defterlerde görünen borç/alacak rakamı 30..529.73-TL olduğunu, 2.543.31-TL tutarındaki bor./alacak rakamı her halükarda mal alımından kaynaklanan bir borç olması nedeniyle ödenmesi gereken bir borç tutarı olduğunu, Kalan toplan 27.986.42-TL tutarındaki kur farkı faturası ise davalı defterlerinde işlenmiş olmakla birlikte bursa bölge adliye mahkemesi 5. Hukuk dairesinin 2018-1183 esas 2020/215 sayılı 19.02.2020 tarihinde alınan karar ile ödemelerin çekle yapılmış olması nedeniyle çekle ödenen kısımlar için kur farkı istenemeyeceği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiğini, kararda taraflar arasındaki alışverişin ne kadarının çekle olduğu çekle ödenmeyen bakiye kışı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği ifade edildiğini, tarafların vermiş oldukları defterler ve bağlı belgeler incelendiğinde 638.459.50-TL tutarındaki ödemenin 610.000.00-TL tutarındaki kısmının çekle yapıldığı 28.459.50-TL tutarlı kısmın havale ile yapıldığı tespit edildiğini, buna göre havale ile yapılan 28.459.50-TL incelendiğinde 14.164.50-TL nin 20.04.2016 tarihinde 14.321.00-TL nin de 05.05.2016 tarihinde yapıldığı Bu ödemelerin 18.03. 2016 ve 21.03.2016 tarihli mal alım faturalarına karşılık yapıldığı , bu tarihlerdeki kurların 18.03.2016= 2,8609-TL 21,03,2016= 2,8605-TL 20,04,2016= 2,8380-TL 05,05,2016= 2,8642-TL olduğu tespit edilmiştir. Kur farkı hesaplandığında: 26,088,44-TL tutarlı fatura: 9,118,87-$ tutmaktadır. 24,469,99-TL tutarlı fatura 8,554,46-$ tuttuğunu, ödemelerin havale olarak yapılan kısmı 26.088.44-TL fatura için: 20,04,2016 tarihinde yapılan 14,190,00-TL ödeme 14190,00/2,8380= 5000.00-$ 05,05,2016 tarihinde yapılan 14.321.00-TL ödeme= 14321.00/ 2.8642= 5.000-$ olduğunu, buna göre 26.088.44-TL tutarlı faturanın tamamı ve 24.269.99-TL tutarlı faturanın 881.13-$ lık kısmı havale ile ödendiğini, Ödemenin TL karşılığı: 28,511,00-T olup ödemesi yapılan faturaların TL karşılığı: 28,608,91-TL olduğunu, 28.608.91-28.511.00= 97.91-TL kur farkı mevcut olduğunu, sonuç olarak davacının mal satışından kaynaklı 2,543,31-TL alacağı bulunmaktadır. Havale ile yapılan 28,459,50-TL ödemeden kaynaklanan 97.91+KDV: 105,74-TL kur farkı alacağı da eklendiğinde toplam 2.649.05-TL davalıdan alacağı bulunduğunu bildirmiştir.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava;davacı tarafça ,davalı aleyhine (07/01/2016 tarihli) cari hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkememizce Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2018/1183 E. 2020/2015 K. Sayılı bozma ilamı dikkate alınarak dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmekle birlikte SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 27/10/2020 tarihli ek raporda özetle ; tarafların ticari defterleri ve kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 638.459,50 TL tutarındaki ödemenin 610.000.00 TL tutarındaki kısmının çekle yapıldığı, 28.459,50 TL tutarlı kısmın havale ile yapıldığı,havale ile yapılan 28.459,50 TL incelendiğinde 14.164,50 TL nin 20.04.2016 tarihinde, 14.321,00 TL nin de 05.05.2016 tarihinde yapıldığı , ödemelerin 18.03. 2016 ve 21.03.2016 tarihli mal alım faturalarına karşılık yapıldığı, ilgili tarihlerdeki kurların18.03.2016=2,8609 TL, 21.03.2016= 2,8605 TL, 20.04.2016= 2,8380 TL, 05.05.2016= 2,8642 TL olduğunun tespit edildiği, kur farkı hesaplandığında davacı tarafın toplamda 2.649,05 TL davalıdan alacağının bulunduğunun bildirildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda davaya konu alacak bilimsel, gerekçeli,ayrıntılı olarak açıklanmış, bozma ilamı sonrası tanzim ettirilen ek raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, buna göre davalı tarafın Bursa 9. İcra Dairesi’nin 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.649,05 TL asıl alacak,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 yasal faiz işletilerek, icra gideri,vekalet ücreti ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmı tahsilatın TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle işlemiş faiz, masraf, fer’ilerine mahsubu sağlanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ,İİK'nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan (alacak likit olduğundan) asıl alacağın %20'si olan 529,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Davanın KISMEN KABULÜNE,buna göre davalı tarafın Bursa 9. İcra Dairesi’nin 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 2.649,05 TL asıl alacak,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 yasal faiz işletilerek, icra gideri,vekalet ücreti ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmı tahsilatın TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle işlemiş faiz, masraf, fer’ilerine mahsubu sağlanarak DEVAMINA, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,

2.İİK'nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 529,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

3.Yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine,

4.Alınması gerekli 180,96 TL harcın peşin alınan 520,50 TL'den mahsubu ile bakiye 339,54 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine ,

5.Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 537,85 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre hesap edilen 17,24 TL'sinin ve 180,96 TL peşin harcın, 31,40 TL başvurma harcı, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 234,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.649,05 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.174,39 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,

9.Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Yargılama Gideri:

350 TL bilirkişi ücreti

187,85 TL posta ve tebligat gideri

180,96 TL peşin harç

31,40 TL başvurma harç

4,60 TL vekalet harcı

Kısmen kabul oranına göre alınması gereken miktar 234,20 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.