Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/230
Karar No
K. 2020/834
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/230
KARAR NO: 2020/834
DAVACI: ... - ... Gürsu Organize Sanayi Bölgesi Kurtuluş Osb Mah. Vezirli Cad.6 Gürsu/Bursa Gürsu/ BURSA
VEKİLİ: Av. ... - Hacıilyas Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. No:2/905 Osmangazi/ BURSA
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - Atalar Mah. Erdem Sok. No:20 Öncü Plaza K:4 D:9 Kartal/ İSTANBUL
DAVA: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 08/12/2015
KARAR TARİHİ: 08/12/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2021

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilli davacıdan 9.900,00.-TL bedelle 25.000 Bin litre hacimli dikey reçine deposu satın alındığını, ürünün kısa sürede delinmesi nedeniyle davalı tarafça yenisiyle değiştirilidğini ancak yeni ürünün de ayıplı olduğunu, kendiliğinden gövdesinde yırtılma meydana geldiğini ve bu nedenle içindeki nitrilin heba olduğunu ve müvekkilin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin uğradığı ham madde kaybı yönünden şimdilik 1.000,00.-TL ile 1.000,00.-TL'nin davalıdan tahsili ile sözleşmenin feshi ile sözleşme için istenen 9.900,00.-TL'nin istirdatını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkilinden iki adet depo satın aldığını, depoların yalnızca birinde problem çıktığını, davacı haklı olsa dahi bir depo bedeli olan 4.950,00.-TL'yi talep edebileceğini, esasa ilişkin itirazlarında ise depodaki problemlin kullanıcı hatasından meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

KANITLAR: Fatura, sevk irsaliyesi, ihtarname, D. İş dosyası, keşif ve bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davacının davalıdan kaç adet depo satın aldığı, depodaki yırtılmanın üretimden mi yoksa kullanım hatasından mı meydana geldiğinin tespiti ile bedelinin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespitini sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.

Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.

Davacı tanığı...;"ben davacı şirkette üretim müdürü olarak çalışmaktayım, daha öncede aynı şirketin başka bir fabrikasında üretim müdürü olarak görev yapıyordum o fabrikada da davaya konu plastik depolardan kullanıyorduk uzun yıllar kullanımımızda herhangi bir sorun yaşanmadığı için şirketin ikinci fabrikası içinde davalı şirkete bu depolardan sipariş ettik. Davalı firmada bu siloları üreterek getirdi. Bizde depoları kurdurduk, ve kullanmaya başladık, depoların birinde bir sorun meydana gelmişti ancak davalı firma bu sorunu halletti kullanmaya devam ettik depoların fabrikaya getirilmesinden tam olarak hatırlayamamakla birlikte yaklaşık üç dört ay gibi sonra bir gece sabaha karşı telefon geldi. Ve deponun çatladığı içerisindeki kimyasalın dışarıya döküldüğünü söylediler, hemen fabrikaya geldim ben geldiğimde kimyasal boşalmıştı , odanın heryerinde kimyasal dolmuştu, kanalizasyonlar doluydu. Yaklaşık 20-21 ton civarında kimyasal kaybımız oldu. Durumu davalı şirkete bildirdik, davalı şirket yetkilileri ve elemanları geldiler inceleme yaptılar ve herhangi bir üretim hatası olmadığını, bu nedenle de kaybımızı karşılamayacaklarını belirterek gittiler, bizde kendilerine hakkımızı yasal yollardan arayacağımızı belirttik, davacı şirkette her zaman gece vardiyası vardır, ancak kazanın olduğu gün Pazar olduğu için gece vardiyası yoktur."

Tanık ...;" ben davacı şirketin kimyasal bölüm sorumlusuyum, davalı şirketten 3 adet 25 tonluk plastik depo satın aldık, depoları yaklaşık 5-6 ay sorunsuz kullandık, daha sonra depoların birinde yarılma oldu, bir miktar ürün zayi oldu, ancak o sırada çalışanlar olayı fark ettiklerinden hemen müdahale ettiler, ve çok fazla kaybımız olmadı, durumu davalı şirkete bildirdik, gelip kaynak yaparak depoyu tamir ettiler, tekrar kullanmaya başladık, bundan yaklaşık 3-4 ay sonra da çalışanların bulunmadığı bir gece geç saatlerde depoda çatlama olmuş ve ürün yere boşalmış bunu güvenlik ses duyması üzerine gelerek durumu fark edip bizlere haber verdi, biz fabrikaya geldiğimizde depo içerisinde bulunan kimyasalın tamamına yakını akarak ziyan olmuştu, depoda yaklaşık 2 ton ürünü kurtardık, ürünün tam olarak ne kadar olduğu kayıtlarda mevcuttur, durumu davalı şirkete bildirdik, gelip yerinde inceleme yaptılar ve kendi hatalarının bulunmadığını, dışarıdan bir müdahale ile patlamış olabileceğini söylediler, bized daha sonra plastik tankları değiştirerek çelik tanklar aldık, o dönemde fabrika tek vardiya çalışıyordu, saat 5 ten sonra fabrikada sadece güvenlik bulunuyordu, fabrika ilk çalışmaya başladığında tek vardiya çalışıyordu, daha sonra iki vardiya çalışmaya başladı, şimdi de üç vardiya çalışmaktadır. Deponun çatladığı dönemde tek vardiya çalışıyordu."

Tanık ... MEMİŞ;"ben davalı şirkette usta başı olarak çalışmaktayım, davacı şirkete 2 adet depo imal ederek satışını yaptık, teslimden yaklaşık 3- 4 ay sonra depoların birinde çatlama olduğu bize bildirildi. Bunun üzerine davacı şirkete geldik yerinde incelememizi yaptık, bizden kaynaklanabilecek bir şey tespit edemedik, ancak yine de müşterimizin mağduriyetini gidermek amacıyla çatlayan yerden kaynak yaptık, bundan belirli bir süre sonra tekrar bizi arayarak, kaynak yapılan yerde sızma olduğunu söylediler, bunun üzerine bizde depoyu yenisi ile değiştirdik, net olarak hatırlamıyorum, ancak değişimden 5-6 ay kadar sonra davacı şirket tekrar bizi arayarak değiştirilen depoda çatlama olduğunu ve büyük ürün kayıpları bulunduğunu bildirdiler, tekrar şirkete geldik, incelemelerimizi yaptık, depoların bulunduğu kimyasal hazırlık bölümünde 2 adet depo olmasına rağmen ilk değiştirilen deponun yerine konulan deponun çatladığını gördük, yaptığımız tespitlerde bizim bir kusurumuzun olmadığını tespit ettik davacı şirkete iki adet depo vermemize rağmen ikinci depoya hiçbir şey olmaması ve değiştirilen depoda çatlağın bulunması nedeniyle çatlamanın hortum mesafesinin uzun olması nedeniyle dolum esnasında vibrasyon yapıp deponun çıkış yerindeki manşon bölgesine zarar verip orada çatlama oluşturabileceğini düşündük, ayrıca deponun çıkış yerinde altta destek için bir kelepçe bulunmakta olup, kelepçenin altında boşluk olduğu için zamanla titreme yapıp deponun manşon bölgesini sarsabileceği ve çatlamanın bundan kaynaklanabileceğini düşündük, başkaca bir ihtimal de bulunmamaktadır, biz depoda çatlak oluştuğunda davacı iş yerine geldiğimizde yaptığımız tespitlerde deponun yukarıda anlattığım nedenle çatlamış olabileceğini kendilerinden yada üretimden kaynaklanan bir hata tespit edemediğimizi kendilerine şifahi olarak bildirdik, bu konuda bir rapor tutmadık."

Tanık Talay ÖZTÜRK;" ben davalı şirketin işletme müdürüyüm, davacı şirkete iki adet 25 tonluk üretim ve satışını yaptık, ürünün tesliminden tam olarak hatırlamıyorum ancak 8-9 ay kadar sonra depolardan birinde noktasal bir delinme olduğu bildirildi. Şirketimizin usta başı ... beyi davacı şirkete gönderdik, kendisi yaptığı tespitlerde depoya dışarıdan bir darbe vs. olmadığını, üretimden kaynaklanan, bir hata da bulunmadığını, tespit etti ancak müşteri memnuniyeti ve şirketler arasındaki geçmiş hukuka da dayanılarak depoya kaynak yapıldı. Depo tekrar kullanılır hale getirilerek teslim edildi. Bu olaydan bir süre sonra bize tekrar depoda aynı yerde sızdırma olduğu söylendi. Ve delinme aynı yerde olduğu için davacı firma deponun değişimini talep etti bizde demin bahsettiğim gibi herhangi bir üretim hatası olduğu tespit edilmemiş olmasına rağmen hukukumuza dayanarak depoyu değiştirmeye karar verdik ve yenisi ile değiştirdik, bu değişimden de yaklaşık 7-8 ay sonra deponun çatladığı ve büyük oranda malzeme zahiyatı bulunduğu yönünde şikayet geldi. Ertesi gün ... usta ile birlikte davacı şirkete geldim, incelemelerimizi yaptık, özellikle çatlağın meydana geldiği yerde herhangi bir darp izi olup olmadığını araştırdık, deponun koridora bakan kısmında ufak tefek sürtünme izleri vardı, ancak bu izlerin çatlamaya meydan verecek nitelikte olmadığını düşündük, ayrıca herhangi bir üretim hatasına da rastlayamadık, sonrasında depoların konumlandırılış ve kullanılış şekli üzerinde yaptığımız incelemelerde, çatlayan depo ile diğer kullanılmakta olan deponun aynı emiş hattına bağlı olduğunu, sağlam kullanılmakta olan depo ile emiş pompası arasında yaklaşık 1 metrelik mesafe olduğunu ve deponun çakış manşonunun altında hem manşon ağırlığını taşımak, ve depoda gerilime yol açmamak için bir papuç sabitlendiğini gördük, genelde de yapılan birşeydir bu, diğer çatlayan depoda ise manşonun havada kaldığını, ve alttaki papuçun yaklaşık 1,5 cm havada olduğunu ve yere değmediğini tespit ettik, ayrıca sağlam kullanılmakta olan deponun çıkış hortumu sabitlenmiş vaziyetteydi, çatlayan depo ile emiş pompası arasındaki mesafe yaklaşık 5 metre idi, ve hortum açıktan gidiyordu, herhangi bir yere sabitlenmemişti, ayrıca her iki deponun altında da yaklaşık 30-40 cm yüksekliğinde platform vardı ve çatlayan deponun hortumu belli bir mesafe havada gittikten sonra yere iniyordu, sağlam depodan çıkan hortum ise direk pompaya gidiyordu ve sabitlenmişti, biz yaptığımız tespitler sonucunda bir servis formu düzenlemedik herhangi bir raporda o an için düzenlemedik, bulgularımızı fotoğraflayıp videoya aldık, ve bulgu ve değerlendirmelerimizi daha sonra davacı firmaya bildirmek üzere ayrıldık, biz deponun üretiminde sıfır hammadde kullanıyoruz, ve üretim yöntemimiz rotasyon kalıp yöntemidir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden konusunda uzman Kimya Mühendisi bilirkişi ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Alınan 12/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda; tankın kalınlık ve dayanım özellikleri bakımından ortamında oluşması doğal sıcaklık, hidrostatik basınç ve titreşim gibi etkileri karşılayacak yeterlilikte olmadığının anlaşıldığını, tank ilk kez yırtıldığından sonra ikincisinde bu durumun deponun dayanım ile ilgili yetersizliği düşünülmeli ve madde niteliği dikkate alınarak hammadde artırımıyla yeterli kalınlık sağlanarak uygunluk sağlanabilecek olduğunu, tankın değiştirilmesinde hammadde artırımı yapıldığına dair bir bilgi bulunamadığını, tankın bu yükseklikte sıvının dip kısma yapacağı hidrostatik basıncı ve işletme şartlarında olması muhtemel titreşim veya sıcaklık gibi başka riskleri karşılayacak nitelikte olmadığı ve bu sebeple delindiği kanaatinde olduğunu, bu durumda tankın yırtılmasında tebel sebep imalatında işletme koşullarındaki riskleri karşılayacak kalınlık-dayanım sağlanmamış olması olduğunu bildirmiştir.

Davaya konu tankın üretildiği maddenin polietlen olup olmadığı ve inorganik dolgu malzemesi yanında rotasyonel kalıplama neticesinde lineer bağların oluşup oluşmadığının, çekme dayanımı, gerileme dayanımı ve darbe dayanımının tespiti ile dava konusu tankın su bazlı nitril depolanmasına uygun olup olmadığının tespiti için dosya TÜBİTAK'a tevdi edilmiştir.

Alınan 30/06/2016 tarihli TÜBİTAK raporunda; söz konusu numunede FTIR Spektrofotometre ve DSC cihazları ile yapılan analizler sonucunda numunenin polietilen esaslı olduğu, ayrıca 550 C'de yapılan inorganik dolgu analizi sonucunda numune içeriğinde eser miktarda (%0,1 oranında) inorganik dolgu tespit edildiği, ancak numune içerisindeki inorganik dolgu miktarı eser miktarda olduğundan inorganik dolgunun cinsinin belirlenmediğini, rotasyonel kalıplama neticesinde lineer bağların oluşup oluşmadığı, çekme dayanımı gerilme dayanımı ile dava konusu tankın su bazlı nitril depolamasına uygun olup olmadığının tespitinin Enstitü labaratuvarlarınca yapıldığı bildirilmiştir.

Davacı vekilinin hammadde kaybına yönelik talebinin değerlendirilmesi yönünden 12/05/2016 günlü raporu düzenleyen kimya mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Alınan 07/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; keşif sırasında da saptandığı üzere tankın delinmesi ile kimyasal maddenin içeride ve dışaradı geniş bir alana yalıdığı ve kısmen de kanallara aktığını ifade edildiğini, dosyada bulunan Styrofan 2427 Güvenlik Bilgi Formu 6.2 maddesinde arıtma işlemi yapmadan doğal sulara deşarz etmeyiniz bilgisi verildiğini, bu tür kimyasal maddelerin depolandığı tanktan boşalacak sıvının yarısını( iki tank varsa en büyük tank kapasitesinde) alacak kapasitede bir taşıma havuzu yapılmaıs ve kimyasal maddelerin kanalizasyon sistemine ulaşmasının kesinlikle önlenmesi gerektiği, taşıma havuzu veya rezervuarı yapma sorumluluğunun ... Eldiven Teks. Konf. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda olduğu, eğer bu taşıma havuzu yapılmış olsa idi akar sıvı havuzda toplanacak miktarı hesaplama veya başka geçerli yollarla (noter) saptanabileceğini, Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Madde 7,1 (f); "Tehlikeli kimyasal maddelerin, atık ve artıkların işyerinde en uygun şekilde işlenmesi, kullanılması, taşınması ve depolanması için gerekli düzenlemeler yapılır." denildiğini, hammadde kaybı miktarının somut olarak saptanmasının taraflarınca mümkün olamayacağı kanaatinde olduğunu, fatura belirtilen miktarın ne kadar üretim için kullanılmıştır, ne miktarı tank yırtılması ile boşalmıştır bu noktada karar verilmesi için elinde net bir bilgi bulunmadığı bildirilmiştir.

Dosyada mevcut raporlar hüküm vermeye yeterli bulunmadığından davacı ve davalı iddiaları ile itirazlarının irdelenip değerlendirilmesi , depodaki ayıbın üretim hatası olup olmadığı ve zayi olan ürününün miktarının tespitinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise zayi olan ürün miktarının ne kadar olduğunun tespiti yönünden konusunda uzman İTÜ Mühendislik Fakültesi öğretim görevlisi, kimya mühendisi bilirkişi ile, makine mühendisi bilirkişi ve Borçlar Hukuku veya Ticaret Hukuku kürsüsünden hukuk fakültesi öğretim görevlisi bilirkişilerden rapor düzenlenilmesi için İstanbul Nöb. Asl. Tic. Mah.talimat yazılmasına karar verilmiştir.

Talimat mahkemesince alınan 30/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu hasar olayının, davalı şirketçe temin edilen tanklardaki tasarım veya imalat hatasından kaynaklanmadığı, bu nedenle davalı şirkete yüklenebilecek bir kusur oranının mevcut olmadığı, davacı şirketin toplam maddi zararı yönünden bir hesaplama yapılamayacağı bildirilmiştir. Dosya içerisinde alınan iki rapor arasında çelişkinin bulunması ve itirazların değerlendirilmesi açısından Makine Mühendisi ve Kimya Mühendisi bilirkişiler ile yeniden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Alınan 26/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu PE (Polietilen) tankta olay tarihinde içinde bulunan kimyasalın Styrofan 2427 (Stiren, buta-1,3-dien) olduğu, polietilen tankı delmeözelliği olmadığı, dava konusu tanktaki yarılmanın çalışma alanındaki titreşimlerden kaynaklanmadığı, kapalı kapta bulunan sıvının herhangi bir noktasına uygulanan basınç kabın şekli ne olursa olsun, sıvının temas ettiği her yüzeye her doğrultuda, aynı büyüklükte iletildiği ve tankın tek parça (nomoblok) üretildiği dikkate alındığında bahse konu tankın yırtılma yerindeki kalınlığının ve dayanıklılığının uygun olmadığı, tankta imalat hatası mevcut olup, tankın ayıplı olduğu, işletmede yapılan üretimler sırasında styrofan 2427 tüketim miktarları ayrı ayrı açık bir şekilde belirtilmediğinden davadosyasına sunulan kimyasal günlük tekitm raporlarındaki sadece stok miktarlarına dayanılarak zayi miktarı hesaplaması yapılamayacağı bildirilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Alınan 25/06/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; somut olayda tank tabanında meydana gelen yarılma; çalışma alanında mevcut olduğu iddia edilen titreşimlerden kaynaklanmadığı gibi, kapalı kapta bulunan sıvının herhangi bir noktasına uygulanan basınç kabın şekli ne olursa olsun, sıvının temas ettiği her yüzeye her doğrultuda aynı büyüklükte iletildiği ve tankın tek parça (monoblok) üretildiği dikkate alındığında bahse konu tankın yırtılma yerindeki kalınlığının ve dayanıklılığının uygun olmadığı, tanktaki yarılmanın imalat hatasından kaynaklandığı ve ayıplı olduğu, tankın tek parça (monoblok) üretildiği dikkate alındığında davacı firmanın kullandığı ve yine davalı üretimi olan diğer tank ile karşılaştırmasının yapılmayacağı, 01/06/2015 tarihli tutanakta; 01/06/2015 pazartesi sabahı kimyasal yedek stok tankının yarıldığının belirtildiği, bu yarılmanın tek tankta olduğu, 11/12/2013 tarihli Karmod Kompozit&Plastik'in ... Eldiven Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti'ne kestiği faturada 25.00 lt. Dikey Reçine Silosu birim fiyatı 4.950,00-TL olduğu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarında sunduğu dava dosyasında yeni bir evrak olduğu, 31/05/2015 tarihli bilgilerin, 23/01/2018 tarihli dilekçe ile sunulan veri asıllarında bulunmadığı, ayrıca bu evrakta 29/05/2015 ve 30/05/2015 tarihli günlere ilişkin tüketim miktarı hesaplaması yapılmadığı, 31/05/2015 tarihli güne ilişkin hafta tatili nedeni ile tüketim yapılmamış olmakla birlikte kimyasal takviyesi ve belirsiz zayiat miktarı nedeni ile hesaplama yapılamamıştır dendiği, tankın etrafında bir taşma havuzu olmadığı, taşan miktarın ölçülemediği ayrıca üretimde XVT/LA, X6322, Styrofan 2427 kimyasalları kullanıldığı, kimyasal günlük tüketim raporlarında ve sunulan evraktaki değerlerin hepsinin total olarak belirtildiği, üretimde kullanılan kimyasalların herbirinin her üretim başına ayrı ayrı tüketim miktarlarını belirleyici otomatik sistemi bulunmadığı, kalan stok miktarlarında hazırlanan miktarlar üzerinden hesaplama yolu ile bulunduğunun görüldüğü, bu yöntemle yapılan hesaplamaların taraflarınca baz alınıp, hammadde kaybı miktarının somut olarak saptanmasının taraflarınca mümkün olamayacağı bildirilmiştir.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, dava konusu tankın içinde bulunan kimyasalın tankı delme özelliğinin olmadığı, tankın yırtılma yerindeki kalınlığı ve dayanaklılığının uygun olmadığı tankta imalat hatasının olduğu, tankın bu nedenle ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde tankın (depo) 9.900,00-TL bedelle satın alındığı belirtilmiş ise de 11/12/2013 tarih 016194 sıra nolu fatura incelendiğinde 4.950,00-TL birim fiyatı üzerinden 2 adet tankın satın alındığı dolayısıyla bir tankın fiyatının 4.950,00-TL olduğu görülmüştür. Sadece bir adet tankta problem yaşandığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Ayrıca tankın etrafında bir taşma havuzu bulunmadığından ve işletmede yapılan üretimler sırasında STYROFAN 2427 tüketim miktarları ayrı ayrı açık bir şekilde belirtilmediğinden dosyaya sunulan sadece stok miktarlarına dayanılarak zayi miktarları bilirkişilerce hesaplanamamıştır.

Davacı tarafça sadece bir tanka ilişkin dava açıldığından ve söz konusu tankın ayıplı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 4.950,00-TL'nin dava tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu deponun da davalıya iadesine karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararı davalı vekilinin 29/01/2019 tarihli dilekçesi ile istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesine tabi tutulan 27/11/2018 tarih ve 2015/1601 E. 2018/1527 sayılı kararımız Bursa Bam 7. Hukuk Daire'sinin 12/02/2020 tarih ve 2019/235 E. 2020/219 K. Sayılı ilamı " HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, açıklanan nedenlerle, taraflar arasındaki 28/11/2013 tarihli fiyat teklifi kapsamında imal edilen ve 11/12/2013 tarihli fatura ile teslim edilen iki adet "25.000 LT dikey reçine silosu"ndan birinin 06/09/2014 tarihli irsaliyeli fatura ile değişimi üzerine, teslim edilen ikinci ürünün de ayıplı bulunduğu anlaşılmasına göre, ayıpsız dikey reçine deposunun iadesine karar verilen depo ile bütünlük arz edip arz etmediği, sözleşmeden tümüyle dönme koşullarının bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınmadan eksik bilirkişi raporu ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince yerinde görüldüğünden başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" gerekçesi ile kaldırılmıştır. Yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır.

12/10/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu PE malzemeden imal edilmiş olan iki adet tank tek parça (monoblok ) olarak üretildiği , ancak farklı alanlarda kullanıldığın dan ve kullanılabileceğinden bütünlük arz etmediği gibi, su bazh nitril depolanmasında PE malzemeden yapılan tankın söz konusu işletmede tek basına kullanılmasının mümkün olduğu ,Ayıplı olmayan diğer dikey tankın işletmenin bir başka alantnda kullandığı için , ayıpsız dikey tankın davacı acısından kabule zorlanmayacak ölçüde olduğu, Bahse konu iki tanktan biri ayıplı olduğu gibi , tamir ve onarımı mümkün olmadığından , tankın kullanılmasının da sğz konusu olamayacağından ayıplı tanktan semen tenzilinin (bedel indiriminin ) söz konusu olamayacağı , ancak sağlam tankın işletmenin başka bir yerinde kullanılabileceğin den , fatura bedelinden sağlam olan tank bedelinin 4.950,00 TL düşülmesinin (bedel indirimi ) uygun olacağını bildirmişlerdir.

O halde yukarıdaki açıklamalar ve İstinaf İlamı doğrultusunda somut olayda, dava konusu su bazlı NBR depolamasında PE malzemesinden yapılan tankların bütünlük arz edip etmediği, deponun kullanılmasının tek başına mümkün olup olmadığı ve bu şekilde kullanımın davacının kullanım amacına uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, düzenlenen 12/10/2020 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek davaya konu PE malzemesinden imal edilmiş iki adet tankın farklı alanlarda kullanıldığı ve kullanılabileceğinden bütünlük arz etmediği, tek bir tankın işletmede kullanılmasının mümkün olduğu ve davacının ayıplı olmayan tankı işletmenin başka yerinde kullandığı sabit olmakla sözleşmeden tümüyle dönmenin hakkaniyete uygun olmadığı, eserin reddini gerektirmeyecek derecede ayıplı olduğundan ayıplı tank yönünden 4.950 TL bedelde indirim uygulanması ile bu miktarın davalıdan dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline dair davanın kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Davanın kısmen kabulü ile 4.950,00 TL alacağın dava tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Dava konusu deponun davalıya iadesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 338,13 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 181,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,10 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 3.037,50 TL, posta, keşif harcı 460,10 TL, keşif araç ücreti 385,50 TL, talimat ve tebligat gideri 244,00 TL olmak üzere toplam 4.128,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.874,69 TL yargılama gideri ve 181,03 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.055,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, Tübitak rapor gideri 1.652,00 TL posta, tebligat gideri 45,50 TL olmak üzere toplam 1.697,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 926,62 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/12/2020 11:07:20 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog