Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/400
Karar No
K. 2023/835
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/400 Esas
KARAR NO: 2023/835
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/06/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ---------- sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin usule uygun olmayan bir şekilde tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ------- -------- --------- Şubesindeki --------- numaralı hesabından 02/06/2023 tarihinde 250.000,00.-TL tutarlı para çıkışının olduğunu, ------- banka tarafından gönderilen ------ nedeniyle bu durumdan haberdar olduğunu; ödeme emrinin müvekkili şirkete usule aykırı tebliğ edildiğine dair itirazın------- E.sayılı dosyada halen görüldüğünü; müvekkili şirketin ------- ve -------- tarafından 12/01/2023 tarihinde kurulduğunu, henüz herhangi bir ticari faaliyette bulunulmadığını, şirket yetkililerinin yurtdışında yaşadıklarını, davalı/takip alacaklısı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile takip alacaklısı (davalı) şirketin faaliyet konularının da birbirinden farklı olup ticari ilişki kurulmasının da beklenemeyeceğini, müvekkili şirketin başta yazılı olmak üzere bilgi teknolojileri, siber güvenlik, adli bilişim, akıllı kart uygulamaları vb alanlarda faaliyet yürüttüğünü, davalı şirketin ise trafik kazası mağdurlarının sigorta şirketleri, garanti hesabı ve motorlu taşıtlar bürosundaki işlerini takip vb alanlarda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin henüz dört (4) aylık bir şirket olduğunu, ayrıca davalı şirketin de henüz 03/03/2023 tarihinde kurulduğunu, o tarihlerde müvekkili şirket yetkililerinin de yurtdışında bulunduğunu; yine tarafların tacir olmaları nedeniyle fatura kesmek zorunda olduklarını ancak takip dayanağında herhangi bir faturanın bulunmadığını, takip sebebinde “borç alacağı” belirlemesinin yer aldığını, davalı şirketin müvekkili şirket yetkililerinin yurtdışında yaşıyor oluşunu bilerek hareket ettiğini, ilgililer hakkında CBS na şikâyette bulunulacağını, borç-alacak ilişkisi bulunmadığından menfi tespit davası açmak durumunda kaldıklarını belirterek tedbiren icra dosyasındaki paranın takip alacaklısı (davalı) na ödenmemesi için tedbir karar verilmesini ve davanın kabulü ile taraflar arasında bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirkete dava dilekçesinin TK.35 md. Göre 21/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından, HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.

Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, -------- Esas sayılı takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. Dava özetle, usulüne uygun olmayan tebligat ile kesimleştirilen ilamsız takip nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir .Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır . Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir.Bu bilgiler ışığında mevcut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacı aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız olarak başlatılan takipten kaynaklı borçlu olmadığını iddia ediyor ve takip alacaklısı ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirttiğine göre takip miktarı kadar alacaklı olduğunu ispat etme yükü davalı takip alacaklısı üzerindedir.Mahkememizce tensiple birlikte, ------- -------- Şubesi’ne müzekkere yazılarak, şubeleri nezdindeki -------- numaralı hesabın bilgileri (hesap sahibi ve hesap türü) nin Mahkememize bildirilmesi ve bu hesaptan 2/6/2023 tarihinde gerçekleşen 250000,00 TL (ikiyüzellibin Türk Lirası) tutarlı havale işlemine ilişkin dekontun bir suretinin ivedi şekilde Mahkememize gönderilmesi; --------- sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden dosyaya eklenmesi ve--------İcra Hukuk Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak, mahkemelerinin --------- E.sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ve ön inceleme yapıldıysa, ön inceleme tutanağının bir suretinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve tüm ilgili kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.İlgili dekont incelendiğinde davacı şirketin --------- Şubesindeki hesabından, -------- sayılı takip dosyası hesabına 2/6/2023 işlem/valör tarihinde 250000,00 TL para gönderildiği; takip dosyası incelendiğinde ise, alacaklısı işbu dava davalısı, borçlusu ise davacı şirket olan "borç alacağı 200000,00 TL" açıklamalı takipte asıl alacağın 200000,00 TL olduğu, takibin ilamsız genel haciz yolu ile yapıldığı, takip dayanağı herhangi bir belgenin ekli bulunmadığı anlaşılmıştır.İspata dair yukarıdaki esas ve kurallar dikkate alındığında, davacı şirketten 200000,00 TL alacaklı olduğunu ispat yükü davalı şirkette olmasına rağmen davalı şirket tarafından cevap dilekçesi verilmediği, herhangi bir ispat faaliyetinde de bulunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının -------- sayılı takip dosyası nedeni ile takip alacaklısı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, ayrıca usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ispat faaliyetine girişilmemesi, takip ekinde alacağın varlığına delalet eden hiçbir kaydın bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde takip alacaklısının kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığından asıl alacağın %20 si olan 40.000,00.-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.-Davanın KABULÜ ile;

Davacının --------- sayılı takip dosyası nedeni ile takip alacaklısı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, Asıl alacağın %20 si olan 40.000,00.-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 17.077,50-TL'den dava açılırken yatırılan 3.415,50.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.662‬,00.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 3.415,50.-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 3.595,4‬0‬.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.-Davacı tarafından posta gideri olarak yapılan 226,50.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 39.500,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

7.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde--------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 07/11/2023

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.