7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/21972 E. , 2014/3402 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Davacı temyizi yönünden; 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre;
Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç vetemyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK'nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK'nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK'nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur.
Öte yandan İş Mahkemesinden verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin 5521 sayılı Yasada bir hükümde bulunmadığı gibi süre tefhimle başladığından gerekçeli kararın ayrıca sonradan tebliğ edilmiş olması tefhimle işleyen sürenin hukuksal sonuçlarını doğurmasına engel değildir.
HMK'nun 103/1-4 maddesi gereğince hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar adli tatilde görülecek işlerden olduğundan adli ara vermede geçen günler süreye dahildir.
Somut olayda karar davacı vekiline 24.01.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilmiştir. Davacının temyiz talebinin 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 4.2.2013 tarihi geçtikten sonra 27.05.2013 tarihinde harç yatırılmaksızın yapıldığı anlaşıldığından davacının temyiz talebinin HUMK'nun 432. maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.
2.Davalı temyizine gelince; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
3.Davacı vekili, davacının 01/04/2010- 15/10/2010 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının vardiya usulü 08:00- 16:00 ve 16:00- 23:00 saatleri arasında çalıştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda Mahkemece davacının haftada 6 gün 08:00-21:30 saatleri arasında çalıştığı, günde 13,5 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme indirildiğinden haftalık çalışma süresinin 72 saat olduğu ve 45 saati aşan 27 saat olduğu kabul edilerek fazla çalışma alacağına hükmedilmiştir. Aynı davalı hakkında aynı dönemde çıkarılan işçilerin açtığı ve Dairemizden geçen 2013/20679, 20674, 25723 E. numaralı dosyalarda fazla çalışma süresi haftalık 18 saat olarak kabul edilmiştir. Emsal nitelikteki dosyalar doğrultusunda fazla çalışma saatinin haftalık 18 saat olarak kabulü gerekirken 27 saat üzerinden hesaplanması hatalı olup bozma nedenidir.