11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/3345 E. , 2023/7978 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
itirazın süre yönünden reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2022 tarihli ve 2022/49669 Soruşturma, 2022/31281 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/3042 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.09.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/29203 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55719 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, merci Bakırköy 7. Sulh Ceza Hâkimliğince, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiye 30/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilerek, 15 günlük kanuni itiraz süresi geçtikten sonra, 29/06/2022 tarihinde itiraz edildiği gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, itiraza konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 11/05/2022 tarihli olduğu, anılan karara müşteki tarafından ilk olarak 13/05/2022 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği cihetle, müştekinin itirazının süresinde olduğu kabul edilip, itirazla ilgili olarak esas yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
3.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2022 tarihli ve 2022/49669 Soruşturma, 2022/31281 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı öğrenme üzerine 13.05.2022 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, bahse konu kararın şikâyetçiye 30.05.2022 tarihinde tebliğini müteakip 09.06.2022 havale tarihli dilekçe ile yeni bir itiraz dilekçesi sunulduğu, aynı zamanda şikâyetçinin 29.06.2022 ve 19.09.2022 tarihli ek dilekçeler de gönderdiğinin anlaşılması karşısında; 13.05.2022 ve 09.06.2022 havale tarihli dilekçelerin 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 günlük süresi içinde verildiği gözetilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, "...30.05.2022 tarihinde tebliğ olunan karara yönelik 29.06.2022 tarihinde itiraz edildiğinden..." bahisle itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/3042 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.