9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/10761 E. , 2023/7209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/800 Esas, 2023/731 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurenin yönlendirme üzerine beyanda bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece "Her ne kadar sanık ... üzerine atılı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu kabul etmemiş ise de; tanık ...'nun aşamalarda ve mahkememizde alınan beyanında özetle; olaya bizzat şahit olduğunu, olay günü oğlu ...'i hayvanlara bakması için uyandırmaya gittiğini ve sonrasında odadan çıktığını, ...'in gitmemesi üzerine tekrar odaya girdiğinde ...'i dizlerinin üzerinde cinsel organı açıkta ve ereksiyon olmuş, bir eli yatağın üzerinde bir eli cinsel organında, vücudu ...'a doğru eğik vaziyette gördüğünü, ...'in kendisini görünce eliyle cinsel organını kapatarak gizlemeye çalıştığını, ...'e karşı "ne yapıyorsun sen o senin kendi kızın lan kızın" dediğini, ...'in cevaben "bir şey yapmadım" dediğini, ardından oğlunu evden gönderdiğini, kızı ...'in torunu ... ile konuştuğunu ve yaklaşık 5 aydır istismar edildiğini öğrendiğini beyan ettiği, tanık ...'un aşamalarda ve mahkememizde alınan beyanında özetle; olaya bizzat şahit olmadığını, sanık ...'in abisi olduğunu, sanığa ait eşyaların arasından 3-4 tane prezervatif kutusu gördüğünü, 13/08/2021 günü 01:00 sıralarında ... ve ...'a ait odaya girdiğinde abisinin boxer diye tabir edilen iç çamaşırıyla ayakta durduğunu, odaya girmesi nedeniyle abisinin paniklediğini, abisine "burada ne işin var, burada çocuklar uyuyacak sen salonda uyuyacaksın" dediğini, prezervatifleri abisine gösterdiğinde "bunlar benim değil, hurdadan getirdim, arkadaşımın ona verecem" dediğini beyan ettiği, yine sanığın ikametinden ele geçen prezervatifler üzerinde yapılan parmak izi incelemesinde sanığa ait parmak izlerinin tespit edildiği, yapılan moleküler genetik inceleme sonucunda düzenlenen uzmanlık raporuna göre mağdura ait pembe renkli tayt ve mağdura ait kahverengi külot üzerinde sanığa ait meni bulgusunun tespit edildiği, mağdur ... hakkında tanzim edilen Adli Tıp Raporuna göre mağdurda akıl hastalığı veya zeka geriliği bulunmadığı, beyanlarına itibar edilebileceği, anal bölgede lezyon veya nedbe dokusu tespit edilemediği ancak rıza, tehdit veya kayganlaştırıcı kullanımı durumlarında herhangi bir bulgunun oluşmayabileceğinin belirtildiği, Mağdur hakkında düzenlenen Adli Görüşme Değerlendirme Raporuna göre ön görüşme ve adli görüşmede istismar olayına ilişkin kendisinden edinilen bilgilerin birbiriyle tutarlı olduğu, yaşına uygun mental kapasiteye ve muhakeme yeteneğine sahip olduğu, olaya ilişkin ayrıntılı ve detaylı bilgiler verebilmesinin ifadesinin güvenirliği açısından olumlu olduğunun belirtildiği, sanık savunmasında kızına karşı cinsel bir eyleminin bulunmadığını belirtmiş ise de; sanığın telefonun Ocak 2021 yılında hurdadan ele geçtiğini savunmasında bulunduğu, telefonda yapılan dijital incelemede "küçük kız pornosu" aramasının 23/06/2021 tarihinde yapıldığının tespit edilmesi, yine sanığın mağdur ...'a karşı cinsel eylemini olmadığını belirtmiş ise de; olayın intikal şekli, sanığın babası, kız kardeşi ve diğer kızı arasında önceye dayalı bir husumet bulunmayışı yine sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir olgunun bulunmayışı da göz önüne alındığında sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilmemiş olup; olayın en başından beri değişmeyen ve kendisi içinde tutarlı ve istikrarlı olan tanıkların anlatımları, mağdur ve müşteki beyanlarıyla uyumlu maddi ve hukuki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nun 12 yaşından küçük olan öz kızı mağdur ...'a karşı cinsel organını sokmak suretiyle istismarda bulunduğu ve mağdurun hazırlık aşamasındaki çocuk izlem merkezinde alınan beyanlarında son istismar tarihinden önce de sanığın cinsel organını hatırlamadığı sayıda pek çok kez kendi arka özel bölgesine soktuğunu beyan ettiği, mahkememizce alınan beyanında da sanığın kendisine yaptığı eylemler hakkında sorulan soruya da ''çok oldu'' şeklindeki beyanları dikkate alındığında sanığın mağdura yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez cinsel istismar eyleminde bulunduğunun anlaşılmakla; sanığın ,mağdura yönelik "On iki Yaşından Küçük Alt Soyun Nitelikli Cinsel İstismarı" suçunu işlediği sabit olmakla suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlendiği yer ve işleniş biçimi, suçun toplumdaki önem ve değeri ile oluşan zararın ağırlığına göre takdiren alt sınırdan verilmek suretiyle sanığın eylemine uyan 6763 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki 5237 sayılı TCK'nın 103/2-2. Cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın eylemini öz kızı olan mağdura karşı işlediği sabit olduğundan TCK 103/3-c maddesi uyarınca cezasında yarı oranında arttırılmasına; sanığın mağdura yönelik eyleminin suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez cinsel istismar eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında TCK 43/1 maddesi uyarınca cezasında 1/4 oranında arttırım uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ve fakat dosyada delil olarak saklanmasına karar verilen delillerin sahiplerine iade edilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Suç tarihi dönemde on bir yaş içinde olan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, tanıkların beyanları, düzenlenen doktor raporunda anal muayenede anal bölgede herhangi bir lezyon ve nedbe dokusunun saptanmadığını bildirilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/800 Esas, 2023/731 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.