11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/42132 E. , 2023/7194 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2012/931 Esas, 2014/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2012/931 Esas, 2014/409 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/24688 Esas, 2017/26304Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2018/7 Esas, 2021/686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılanın gerçeğe uygun düşmeyen beyanı dışında yüklenen suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, tekerrür hükmünün yanlış uygulandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın iş aradığına dair gazeteye ilan vermesi üzerine, sanığın katılanı arayarak Kuşadasında iş olduğunu, Aydın'a gelmesi halinde görüşebileceklerini belirterek katılanı davet etmesi üzerine, katılanın Aydın İline geldiği, katılanı otogardan alan sanığın bir iş hanı civarında muhasebeciye gideceğini bildirip katılanın yanından ayrıldığı, telefonla arayıp katılandan TC kimlik numarasını istediği, bir müddet sonra da tekrar yanına gelip para lazım olduğunu söyleyerek katılandan 1.000,00 TL'yi alıp ayrıldıktan sonra bir daha katılan ile irtibat kurmadığı, katılanın da sanığa ulaşamadığından bahisle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık sorgusunda; tıbbi malzeme işi ile iştigal ettiğini, günlük olarak araç kiraladığında pahalıya geldiği için, katılanın aracıyla iş aradığına dair gazetedeki ilanı görünce daha ucuza gelebileceği düşüncesiyle katılanla irtibat kurduğunu, sözleşme şartlarını konuşurken katılandan araç ruhsatını göstermesini istediğini, ancak katılanın ruhsat gösteremediğini, katılandan para almadığını beyan etmiştir.
3.Savunma doğrultusunda yapılan kolluk araştırması sonucunda, sanığın bürosunun bulunmadığı, tıbbi malzeme işi ile iştigal ettiğine dair bir bulguya da rastlanmadığı bildirilmiştir.
4.Mahkemece; iddia, olay araştırma fotoğraf teşhis tutanağı, gazete nüshası, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı karşısında yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, kesin nitelikteki adli para cezaları, infaz tarihinden itibaren 3 yıl süre geçen hükümlülükler ile 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen suç tarihinden sonra kesinleşen, tekerrüre esas teşkil etmeyen hükümlülükler olduğu görülmüştür.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas alınan ... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/32 Esas, 2011/185 Karar sayılı hükümlülüğünün, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2013/27591 Esas, 2016/2586 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmak suretiyle suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2018/7 Esas, 2021/686 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.