Esas No
E. 2022/3188
Karar No
K. 2023/6929
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3188 E.  ,  2023/6929 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3357 Esas, 2022/112 Karar
HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2020/305 E., 2021/320 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 04.05.2015 tarihinde dava dışı ... Otomotiv ... Ltd. Şti.'nin 1.000.000,00 TL'lik kredi borcuna ipotek verdiğini, genel kredi sözleşmesini müvekkili şirket yetkilisi Malik Bilir'in imzaladığını, kredi borcunun davacı asıl borçlu tarafından yaklaşık 6-7 ay sonra davalı bankaya ödendiğini, yapılan ödemeye rağmen davalı bankanın Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı dosyasıyla asıl borçlu ve ipotek veren müvekkili hakkında takip başlattığını, davacının ipotek verdiği kredi sözleşmesi 2.600.000,00 TL olarak görünmekte ise de bu miktarın davalı banka tarafından sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin ipotek verdiği kredi miktarının 2.600.000,00 TL olmadığını, davalı bankanın borcu ödenmiş eski kredi sözleşmesi üzerinden müvekkiline bilgi vermeden imzalı sözleşmeyi doldurup kefil olunmuş gibi asıl borçluya kredi verdiğini, davalı bankanın müvekkilinin sorumlu olmadığı giderleri icra yoluyla talep ettiğini, faiz ve ferileri de yasaya aykırı hesapladığını, bankanın her bir kredi için ayrı kredi sözleşmesi yapması gerekirken elde olan imzalı eski kredi sözleşmesini de müvekkilinin rızası olmadan kullandığını, müvekkilinin ipotek verdiği genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince dava dışı ... Otomotiv ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu taşınmazın, dava ve takip tarihinden önce dava dışı bir şahsa devredilmiş olması nedeniyle bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin teminat altına aldığı borcun bulunmadığı yönünde esasa ilişkin dava açmakta hukuki menfaati ve taraf ehliyeti olan kişinin davacı şirket değil, taşınmazın yeni maliki olduğu gerekçesiyle davanın dava açmakta hukuki yararı bulunması dava şartının yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan menfi tespit davasının, maddi hatadan dolayı dava değerine ve hangi borç ilişkisine ilişkin olduğu hususlarında belirsizlik bulunmakta iken, hâkimin davayı aydınlatma ödevine aykırı davranılarak belirsizlikler giderilmeden hüküm kurulduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine, kefil sıfatı ile borçlu olduğu iddiasıyla Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı dosyasında 2.600.000,00 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak 2.600.000,00 TL'lik kredi sözleşmesinde kefil olarak müvekkilinin imzası görünmekte ise de müvekkilinin hiçbir zaman böyle bir borcun kefili olmadığını, müvekkili şirketin 04.05.2015 tarihinde dava dışı ... Otomotiv ... Ltd. Şti.'nin kullandığı 1.000.000,00 TL'lik kredi için ipotek verdiğini, genel kredi sözleşmesini davacı şirket yetkilisi Malik Bilir'in imzaladığını, bu tarihten 6-7 ay sonra kredi borçlusu tarafından kredinin tüm ödemesi yapılarak borcun kapatıldığını ve kredi karşılığı verilen ipoteklerin banka tarafından kaldırıldığını, daha sonradan nasıl yapıldığını müvekkilin de anlayamadığı 2.600.000,00 TL değerindeki sözleşmenin icraya konulduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman bu tutarda bir sözleşmenin kefili olmadığını, müvekkilinin ipotek verdiği borç ödediği halde haksız icra takibi başlatıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibinde borçlu olarak gösterilmesi nedeniyle menfî tespit davası açmasında hukukî yararı bulunduğu, ipotek konusu taşınmazın takip tarihinden önce davacı tarafından ipotekle yükümlü olarak dava dışı üçüncü kişiye satılması nedeniyle davacının icra takibindeki borçlu sıfatı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca icra memuru işlemi ile düzeltilebileceği gibi taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi durumunda da taşınmazı devretmiş bulunan davacının hakkı muhtel olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı icra takip dosyasına konu borçtan bahsettiği, dilekçe ekine ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra emrinin eklendiği, davacının bu borçtan başka somut başka bir kredi borcuna ait herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, resen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve dava dilekçesinde müvekkilinin yetkilisinin kefil sıfatıyla sorumlu tutulduğu genel kredi sözleşmesinde imzasının olmadığı, imzanın sonradan doldurulduğundan bahsedildiğini, imza incelemesi talep edildiği halde Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde yer alan ve araştırılması gereken tüm hususların incelemeye alınmadığını, dava dilekçesinin açıklattırılmadığını, İlk Derece Mahkemesince davalı lehine maktu vekalet ücreti hükmedildiğini, davalının kararı istinaf etmediğini, müvekkilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine 2021 yılı tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2022 tarifesine göre 5.100,00 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog