5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2022/5393 E. , 2023/12467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.02.2014 tarihli ve 2013/212 Soruşturma, 2014/500 Esas, 2014/207 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/45 Esas, 2015/261 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararın sanıklar müdafii ve şikayetçi Hazine vekili tarafından temyizi üzerine hükümlerin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/5110 Esas, 2021/485 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, Hazinenin tefecilik suçundan açılan kamu davasına katılma hakkı olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması, kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesi uyarınca tefecilik suçundan hapis cezasına mahkumiyetin yanında, aynı madde uyarınca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu nedenleriyle bozulmasına hükmedilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/45 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 7 ay 7'şer gün hapis ve 260 tam gün karşılığı günlüğü 20 Türk lirasından (TL) olmak üzere 5.200,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkili ...’in ...’ın babası olduğuna ve yardım amaçlı iş yerinde bulunduğuna, duruşmada dinlenen tanıkların aleyhe beyanda bulunmadıklarına, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, tanıklar ... ve ...'ya iş yerinde bulunan Point Of Sale (POS) cihazlarından faiz karşılığı kredi kartı çekimi yaptırdığı, bu eylemleriyle zincirleme tefecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, atılan suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ...
hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Sanık ...'nun aşamalarda istikrarlı şekilde oğlu olan sanık ...'ın iş yerinde zaman zaman yardım amacıyla bulunduğuna, POS cihazı kullanmayı bilmediğine ilişkin savunmaları, sanık ...'ın da bu hususları doğrulaması ile iş yerine ait vergi mükellefiyetinin sanık ... adına olması hususları nazara alındığında, sanığın yüklenen tefecilik suçundan mahkumiyetine yeterli, somut, tarafsız, bilimsel ve her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/45 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/45 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.