Esas No
E. 2021/24989
Karar No
K. 2023/8121
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/24989 E.  ,  2023/8121 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/55 E., 2019/198 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan vekilinin yüzüne karşı 30.05.2019 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 10.06.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu belirlenmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/623 Esas, 2014/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/623 Esas, 2014/38 sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.01.2016 tarihli ve 2015/14330 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3....

1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2016/55 Esas,2019/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2020 tarih ve 2019/96337 sayılı tebliğnamesinde sanığın herhangi bir menfaat temin etmemesi nedeniyle dolandırıclık suçunun teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen indirim yapılmaması ve katılanın boş belgeyi kendi rızası ile imzalaması nedeniyle sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik değil açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi nedeniyle her iki suç yönünden bozma kararı verilmesi talep ve tebliğ edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; her iki suç yönünden de alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir şartlar oluşmamasına rağmen temel cezaların alt sınırdan takdir edilmesi nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçları işlediği yönünde şüpheden uzak kesin delil bulunmaması, soruşturma aşamasında yapılan teşhis işleminin usulsüz olması, alınan bilirkişi raporları ile dava konusu senedin boş bir kağıt iken sonradan senede dönüştürüldüğü yönünde kesin bir tespit yapılamamış olması, katılanın sanıkla görüştüğünü beyan ettiği telefon kayıtlarında yapılan incelemede görüşme tespit edilmemiş olması, mahkemenin katılan zararını belirlememesine rağmen sanığın zararı gidermemesi gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerini uygulamaması sebepleriyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın katılana ait taşınmazın satılık ilanını görüp, taşınmaza talip olduğu ancak deprem testi yaptırması gerektiğini söyleyerek katılana bu testi yaptırabilmek için ev sahibinin rızası gerektiğini söyleyerek talep formu adı altında bir senede imza attırdığı ve senedi icra takibine konu ederek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, senedi kendisine borç verdiği tekstil işi ile uğraştığını beyan eden ...'ten borucuna karşılık aldığını, senetteki borçlu, alacaklı ve cirantaları tanımadığını beyan etmiştir.

3.Katılan soruşturma aşamasında sanığı teşhis etmiş, sanığın kendisini evini alacağı yönünden beyanlarda bulunarak kandırdığını, deprem testi yaptıracağını söyleyerek imzasını aldığını, daha sonra da kaza yaptım evi almaktan vazgeçtim dediğini ve hakkında açtığı icra takibini usulsüz olarak kesinleştirdiğini beyan etmiştir.

4.Sanığın suça konu senedi aldığını beyan ettiği ... mahkemesince araştırılmış, 2012 yılında vefat ettiği tespit edilmiş, kollukça yapılan araştırmada ...'ün herhangi bir iş yapmadığı tespit edilmiştir.

5.Adli Tıp Kurumunun 13.04.2018 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu senedin matbu senetlerden olmadığı, ön yüzdeki ... isim, adres yazıları ile imzanın ... eli ürünü olduğu, ön yüzdeki diğer yazılar ve arka yüzdeki ciro isimlerinin sanık eli ürünü olduğu, üçüncü ciro imzasının ... eli ürünü olmadığı, birinci ikinci ve üçüncü ciro imzalarının sanık eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir.

6.Katılan ...'ın ...ilçes...mahallesindeki evini internet üzerinden satışa çıkardığı, sanık ...'ın bu eve talip olduğu, bilahare tarafların 450.000-TL fiyatta anlaştıkları, daha sonra, sanık tarafından evde depreme yönelik test yaptırma bahanesiyle bir kısım beton parçaları alınıp katılana talep formu adı altında adli emanetin 2017/527 sırasında kayıtlı boş A4 kağıdı hile ile imzalatılıp daha sonra 163.000 TL'lik bono senedine dönüştürülerek söz konusu senedin daha sonra ... 5 İcra Müdürlüğünde takibe konulduğu, senet üzerindeki imzalar hariç ön ve arka yüzü tüm yazıların sanık ...'ın eli ürünü olduğu gibi sanığın katılan ve tanık tarafından teşhis edildiği bu şekilde sanığın atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlediği katılan ve tanık beyanından, bilirkişi raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve nitelikli dolandırıcılık suçundan eylemine uyan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Katılan vekilinin yüzüne karşı 30.05.2019 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süretikten sonra 10.06.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne Karşı Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Katılan aleyhine yapılan icra takibi neticesinde katılanın taşınır ve taşınmaz malları üzerinde satış işlemi yapılıp yapılmadığı ve sanığın icra takibi nedeniyle menfaat temin edip etmediği hususu araştırılarak, satış işleminin gerçekleşmemesi halinde haksız menfaat temin etmeyen sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne Karşı Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği 15.06.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 15.06.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ...

1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2016/55 Esas,2019/198 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (C) açıklanan nedenle ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2016/55 Esas, 2019/198 sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2016/55 Esas, 2019/198 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog