11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/33589 E. , 2023/7313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2
. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 Tarihli ve 2012/110 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça konu 30.10.2011 keşide tarihli, 1753 seri numaralı, Ziraat Bankası ...Şubesi'ne ait 15.000 TL miktarlı, keşidecisi temyiz dışı sanık ..., lehdarı sanık olan çekin sanık tarafından ciro edilerek katılana verildiği, katılan tarafından bankaya ibraz edilen suça konu çekin karşılıksız çıkması üzerine katılanın temyiz dışı sanık ... ve sanık ... aleyhine icra takibi başlattığı, icra takibi üzerine temyiz dışı sanık ...'nın ...
3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/726 Esas sayılı dosyasıyla imzaya itiraz davası açtığı, bunun üzerine sanığın anılan dava dosyasına sunduğu 02.01.2012 tarihli dilekçesiyle takibe konu çekteki keşideci imzasının bulunduğu yere kendisinin ... yerine imza attığını ve ...'nın bu çekten haberi olmadığını beyan ettiği, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.03.2012 tarih ve BLG-2012/482 uzmanlık nolu raporu ile suça konu çekte bulunan keşideci imzasının temyiz dışı sanık ...'nın elinden çıkmayıp, hakiki imza modellerinden faydalanmak suretiyle adına takliden sahte olarak atıldığı, suça konu çekin arka yüzündeki birinci ciro imzası ile sanık ...'in mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde anılan ciro imzasının sanık ...'in elinden çıktığının bildirildiği, sanığın sahte olarak düzenlenmiş bu çeki katılana cirolayarak kullandığı, bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
2.a) Sanık, soruşturma aşamasında suça konu çeki temyiz dışı sanık ...'dan aldığını, keşideci adına atılı imzanın temyiz dışı sanık ...'ın eli ürünü olduğunu, 02.01.2012 tarihinde ...
3.İcra Hukuk Mahkemesine hitaben yazılı dilekçedeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, ancak dilekçe içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, borç kendisine ait olduğu için amacının temyiz dışı sanık ...'ın haczedilen araçlarındaki haczin kaldırılması olduğunu savunmuş; yargılama aşamasında ise suça konu çeki temyiz dışı sanık ...'nın ortağı ...'den aldığı savunmuştur.
b)Temyiz dışı sanık ..., suça konu çekin bilgisi dışında çek koçanından kopartılıp kullanılmış olduğunu beyan etmiştir.
3.Adli belge inceleme uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre suça konu çekin arka yüzündeki birinci cirantasındaki "..." ibareli el yazıları ve altında atılı ciranta imzasının, ayrıca ikinci cirantasındaki "054112775510" rakamlarının sanık eli ürünü olduğu; suça konu çekin ön yüzündeki el yazıları ve keşideci imzası, arka yüzü birinci cirantasındaki "TC.5733403516" ibareli el yazıları ve ikinci cirantasındaki "..." ibareli el yazıları ile sanığın mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasında, aynı el ürünü olduklarını gösterir nitelikte ve yeterlilikte uygun kaligrafik ve grafolojik hususiyetlere rastlanılmadığı belirlenmiştir.
4.Suça konu çek aslı duruşmaya getirtilip incelenmiş, çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen çekin zorunlu unsurlarını taşıdığı tespit edilmiştir.
5.Mahkemece, sanığın katılana verdiği suça konu çeki kimden ve nasıl aldığını açıklayamadığı, keşideci adı ve imzası sahte olarak düzenlenen çeki kullanarak resmi belgede sahtecilik suçunu, yine sahte olarak düzenlendiğini bildiği çeki dolandırıcılık kastıyla hareket ederek katılana verip katılandan para alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2012/110 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ...
2.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2012/110 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezası ile ilgili kısımların çıkartılarak yerine sırasıyla "1500 gün'', "1.250 gün'' ve ''25.000 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.