Esas No
E. 2020/10099
Karar No
K. 2023/5006
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2020/10099 E.  ,  2023/5006 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/542 E. 2016/74 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Harran Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/542 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2020 tarihli ve 2016/154559 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği;

1.Kararın yasaya aykırı olduğuna,

2.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü

1."Böylece iddia, sanık savunmaları, kaçak elektrik, sit haritası, 20.01.2016 tarihli kolluk tutanağı, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu, kurumdan alınan cevabi yazı, sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları, dosyadaki tüm tutanak ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde Hayati Harrani Mahallesinde mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait 574 numaralı parselde bulunan ve 3. derece sit alanı içerisinde yer alan arazi üzerinde tek katlı, caddeye bakan tarafları dükkan şeklinde, arka kısmının ise sıvasız boş şekilde ve ikamet olarak kullanıma hazır, 20x43 ebatlarında binaya yönelik sanığın savunmasının kolluk araştırması ile teyit ettiği anlaşıldığından sanığın işlediği iddia edilen suça yönelik dosya içerisinde somut bir delilin olmadığı dikkate alınarak sanığın 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği hususunda şüphe oluşmuştur. Buradan cihetle sanığın izinsiz inşaat yapıldığına 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu yönelik işlediği hususunda tam bir vicdani kananat oluşmamış, Anayasanın 38 nci maddesinde “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz ...” denildiği, ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için davaya konu suçun bizzat sanık tarafından işlenmiş olduğunun kesin delillerle ispat edilmiş olmasının gerektiği, suçluluk konusundaki şüphenin sanık lehine değerlendirileceği, suçluluğu kesin delillerle ispat edilmedikçe bu konudaki şüpheye dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilemeyeceği dikkate alındığında sanığın atılı suçtan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delillerin olmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın üzerine atılı karşılıksız yararlanma suçundan beraatine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

2.Sanık savunmasında; "Ben daha önce ifademi tekrar ederim, İddianame bahsi olaya ilişkin olarak Şeyh Hayati Harrani Mahallesinde bulunan dükkanına bakan lokntanın yapı sahibi ben değilim. Ben böyle bir inşaat yaptırmadım. Ben yeni askerden geldim. Suç tarihindede babamın yanında ikamet etmekteydim. Benim bu olayla ilgili herhangi bir bağlantı yapmadım. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Kolluğun tuttuğu tutanakta yapı sahibinin ismi Haçim Boğa olarak belirlenmiştir. Benim ismim ...'dır Ben bu şahsı tanımıyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum dedi. Soruldu: hakkımda mahkumiyet kararı verilecek ise hüküm ve sonuçlarını anlamış olduğum hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rıza gösteriyorum dedi. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına ekli iddianameye konu yerine fotoğrafları gösterildi soruldu: bana gösterdiğiniz fotoğraflardaki inşaatı kesinlikle ben yapmadım" demiştir.

3.Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, temel kazısı yapıldığından sit alanına zarar verildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

4.Yapı tatil zaptında yapı sahibi olarak ismi geçen ... oğlu ...'nın kim olduğuna ilişkin araştırmada; belediye gönderdiği cevap yazısında; yapı sahibinin ... (... oğlu) olduğu, AFK beyaz eşya dükkanına bakan lokantanın yapı sahibi olduğu ve Şeyh Hayati Harrani mahalle muhtarının kardeşi olduğunun belirtildiği, 12.10.2014 tarihli kolluk araştırma tutanağında, Haçim Boğa isimli şahsın çevrede ... olarak tanındığı, asıl isminin ... olduğu, muhtar ile yapılan görüşmede Haçim'in kendi kardeşi olduğunu, isminin ... olduğunu beyan ettiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

16.01.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile sit alanı içerisinde izinsiz inşaat yapıldığı tespit edilerek mühürlendiği, yapı tatil zaptında yapı sahibinin Haçim Boğa (Mahmut oğlu) olarak belirtildiği, sanık Mahmut oğlu ...'nın kolluktaki beyanında, Haçim isimli kişiyi tanımadığını, dava konusu inşaat ile ilgisinin olmadığını belirttiği, belediyeden gelen cevabi yazıda dava konusu yapı sahibinin Şeyh Hayati Harrani mahalli muhtarının kardeşi ... olduğunun belirtildiği, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta da muhtar ile yapılan görüşmede kardeşi ...'in .... olarak bilindiğini beyan ettiğinin tespit edildiği dosya kapsamında, sanığın kardeşi olan muhtarın tanık sıfatıyla bilgisine başvurulup dava konusu inşaatın fotoğrafları gösterilmek suretiyle, dava konusu inşaatın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı, kim tarafından yapıldığı hususlarının sorulması, ayrıca çevrede dava konusu yeri iyi bilen, yaşlı, tarafsız mahalli bilirkişi tespiti ile inşaatın sanık tarafından yapılıp yapılmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Harran Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/542 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.