Esas No
E. 2023/5431
Karar No
K. 2023/5811
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/5431 E.  ,  2023/5811 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/314 E., 2015/466 K.
SUÇLAR: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Bozma

Sanığın 27.01.2016 tarihli eski hale getirme talebiyle birlikte yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde; Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın yokluğunda verilen hükmün, duruşmada bildirdiği adres ile mernis adresleri aynı olmasına rağmen, direkt mernis şerhli olarak bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan usulsüz tebliğ edildiği, duruşmada bildirmiş olduğu adresine 7201 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres, bilinen en son adres olarak kabul edilerek gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması gerekirken, doğrudan mernis adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği kabul edilerek, sanığın eski hale getirme ve temyiz talebi kabul edilmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/314 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.03.2021 tarihli ve 2016/164211 sayılı, "Ret- Bozma" görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın yanlış olduğunu, temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. GEREKÇE

A. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;

Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden;

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 01.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR

A. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/314 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.