7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/6293 E. , 2023/6151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilinin dava konusu 220 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 1964 yılında davalıların murisinden satın aldığını ve bugüne kadar da nizasız fasılasız 52 yıldır zilyet ve malik sıfatıyla kullandığını; ancak tapunun devredilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek tapunun iptali ile davacı adına tescilini, aksi hâlde gerek dava konusu gayrimenkul ile üzerinde bulunan yapı ve ağaçların, gerekse satış sözleşmesinde belirtilen 1.000,00 TL cezai tazminatın günümüz değerinin tespiti ile belirlenecek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisleri adına tapulu olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği 26.04.1964 tarihli gayrimenkul satış senedinin geçerlilik şartlarına uygun olmadığını, gayrimenkul satış senedinde alıcının imzasının bulunmadığını, parmak izlerinin murislerine ait olup olmadığının belli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararıyla taşınmazın ... mirasçılarından ... tarafından 12.06.1959 tarihinde bedeli mukabilinde ... oğlu ... ile ... oğlu ...'a satıldığı, tespite itiraz edildiğinden Türkoğlu Kadastro Mahkemesinin 1993/25 Esas ve 2012/12 Karar sayılı ilâmının 04.12.2015 tarihinden Yargıtay onaması neticesinde kesinleştiği, gayrimenkul satış senedi tarihinin ise 1964 olup o tarihte dava konusu taşınmazın menkul hükmünde olduğu, bu durumda taşınmazın satış ve devrinin her türlü delille kanıtlanabileceği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların ortak beyanlarından, dava konusu taşınmazları ... ve ...'in davacıya sattığı ve davacının buraları uzun süredir zilyetliğinde bulundurduğu, harici satış sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin üst kısmında taşınmaz bilgilerinin yer aldığı, sözleşme içeriğinde taşınmazın ... ve ... tarafından fiyatı belirtilerek satıldığı, sözleşme metninin altında satıcıların isimleri ve imzalarının bulunduğu, daha alt kısımda ise şahitlerin imzasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 220 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılar adlarına kayıtlı olan hisselerin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, satış vaadi sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığından geçersiz olduğunu, imza incelemesi yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile kadastro tespitinden sonra ve tutanağın kesinleşmesinden önce yapılan taşınmaz devirlerinin menkul hükümlerine tâbi olduğu, zilyetliğin devri ile mülkiyetin geçeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 163 ve 164 üncü maddeleri, 208 vd. maddeleri.
3.Değerlendirme 6100 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesinde; "Yargılama sırasında, davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu dilekçe vermek sureti ile yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir." 164. maddesine göre ise; "Hakim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içinde, varsa delilleri ile birlikte cevabını bildirmesi için diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder. Ön sorun hakkında iki taraf hakkında uyuşmazlık varsa, hakim gerekirse tarafları davet edip dinledikten sonra karar verir. Hakim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder." denilmiştir. Aynı Kanun’un 208/3 üncü maddesine göre, bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir.
Somut olayda davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının dayanağı olan senetteki imza ve parmak izlerinin murislerine ait olup olmadığının belli olmadığını ileri sürmüştür. Buna rağmen Mahkemece bu husus hadise şeklinde incelenmeden hüküm kurulması hatalıdır. Hâl böyle olunca; Mahkemece, imza inkarının HMK’nın 208 vd. maddeleri çerçevesinde ön sorun (hadise) şeklinde incelenerek, davalıların murislerine ait imza ve parmak izi örneklerinin bulunduğu belgeleri ve bu belgelerin bulundukları mercileri yazılı olarak bildirmek üzere taraflara süre ve imkân tanınması, belgelerin ve mercilerin bildirilmesi hâlinde bu belgelerin bulundukları mercilerden getirtilerek dosya arasına konulması, belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak belge altındaki imzanın ve parmak izlerinin davalıların murisine ait olup olmadığının belirlenmesi, imzanın murise ait olduğu tespit edildiği takdirde mahallinde yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında tanıklardan satış sözleşmesinin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, senedin mevki ve sınırları, satılan yerin miktarı ayrıntılı olarak okunarak açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de; sözleşmede davacı dışında iki alıcı daha yer almasına rağmen davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği yer açıklığa kavuşturulmadan taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.