Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/1234
Karar No
K. 2023/908
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/1234 Esas
KARAR NO: 2023/908
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 23/12/2016
KARAR TARİHİ: 26/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyette olup uluslararası değerli markalara Türkiye'de üretim yapmakta olduğunu, sektörde bugüne kadar edinmiş olduğu tecrübesine dayanarak sahibi bulunduğu ... adlı uluslararası tescilli ticari markası altında özgün ürünler tasarlayıp üretim ve satış yapmayı planladığını bu sebeple de davalı tarafla ortaklık kurduğunu, ve 13/12/2013 tarihli ... Of ... and ... sözleşmesini (adi ortaklık sözleşmesi) akdedildiğini, sözleşme ile bahse konu müşterek amaca ulaşmak için taraflara yerine getirecekleri edimleri taahhüt etmiş ve bu kapsamda verilen görevlerin belirtildiğini, davalı ... İtalyan tasarımcı ... ile koleksiyonların hazırlanması alanlarında hizmet sağlayacağını, davalı ..., ürünlerin pazarlanması, fiyatlandırılması, siparişlerin toplanması, kredi risk değerlendirilmesi, fuar organizasyonları ile bütçelerin hazırlanması konularında hizmet vereceğini, davacı şirket ise tekstil, iplik ile giyim kuşam ürünleri gibi moda emtialarının üretimi, satışı ve dağıtımından sorumlu olduğunu, taraflar düzenledikleri ortaklık sözleşmesi ile, tanımladıkları bu görev ve taahhüt ettikleri edimler doğrultusunda Türkiye’de yeni bir Limited şirket kuracaklarını ve o şirkete %50 oranında davacı şirket, %25 oranında ... ve %25 oranında da ...’ın hissedar olacağını da ayrıca hüküm altına aldığını, davalı ... firması bugüne kadar sözleşme ile taahhüt ettiği edimlerini gerçek anlamda fiilen yerine getirmediği gibi birtakım özgün tasarım olarak adlandırdığı çalışmaları diğer ortak davalı ...’a mail ortamında gönderdiği ortaya çıktığını, söz konusu çalışmalar diğer ortak ... tarafından davacıya ulaştırıldığında yapılan çalışmaların tamamının başka ünlü markalardan izinsiz olarak alıntı yoluyla kopyalanmış görsellerden ibaret olduğu anlaşıldığını, davalı ... firması avukatı aracılığı ile 25/07/2014 tarihinde .... Noterliği aracılığı ile 14339 yev nosu ile tarafımıza ihtarname gönderdiğini, davalı ... firması avukatı aracılığı ile taraflar arasında akdedilmiş Adi Ortaklık Sözleşmesini bu şekilde feshetmesi hukuken geçersiz olduğunu, davalı ... firmasının adi ortaklığı hukuka aykırı bir şekilde feshetmesi neticesinde davacı firmanın bu ortaklık sebebiyle bugüne kadar uğramış olduğu tüm menfi müspet zararlarının ile bu işin yapılmamasından kaynaklanan mahrum kaldığı kar kaybının bulunduğunu, davacı ile davalılar arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereğince yapılacak bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı ... firmasının adi ortaklığı hukuka aykırı bir şekilde feshetmesi neticesinde davacı firmanın bu ortaklık sebebiyle bugüne kadar uğramış olduğu tüm menfi, müspet zararlarının ile bu işin yapılmamasından kaynaklanan mahrum kaldığı kar kaybının nedeniyle uğranılan şimdilik 1.000.00-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Söz konusu Sözleşmedeki tahkim maddesinde her ne kadar hakemin Türk Tahkim Merkezinin kurallarına göre seçileceği belirtilmişse de davalının ülkesinde böyle bir kurum olmadığından ve taraflar arasındaki husumetin ortak hakem seçimi yapılmasına imkân vermemesinden ötürü; Milletlerarası Tahkim Kanununun 7. maddesinin B bendinde yer verilen, “Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından seçilir.” düzenlemesine istinaden taraflarından Mahkemeye başvurularak hakem tayinini talebinde bulunulduğunu, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... sayılı ilamı ile hakem ataması taleplerinin kabulü ile “Prof. Dr. ...’nın hakem olarak tayinine” karar verildiğini, Hakemin vermiş olduğu 17.07.2017 tarih ve 4 no’lu ara kararda Yargıtay kararları ile de gerekçelendirdiği üzere; taraflar arasında geçerli şekilde yapılmış bir tahkim anlaşması bulunduğuna ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğuna karar verdiğini, davanın tahkim ilk itirazında bulunduğumuzu beyan eder davanın HMK’nun 413. maddesi gereğince usulden reddini talep ettiklerini, davacı yaşanan tüm süreç boyunca herhangi bir masraf yapmadığını, halbuki davalı şirket tarafların gerçekleştirdiği toplantılara katılmak için temsilcisini istanbul’a göndermek durumunda kaldığın, uçak, otel ve seyahat masraflarını ödemek durumunda kaldığını, dava dışı pierangelo d’agostin ile tasarım çalışmaları için anlaşma yapmış ve kendisine borçlandığını, davalı şirket davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini bilseydi bu masrafları yapmayacağını, dolayısı ile haksız olan bir taraf varsa o da davalı şirket değil davacı şirket olduğunu, davanın talepler yönünden zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine, mümkün olmadığı takdirde; davacının temerrüdü nedeniyle davalı şirketin Sözleşmeden haklı sebeple dönmüş olması nedeniyle haksız ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, tarafların edimlerinin yerine getirip getirmediği, tarafların adi ortalık sözleşmesinin haklı olarak feshedilip edilmediği, davacının müspet veya menfi zararının varlığı ve miktarının ne olduğu, sözleşmede bulunan tahkim şartının geçersiz olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmıştır. DELİLLER;.... Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sebebi ile oluştuğu iddia edilen müsbet ve menfi zararın tazminine ilişkindir.

Taraflar arasında akdedilen 13/12/2013 tarihli “... of ... and ... of ...” (bundan sonra “Sözleşme” olarak anılacaktır) Sözleşmesinin 9. ve 10. maddelerinde düzenlenen tahkim şartı gereğince, Sözleşmeden kaynaklanan ihtilafların Türkiye’de, Türk hukukuna göre ve Türk Tahkim Merkezinin kurallarına göre seçilecek bir hakem tarafından çözüme kavuşturulacağı öngörülmüştür.

Davalı tarafın talebi üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... sayılı ilamı ile davalı tarafın hakem ataması talebinin kabulü ile “Prof. Dr. ...’nın hakem olarak tayinine” karar verilmiştir.

Hakem Prof. Dr. ...'nın vermiş olduğu 17/07/2017 tarih ve 4 no’lu ara kararda ; Yargıtay kararları ile de gerekçelendirdiği üzere; taraflar arasında geçerli şekilde yapılmış bir tahkim anlaşması bulunduğuna ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğuna karar vermiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 413. maddesinde; ''Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasına engel değildir.'' hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların çözümü noktasında İzmir Ticaret Odası nezdinde yetkilendirilme yapıldığı izahtan varestedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda “Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.” şeklinde tanımlanmıştır (HMK m. 412/1).

Öğretide de tahkimin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri haklarla ilgili olarak doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkemeler yerine hakemler eli ile çözümlenmesi konusundaki anlaşmaları ve bu çerçevede yapılan yargılama sonucunda uyuşmazlığın kesin ve bağlayıcı biçimde çözümlenmesi olarak tanımlandığı görülmektedir (Akıncı, Ziya: Milletlerarası Tahkim, 4. Baskı, İstanbul 2016, s. 3).

Özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeler yerine hakemlere başvurulması konusunda sözleşme yapılabilir veya taraflarca sözleşmelere bu yönde bir hüküm konulabilir (HMK m. 412/2). Özel hukukun taraflara tanıdığı irade serbestisi, kendisini sözleşme yapıp yapmamak, sözleşmenin karşı tarafını ve içeriğini belirlemek noktalarında gösterdiği gibi taraflar arasında çıkmış ve çıkması muhtemel uyuşmazlıkları hakemler eliyle çözmek noktasında da gösterir. Hakem kararı, devlet mahkemeleri tarafından verilen karar gibi bağlayıcıdır. Bu hâliyle tahkim, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. maddesinde; ''İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:

a)Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.

b)Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.

c)İş bölümü itirazı.'' hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 117. maddesinde ise; ''İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.'' hükmü bulunmaktadır.

Tahkim yoluna gidilebilmesi için tarafların tahkim sözleşmesi yapmaları ya da düzenledikleri sözleşmede tahkim şartına yer vermeleri gerekir. Tahkim anlaşması veya tahkim şartındaki uyuşmazlığın hakem veya hakemler kurulunca çözümlenmesine ilişkin irade beyan ve açıklaması tahkim şartı sözleşmesinin temel unsurudur. (HMK m. 412). Tahkim şartı veya anlaşmasının geçerli olabilmesi için tarafların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartı ya da sözleşmede tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olmaları zorunludur. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir. Taraflar sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini kararlaştırabilecekleri gibi sadece bir bölümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini de kararlaştırabilirler.

Geçerli bir tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. (HMK m. 413/I) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesinin kararlaştırıldığı hallerde aleyhine dava ikame olunan davalı tarafça ileri sürülecek tahkim itirazı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. maddesi gereğince ilk itiraz olarak sayılmış olup, aynı Kanun'un 117. maddesinde, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu, aksi hâlde dinlenemeyeceği ve yine aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazların ileri sürülemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde tahkim itirazında bulunmuştur.

Davalı vekilinin süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde tahkim itirazında bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartının bulunması, hakem Prof. Dr. ...'nın vermiş olduğu 17/07/2017 tarih ve 4 no’lu ara karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.6100 sayılı HMK 'nın 413/1 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE;

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 269,85-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 29,20-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 240,65-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

4.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.