Esas No
E. 2022/4236
Karar No
K. 2023/3996
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/4236 E.  ,  2023/3996 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/392 E., 2022/1053 K.

Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin eski yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri olduğunu, yeni yönetimin müvekkillerine karşı husumetli olduğunu, yeni yönetim kurulunun 02.10.2017 tarih kararı ile müvekkillerinin kooperatif üyeliğinden ihraçlarına karar verdiğini, çıkarma gerekçesi olarak ana sözleşmenin 14/5. maddesinin gösterildiğini, müvekkillerinin kooperatif mal ve belgeleri üzerinde işlediği suçtan dolayı verilmiş ve kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/113E sayılı dosyasının ise derdest olduğunu, ortada mahkumiyet kararı bulunmadığını, ihraç kararının husumet ve keyfi uygulamayla verildiğini ileri sürerek, müvekkillerinin üyelikten çıkarılmalarına dair 02.10.2017 tarihli kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar hakkında İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/113"E sayılı kamu davası açılarak zimmet suçundan cezalandırılmalarını istendiğini, ihraç kararının keyfi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar haklarında 1163 sy yasaya aykırılık, zimmet ve irtikaba neden olmak suçlarından cezalandırılmaları istemi kamu davası açıldığı, bunun üzerine kooperatif yönetim kurulunun 02.10.2017 tarih 42 numaralı kararıyla davacıların kooperatifi zarara uğratmış olma ihtimali göz önüne alınarak kooperatif ana sözleşmesinin 14/5. maddesi uyarınca kooperatif ortaklığından çıkarılmalarına, çıkarma kararının anılan ceza davası sonuçlanıncaya kadar ceza davası bekletici mesele kabul edilerek çıkartma kararının kesinleştirilmesine, haklarında mahkumiyet kararı kurulması halinde ve mahkumiyet kararının kesinleşmesi durumunda, ihraç kararının işleme konulmasına, ihraç kararı kesinleşinceye kadar ki süreçte adı geçenlerin üyelik yükümlülüklerinin yerine getirilmesi hususunun noter aracılığı ile kendilerine ihtarına, adı geçenlerin adına tescili yapılması gereken bağımsız bölümlerin tapu alımı işlemlerinin de iş bu karar kesinleşinceye kadar ertelenmesine, hem kooperatif yönetim kurulunun 02.10.2017 tarih 42 numaralı kararının içeriği hem de davacılara gönderilen ihtarname içeriği dikkate alındığında yönetim kurulu tarafından verilen kararın "ortaklıktan çıkarma" niteliğinde bir karar olduğu, karar ve ihtarnamede "üyeliğin ve ihraç kararının uygulanmasının askıya alınması" yönündeki kararın ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinde üyeliğin askıya alınmasına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemesi ve yönetim kurulunun da ancak kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetlerini yürütme hak ve yetkisine sahip olması karşısında üyeliğin askıya alınması şeklinde karar vermesinin yasa ve ana sözlemeye uygun olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, davacıların görev yaptıkları dönemdeki fiilleri nedeniyle zimmet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığını, davacıların Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümleri doğrultusunda ortaklıktan çıkarıldıklarını, haklarında hüküm verilip bu karar kesinleşinceye kadar dava konusu kararın askıya alındığını, ortada uygulanabilecek bir çıkarma kararı bulunmadığını, kararın iptali yönünde dava açılmasının da mümkün olmadığını, mahkemenin hukuki yarar hususunda yaptığı belirlemenin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kanun ve ana sözleşme hükümleri doğrultusunda alınan kararın davacılara noter aracılığıyla tebliğ edildiğini, çıkarma kararının mahkumiyet kararını kesinleşmesinden sonra yürürlüğe konulacağının, üyelik yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiğinin davacılara hatırlatıldığını, davacıların kararların tebliğinden itibaren üç aylık süre içerisinde dava açılmaları gerekirken bu yapılmaksızın dava açtıklarını belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yönetim kurulu kararının incelenmesinde kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davacılar hakkında ceza davası bulunduğu gerekçesiyle ihraçlarına, ancak ihraç kararının mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra icra edilmesine karar verildiği, ihraç kararı ceza mahkemesi kararının kesinleşmesine bağlandığı için henüz icra edilebilir bir nitelikte değilse de kararın devamında ihraç kararı kesinleşinceye kadar ki süreçte adı geçenlerin adına tescili yapılması gereken bağımsız bölümlerin tapu alımı işlemlerinin ertelenmesine karar verilmekle davacıların üyelikten doğan haklarının askıya alındığı, bu durumun davacıların hukukunu doğrudan etkilediği için anılan yönetim kurulu kararının iptalini istemekte hukuki yararları bulunduğu, mahkemece de doğru belirlendiği üzere üç aylık hak düşürücü süre içinde açılan davada anılan kararın Koperatifler Kanunu ve ana sözleşmenin 14/1-5. cümlesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili;

istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog