Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4029 E. , 2023/3945 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında soruşturma açılmadan ve savunması alınmadan karar verildiği, herhangi yasa dışı bir örgütle ilişkisinin bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, OHAL KHK'ları ile bireysel işlemler tesis edildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca İdare / Bölge İdare Mahkemesince adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve... Esas, ... Karar sayılı kararında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1,
CMK'nın 150/3 ve 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5. maddeleri uyarınca "terör örgütüne üye olma suçundan" yargılanan sanıkların yargılanmaları sırasında müdafi bulunmasının zorunlu olduğunun kabul edilmesi, CMK'nın; 188/1. maddesinde, duruşmada mutlaka bulunması gereken kişiler arasında zorunlu müdafinin de sayılması, 289/1-e maddesinde, duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının hukuka kesin aykırılık nedeni olduğunun ifade edilmesi ve 280/1-d maddesinde, bu hususun mutlak bozma nedeni olarak gösterilmiş olması karşısında; Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılan sanık hakkındaki yargılamanın müdafi hazır olmadan yapılması ve yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, Mahkemece birleştirilmesine karar verilen, … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dava dosyasına dayanak teşkil eden iddianame duruşmada okunmadan ve sanığın bahse konu birleşen dosyaya ilişkin yasal hakları hatırlatılarak usulüne uygun olarak savunması alınmadan hüküm kurulması, Örgüt mensubu olduğuna karar verilerek hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulurken kazanılmış hakka konu olmayan TCK'nın 53/1 ve 58/9. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile hakkında olumlu kanaat oluştuğu belirtilerek cezası ertelenen sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmekle birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin dikkate alınması ve bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.