11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/5422 E. , 2023/7381 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya ait işyerine aralarındaki sözleşme uyarınca "355KW VEK 470/40 KOMPRESÖR"ü kurduğunu, bu kompresörün satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince 6 ay içinde yapılacak deneme/ tahlil neticesinde sözleşmede açıkça belirlenen problemlerin oluşması durumunda davalı tarafın makinayı almaktan vazgeçebileceğinin kararlaştırıldığını, ancak sözleşmede açıkça belirlenen olumsuzluklardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davalı tarafından böyle bir iddianın dile getirilmediğini, makina ve eklentilerinin 18.08.2015 tarihinde davalıya teslim edildiğinin irsaliyelerle ... olduğunu, sözleşme hükümleri gereği davalı şirkete sözleşmede belirlenen 12.08.2016 tarihli, 390.414,80 TL bedelli bir adet fatura kesildiğini, ancak fatura bedelinin davalı tarafından kendilerine ödenmediğini, satılan kompresör ve eklentilerinin davalı şirkete ait işyerinde mevcut olduğunun İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı şirketin söz konusu fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine İstanbul 19.İcra Dairesinin 2016/27787 E. sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini iddia ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalandığı bildirilen sözleşmeler altında davacı ve davalı şirketin kaşe ve imzası olmadığını, davacı yönünden sözleşmeyi imzalayan şahsın davacı şirket yetkilisi olmadığını, öncelikle aktif ve pasif husumet itirazlarını ileri sürerek davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu kabul edilir ise, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyası ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun, çalışmadığının, sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının dayandığını belirttiği irsaliyelerde müvekkili şirket imzasının bulunmadığını, yine satışın konsinye satış olduğunun belli olduğunu, dolayısıyla davacının satış iddialarını da kabul etmediklerini, ayrıca davacının taraflarına gönderdiği faturaya 19.09.2016 tarihinde, Bakırköy 3. Noterliği vasıtasıyla 42507 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ise deneme amaçlı ürünün iadesine hazır olunduğunun davacıya bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturanın davalı tarafın kayıtlarında mevcut olmadığı, davaya konu makine ve ekipmanların 18.08.2015 tarihli, 1537 numaralı sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, anılan irsaliyede davalı şirketin kaşe ve imzasının mevcut olduğu, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyasında dava konusu edilen 335 KWVEK 470/40 kompresörün (30 m3/DK, 25 bar kurutucu, filtreler 2 adet 500 litre, 40 bar ... tankı komple set) adreste olduğunun tespit edildiği, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde yapılan incelemede, kompresör üstünde görülen eksikliklerin tespit edildiği, takip tarihi 07.09.2016 tarihine göre davalı yanın bu aşamadan sonra yedinde bulunan kompresörün ayıp ve eksiklikleri için 28.09.2016 tarihinde tespit yaptırdığı, taraflar arasında 6 ay deneme süreli satış yapıldığı, davacı yanın faturayı teslimden 1 yıl sonra 12.08.2016 tarihinde ve 390.414,80 TL bedelli olarak düzenlediği ve Bakırköy 1. Noterliğinin 16.08.2016 tarih, 018521 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturayı davalıya gönderdiği, ancak kompresör bedelinin davalı tarafından ödenmediği, 29.08.2016 tarihinde Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Konsinye olarak deneme amaçlı bırakılan makineden istenilen verimin alınamadığı, belirtilen şartların gerçekleşmemesi sebebiyle söz konusu konsinye kompresörün alınmayacağı, ihtarın tebliğinden itibaren 3 ... içinde makinenin bulunduğu adresten teslim alınmasının" bildirildiği, konsinye verildiği iddia edilen malın davalı yedinde olduğu, evveliyatta teslim tarihine karşı çıkılmadığı ve yeterli verim alınamadığı beyanıyla malın kullanıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kompresör çalışmaya başladıktan 6 ay sonra istenilen verim alınıp tahlil sonuçları uygun çıktığı takdirde koşulunun mal davalı yedindeyken gerçekleştiği, bu durumda davalının malın satış faturasını tebliğ aldıktan ve takip tarihinden sonra, maldan istediği verimi alamadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile savunmalarının ispata muhtaç olduğu, davacı satıcının kompresör bedelini talep edebileceği, sözleşmenin davacı şirketin bu konuda yetki verdiğini ve imzasını kabul ettiğini bildirdiği çalışan ... ... ... ile davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından imzalandığı, sipariş sözleşmelerinde de açıkça alıcı ve satıcı olarak şirket isimlerinin yer aldığı, kompresörün de davalı şirkete 18.08.2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, bu nedenle davalının husumet itirazlarının yerinde görülmediği, yine davanın konusu itibariyle genel zamanaşımı olan 10 yıllık süre uygulanacağından davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kompresörün 12.08.2016 tarihli TCMB efektif satış ... 3,3063 TL üzerinden değerinin (118.000x3,3063=) 390.143,40 TL olduğu belirlenerek davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar ile verilen 3 günlük süre itibariyle davalının 22.08.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle bu tarihten itibaren yıllık %10,50 avans faizi oranı üzerinden hesaplanan 1.683,50 TL işlemiş faiz olduğu, ancak davacının takipte 1.572,36 TL işlemiş faiz talep ettiği dikkate alınarak itirazın asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 391.715,76 TL üzerinden iptaline, likit alacak nedeniyle %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumete yönelik itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede imzası bulunmayan davacının dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin ... ... tarafından şahsı için imzalandığını, konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörün çalışmaya başlamasından 6 ay sonra müşterinin sözleşmeden dönebileceğini, sözleşmede ve irsaliyelerde belirtilen konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörden beklenen faydanın sağlanamadığını, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 6 aylık sürenin başlama tarihinde hataya düşüldüğünü, makine çalışmaya başladıktan sonraki 6 aylık sürenin hesaplanması gerektiğini, kompresördeki ayıp ve eksikliklerin dikkate alınarak kompresörün bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki taleplerinin göz ardı edildiğini, verilen %20 icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, ticari hayatın olağan akışı gereği emtianın tesliminden itibaren kullanılacağı muhakkak olmakla 6 ay deneme süresi bitiminde davalı tacir tarafından sözleşmeden dönülmediği, emtianın davacıya iade edilmediği gibi ayıba ilişkin de yasal çerçevede ihbarda bulunulmadığı, bu durumda davacının davalıdan kompresör bedelini isteyebileceği, icra takip dosyasında takibe ekli fatura içeriğinden davacının, davalıdan takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle takibe konu faturadan dolayı KDV dahil 118.000,00 euro karşılığı TL üzerinden 390.414,80 TL bedelli fatura ile alacağını talep etmekte haklı bulunduğu, dava konusu alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek ve ayıp ihbarı hususunun yanlış değerlendirildiğini, ödeme şeklinin sözleşemeye aykırı olduğunu, irsaliyedeki imza ve kaşenin kabul edilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari konsinye satış nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.