17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1923 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2019
NUMARASI: 2018/542 Esas, 2019/953 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan ordinolar neticesinde müvekkilinin, üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu hizmetin karşılığı olarak iki adet e-fatura düzenlendiğini, davalı tarafından 28/09/2016 tarihinde 9.825,00 TL'lik ödeme yapılmakla ticari ilişkinin varlığının desteklendiğini, alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17/11/2015 tarihinde İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/2903 D.İş sayılı dosyası ile müvekkili şirkete kayyım atandığını ve şirketin TMSF tarafından atanan yönetim kurulu üyelerince yönetildiğini, müvekkili şirketin tüm kayıtlarının incelenmek üzere MASAK tarafından teslim alındığını ve iade edildiğini, kayyım atama kararı ile şirket yönetiminin kayyıma devri esnasında, önceki kayıtlara ulaşmak konusunda sıkıntılar yaşandığını, davacının talep ettiği alacak hakkında işlem yapılamadığını, bu nedenle belirtilen miktar kadar borcun bulunmadığından bahisle itiraz edilerek takibin durdurulmak zorunda kalındığını, halen devlet yönetimine geçen bu şirketler aleyhine işlem yapmamak, kesin olduğu bilinmeyen ödemeleri yapmamak, şirketi ve dolayısıyla devleti zarara uğratmamak için yapılması gereken ödemelerin kontrollerinin sağlanmaya çalışıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporunda, cari hesap dökümü neticesinde 30.000,00 TL alacaklı göründüğünden bahisle davacının alacağının sabit olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında davalı tarafın 30.000,00 TL borçlu olduğunun tespiti ile, bu miktar üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına, 30.000,00 TL'ye takipten tahsile kadar ticari avans faizi uygulanmasına, 30.000,00 TL'ye %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın, müvekkili şirket ile açıkça ilişki içerisinde olduğunu gösteren bir sözleşme sunamadığını, müvekkili şirketin tüm kayıtlarının incelenmek üzere MASAK tarafından teslim alındığını ve iade edildiğini, kayyım atama kararı ile şirket yönetiminin kayyıma devri esnasında, önceki kayıtlara ulaşmak konusunda sıkıntılar yaşandığını, davacının talep ettiği alacak hakkında işlem yapılamadığını, halen devlet yönetimine geçen bu şirketler aleyhine işlem yapmamak, kesin olduğu bilinmeyen ödemeleri yapmamak, şirketi ve dolayısıyla devleti zarara uğratmamak için yapılması gereken ödemelerin kontrollerinin sağlanmaya çalışıldığını, sadece faturaya dayanarak bir ilişkinin mevcut olduğu görüşünün ispata muhtaç olduğunu, öncelikle ticari bir ilişki olup olmadığı netleştikten sonra edimin ifasının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu faturaya ilişkin BA-BS formlarının celbedilmesi ve incelenmesi gerektiğini, dava konusu faturanın ilgili vergi dairesine bildirilmiş olması halinde, bu bildirimin, fatura kapsamındaki ticari ilişkiyi kati suretle ispat etmiş olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 30.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 03/07/2019 havale tarihli raporda; davacının 2016-2017 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davalının 2016 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davacının incelen defter kayıtları ve bu kayıtların dayanağı belgelere göre davalıdan cari hesap bakiyesi 30.000,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının incelen defter kayıtları ve bu kayıtların dayanağı belgelere göre davacıya cari hesap bakiyesi 30.000,00 TL kadar borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle davacı ile davalı defter kayıtlarının örtüştüğü, diğer bir ifadeyle davalının, davacıya 30.000,00 TL borçlu olduğunun teyit edildiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 30.000,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir."...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, cari hesap ilişkisine konu davacı tarafından düzenlenen 30/04/2016 tarihli 17.700,00 TL ve 21/06/2016 tarihli 22.125,00 TL bedelli faturalar ile davalı tarafından yapılan 9.825,00 TL'lik ödemenin her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının, söz konusu faturalara süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek defterlerine kaydettiği anlaşılmakla taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının ve davalının, fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekmiştir. Bu anlamda taraflara ait BA-BS kayıtlarının incelenmesine ihtiyaç yoktur. Davalı bu faturalar nedeniyle borcu olmadığını veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerekirken bu konuda bir iddia ve ispatının da bulunmadığı göz önüne alındığında ilk derece Mahkemesince tesis edilen karar isabetli olduğundan davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.