Esas No
E. 2020/1946
Karar No
K. 2024/115
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1946 Esas

KARAR NO: 2024/115

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/03/2020

NUMARASI: 2018/1013 Esas, 2020/234 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 25/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, film yapım işi ile iştigal eden bir şirket olup yapımını tamamlamak üzere olduğu bir film ile ilgili olarak reklam organizasyonu hizmeti almak için davalı şirket ile görüşmeye başladığını, anlaşmanın eşiğine gelindiğini, anlaşmanın sağlanacağı inancıyla ve işlerin hızlı yürümesi ve zaman kaybetmemek adına sözleşme görüşmeleri devam ederken müvekkili tarafından davalının hesabına "reklam bütçesi ödemesi" açıklamasıyla 10/08/2018 tarihinde 100.000,00 TL gönderildiğini, sözleşmenin imzalanamaması üzerine müvekkilinin, davalıya gönderdiği 100.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, ödenen paranın, haksız zenginleşme teşkil ettiğini ve iadesinin gerektiğini, söz konusu bedelin iadesi için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:

İlk derece mahkemesince; davacı tarafından yapımı üstlenilen filmin, reklam organizasyonu işi nedeniyle taraflar arasında görüşme yapıldığı ve davacı tarafından davalıya reklam bütçe ödemesi açıklaması ile 10/08/2018 tarihinde 100.000,00 TL gönderildiği, sözleşmenin imzalanmaması üzerine görüşmelerin sona erdiği, davacı şirketin, lehine delil vasfı bulunan 2018 yılı ticari defterlerine göre, davalı şirkete takip ve dava konusu olan 100.000,00 TL'nin 10/08/2018 tarihinde gönderildiği, bu kayıt dışında taraflar arasında başka bir işlem bulunmadığı, bu bedelin ise, yapılması muhtemel olan reklam organizasyon sözleşmesi için gönderildiğinin sabit olduğu ancak sözleşme imzalanmaması sebebiyle davacıya iadesinin gerektiği, davalı tarafından, yargılama aşamasında verilen ihtiyati haciz kararına istinaden bir kısım ödemeler yapılmış ise de, yapılan ödemeler dava tarihinden sonra olduğundan, icra müdürlüğünce infazda değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca alacak miktarının likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itirazın iptali ile takibin 100.000,00 TL üzerinden ve talep doğrultusunda takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), dava tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise icra dairesince infazda değerlendirilmesine, kabul edilen alacak tutarı olan 100.000,00 TL'nin %20'si oranında hesap edilen 20.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafça Mahkemenin 20/02/2019 tarihli ihtiyati haciz kararına istinaden 06/03/2019 tarihinde yatırılan 15.000,00 TL'nin davacı tarafa iadesine karar verilmiş olup ayrıca davalı vekilinin, Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı kapsamında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde haciz işlemi sırasında davalı şirket yetkilisi ..., davalı şirket ve kendisi adına imzalamış olduğu 120.000,00 TL bedelli senedin, davalı şirket yetkilisi ... tarafından doldurulmadığı yönündeki itirazlarının ve bu yönde bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebinin, senedin dava tarihinden sonra düzenlenmiş olması ve işbu dava konusu olmaması gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe geçilerek müvekkili şirket adresinde 07/03/2019 tarihinde ihtiyaten menkul haciz işlemi yapıldığını, işbu haciz baskısı ve tehdidi altında müvekkili şirket yetkilisi tarafından aynı gün 30.006,75 TL'nin haricen davacı vekili hesabına yatırıldığını, ayrıca mahalde, alacaklı vekilinin kendi el yazısı ile düzenlenen 120.000,00 TL'lik senede, haciz işlemleri yapılmaması adına imza atıldığını, işbu senedin de davacı vekilince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu öğrenen müvekkilince, davacı vekilinin hesabına yine haciz baskısı altında 16/07/2019 tarihinde 15.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, bu ödemelere rağmen Mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığını, söz konusu senedin düzenlenme tarihi, haciz tarihi ve 30.006,75 TL'nin gönderilme tarihlerinin aynı olduğunu, davacı tarafın, haciz mahallinde ne için alındığı belli olmayan, bir protokole bağlanmadığı gibi tutanağa da derç edilmeyen senetle ilgili müvekkil firma ve yetkilisi üzerinde cebri icra tehdidi altında hem 100.000 TL'lik ilk dosyadan (İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası) işlem yaptığını, hem de mükerrer takip yaparak, neye ilişkin alındığı belli olmayan senet dosyasından (İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası) işlem yaptığını, yani davacı tarafın, kötü niyetli olarak dava konusu borcu iki ayrı dosya ile iki kez tahsil etmeye çalıştığını, davacı firmanın, avukatı tarafından kendi el yazısıyla düzenlenmiş olan senetten yola çıkarak alacağını ispat edemeyeceğini ve herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair bir yazılı belgeyi de sunamayacağını, çünkü müvekkili şirketin böyle bir alış veriş yapmadığını, söz konusu senedin ihtiyati haciz baskısı altında verildiğinin aşikar olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 100.000,00 TL asıl alacak ve 1.553,42 TL faiz olmak üzere toplam 101.553,42 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/10/2019 tarihli raporda; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının, ibraz edilmediği için incelenemediği, davacının incelenen 2018 yılına ait ticari defterlerinde davalı şirkete takip ve dava konusu edilen 10/08/2018 tarihli ödemeyi ... no.lu cari hesap kodunda 10/08/2018 tarih ve ... no.lu yevmiye maddesinde kayıt altına aldığı, 2018 yılı içerisinde taraflar arasında borç/alacak ilişkisi yaratan başla bir kayıtta bulunmadığından davacının davalıdan takip konusu 100.000,00 TL ödemeden kaynaklı alacaklı olduğu, takipte talep edilen kanuni faiz oranının takip tarihi itibari ile yasal mevzuata uygun olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına "reklam bütçe ödemesi" açıklaması ile 100.000,00 TL'nin gönderildiği ... AŞ'nin 10/08/2018 tarihli dekontundan anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşme yapılacağı inancıyla gönderilen 100.000,00 TL bakımından sözleşme ilişkisi kurulamadığından bahisle davacı davasında haklı görülerek bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu hususa yönelik bir istinaf talebi bulunmayan davalı vekili, 120.000,00 TL'lik senet ve yapılan ödemeler konusunda Mahkemece inceleme yapılmadığından bahisle hükmü istinaf etmiştir.Davacı vekilinin 11/02/2019 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulması üzerine Mahkemece 20/02/2019 tarihli ara karar ile, 100.000,00 TL yönünden %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, kararın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında uygulandığı, 07/03/2019 tarihli haciz tutanağında borçlu şirket yetkilisi ...'ın, teminatın iadesine muvafakatinin olduğunu belirttiği, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ise, alacaklının davacı şirket, borçluların ise davalı şirket ile davalı şirket yetkilisi dava dışı ... olduğu, takibin 07/03/2019 düzenleme tarihli, 25/06/2019 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bonoya dayandığı, toplamda 120.849,04 TL üzerinden takibe girişildiği, ödeme emrinin tebliğine rağmen bir itiraza rastlanmadığı, dosya kapsamında hacizlerin uygulandığı, haciz ihbarnamelerinin düzenlendiği, takibe konu 100.000,00 TL bedelli bonoda, düzenleyenin ... ve kefilin ise davalı şirket olduğu, senedin düzenleme tarihinin 07/03/2019, ödeme tarihinin ise 25/06/2019 olduğu, senedin davacı şirket emrine düzenlendiği, senet metninde "nakden" kaydının bulunduğu görülmüştür.Davalı vekilinin 25/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ve istinaf dilekçesi ekinde sunduğu dekont fotokopilerinin birinde, 07/03/2019 tarihinde alıcı ... hesabına "İST ....İCRM ..." açıklaması ile 30.006,75 TL; diğer dekont fotokopisinde ise, 16/07/2019 tarihinde ... hesabından alıcı ... hesabına "... FİLM İST ... İCRA ... DOSYA" açıklaması ile 15.000,00 TL gönderildiği görülmüştür.Somut olayda, davalı tarafından ihtiyati haciz sebebiyle yapılan ödemeler Mahkemenin de kabulünde olup Mahkemece, ihtiyati haciz kararına istinaden davalı tarafından yapılan ödemelerin, dava tarihinden sonra olması sebebiyle icra müdürlüğünce infazda değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle takibin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına karar verilmiştir.

Öte yandan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe konu, ihtiyati haciz kararına dayalı başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra edilen haciz sırasında ve haciz baskısı altında alındığı iddia edilen dava tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılan söz konusu bonoya yönelik iddialar ayrı bir yargılamanın konusunu oluşturmaktadır. Kaldı ki, söz konusu bononun, haciz sırasında ve haciz baskısı altında alındığı hususu da dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile sabit değildir. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalının istinaf başvurusu yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1013 Esas, 2020/234 Karar ve 03/03/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.204,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog