11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/7730 E. , 2023/7412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/448 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 14.11.2013 tarihinde ... Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrol sırasında ibraz ettiği ... adına düzenlenmiş sürücü belgesine alkollü araç kullanması nedeniyle el konulduğu, 6 ay sonra sürücü belgesini geri almaması üzerine yapılan incelemede sürücü belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve sanığın suçunu ikrar ettiği kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Uzmanlık raporunda, suça konu belgenin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, gerekçeli kararda da bu hususun tartışıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Gerekçeli karar başlığında 01.07.2013 olarak yazılan suç tarihinin 14.11.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4.Adli Emanetin 2015/54 sırasında kayıtlı suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüş olup, bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/448 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Adli Emanetin 2015/54 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.