Esas No
E. 2021/8121
Karar No
K. 2023/12565
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2021/8121 E.  ,  2023/12565 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/424 Esas, 2019/417 Karar
SUÇ: Tefecilik (iki kez)
HÜKÜM: Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2015 tarihli ve 2015/2435 Soruşturma, 2015/1343 Esas, 2015/1337 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/184 Esas, 2016/240 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3.Sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin vaki itirazları ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2017 tarihli ve 2016/1227 Değişik iş sayılı Kararı ile ayrı ayrı reddedilmiştir.

4.Merci ...

2.Ağır Ceza Mahkemesinin kararı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi üzerine Dairemizin 11.09.2017 tarihli ve 2017/3133 Esas, 2017/3299 sayılı Kararı ile somut olayda, Hazinenin vergi kaybı, müştekinin ise ödediği faiz nedeniyle uğradığı maddi zarar miktarları araştırılıp sanıktan bunları karşılayıp karşılamayacağı sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

5.Bozma üzerine Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2017/424 Esas, 2019/417 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 104 tam gün karşılığı 2.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, müvekkilinin suç kastı bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, şikayetçi ...'a 2009 yılında aylık 3.500 ABD Doları faiz karşılığında 100.000 ABD Doları, 2013 yılında 5.000 TL faiz karşılığında 50.000 TL borç para verdiği gerekçesi ile zincirleme tefecilik suçunu işlediği sabit kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Şikayetçi ...'ın aşamalarda alınan şikayet ve beyanlarından sanıktan 2009 yılının Aralık ayında ve 2013 yılında faiz karşılığı borç para almış olduğunun anlaşılması ve bu durumun tanık ...'in beyanı ile de sabit olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2017/424 Esas, 2019/417 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog