Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/599
Karar No
K. 2023/881
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/599 Esas
KARAR NO: 2023/881
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/08/2023
KARAR TARİHİ: 16/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ya 27.11.2022 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından bir ödeme emri geldiğini, davalı ödeme emrini ve ekini incelediğinde ... isimli kişi tarafından 30.09.2022 tanzim 20.10.2022 ödeme tarihli 15.000,00 TL meblağlı kambiyo senedine (bono) dayanılarak bir icra takibi açıldığını gördüğünü, davacı böyle bir senet imzalamadığı gibi senette alacaklı olarak görünen kişiye herhangi bir borcu da bulunmadığını, bunun üzerine davacı tarafça İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin... E.sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz talepli bir dava açıldığını, açılan bu davada şikayet konusu senet üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişi tarafından verilen 14.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda senetteki imzanın müvekkilimin elinden çıkmış olduğu ancak ebatları yönünden normal senetlere nazaran yüksekliğinin kısa, eninin A4 kağıda eşit olduğu, matbu renkli basım olmayıp siyah beyaz olduğu, sağ, sol ve alt kenarlarının düz olmasına karşın üst kenarının bir bütünden kesici bir aletle kesildiğine dair dalgalı kesim izlerinin bulunduğu, yine raporun sonuç bölümünde ebat, basım, desen, renk ve kenar çizgileri yönünden oto kiralama (rent a car) para/mal alışverişlerinde düzenlenen bir sözleşmenin veya başka amaçla düzenlenmiş bir belgenin alt kısmından kesici bir aletle kesildiğinin değerlendirilmesi yolunda görüş bildirildiğini, davacı icra mahkemesinden alınan bu rapordaki tespitler sonrasında 2022 yılı Eylül ayında ...Balçova/İZMİR adresinde bulunan ...unvanlı rent a car firmasından araç kiralaması yaptığını hatırladığını, büyük olasılıkla araç kiralama sözleşmesindeki imzasının taşındığı veya araç kiralama sözleşmesi sırasında sözleşme içeriğinde yer alan bir senedin sözleşmeden kesilerek bağımsız bir şekilde kullanıldığını düşündüklerini, bu taktirde 14.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği gibi senet sözleşme içeriğinde teminat amaçlı olarak verilmiş olur ki bu da sonuçta teminat senedi kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takibe konulamayacağından yine yapılan işlem hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacı yaptığı bir araştırma sonucu senette alacaklı görünen rent a car firması sahibinin bu şekilde başka müşterilerine karşı da benzer eylemler gerçekleştirdiğini ve firma sahibi hakkında açılmış davalar olduğunu öğrendiğini, davacının senette alacaklı olarak görünen ...’a herhangi bir borcu olmadığı gibi şüpheli ...’a herhangi bir senet imzalayıp da vermediğini, davacı tarafça konuya ilişkin olarak İzmir Cumhuriyet Savcılığına ... sayılı suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma halen devam ettiğini, İcra Mahkemesi dar yetkili mahkeme olduğu ve imza incelemesi dışında sahtecilik, senetten dolayı borçlu olunup olunmadığı konularında inceleme yapma yetkisi olmadığından İcra Hukuk Mahkemesi imza davacıya ait çıktığı için, davacının davasını reddettiğini, bu sebeple davacı tarafça geniş yetkili mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açma gereği hasıl olduğunu belirterek İzmir...İcra Müdürlüğü ... sayılı icra takip dosyasına konu senetten ve işbu icra dosyasından dolayı müvekkilimin davalı yana borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, yargılama sırasında müvekkilim borcu kısmen veya tamamen ödemek zorunda kaldığı taktirde davanın istirdat davası olarak devamına, davacı aleyhinde haksız ve kötüniyetli icra takibi yapan davalı hakkında senet bedelinin %20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve dava vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı yan davasını açmış olsa da mahkemenin davaya bakmaya görevli mahkeme olmadığını, zira davacı yanın dilekçesinde bahsetmiş olduğu gibi bir sebepten kaynaklanıyor ise bu kiralama işlemi bir tüketici işlemi olup davaya bakmaya görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacı yan kendisine icra takibi başlattığımız ilk günden beri ödemeden kaçınmak için türlü türlü yollara başvurmuş öncelikle 15.000 TL lik borcunu ödememek için davalı tarafa borcumuz 9.000 TL değil miydi gibisinden mesajlar atmaya başladığını, daha sonrasında bu şekilde bir borcun olduğunu kabul eden davacı bu borcun asıl sebebinin arkadaşı olduğunu öne sürmüş arkadaşından parayı tahsil edip davalı tarafa ödeyeceğini beyan ettiğini, süreç takip aşamasına geldikten sonrasında ise İcra Hukuk Mahkemesi'nin 6 ay öncesine ait imza örneği istemesine rağmen davacı duruşma gününden önce notere gidip 1 gün öncesi tarihli bir yeni imza sirkisü ile borçlu olmadığını ispatlamaya çalıştığını, fakat bankalardan gelen müzekkerelerce de imzanın kendisine ait olduğu tespit edildiğini, söz konusu senedin üzerine sonradan bir basım vb. Süreç imkansız olacağı gibi senette iki tane imza bulunduğunu, sözleşme imzalayan birinin sözleşmenin altına iki tane imza atması hayatın olağan akışına da ters bir durum olduğunu, başta senet imzalamadığını sonra hatırladığını söyleyen davacının bu iddiası da tamamen asılsız olduğunu, çünkü tüm süreç boyunca davacının, davalı tarafla görüşmüş kendisine iyi niyet gösterilip ödeme yapması beklenen teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanması gerektiğini, bu yüzden bu senedin niteliğine teminat senedi demek imkansız olduğunu, davalının hakkında açılmış olan davalar olduğu iddiası ise tamamen asılsızdır fakat kendisi ticaretle uğraşan bir insan olduğu için borçlu veyahut alacaklı olduğu icra dosyaları az da olsa bulunduğunu, örnek vermek gerekirsek 2022 yılında sadece 2 tane icra takibi başlatan davalı birini davacıya karşı başlattığını, araç Kiralama işi ile uğraşan davalının kullandığı sistemlerde senet örnekleri bulunmakta bir kağıda birden fazla senet basılıp hem kağıt israfının önüne geçilmekte ardından basılan senetler kullanılması gerektiğinde kullanıldığını belirterek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesine ve tedbir kararının kaldırılmasına aksi halde davalının aleyhinde haksız ve kötüniyetli olarak dava açılan davanın reddine ve davacıya %20 oranında icra tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava araç kira sözleşmesi nedeniyle alınan senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. 02/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.

Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.

Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.

Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.

Somut olayda; tarafların arasındaki temel uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesine dayandığı, taraflar arasında işbu araç kira sözleşmesine dayalı olarak verildiği iddia olunan teminat senedi iddiasına dayalı takip nedeni ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan bu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, araç kiralama sözleşmesine dayalı işbu menfi tespit talebine ilişkin davaya HMK. 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

3.Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4.Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog