3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı ... marka aracın, sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken 06.05.2023 tarihinde seyir halindeyken yağan yağmur sonrası yolun ıslak ve kaygan olması sebebiyle yoldan çıkarak davalı şirkete ait benzin istasyonundaki tabelaya çarptığını, müvekkili şirkete ait aracın söz konusu kazayı yaptıktan sonra yapılan incelemelerde söz konusu davalı şirkete ait ... yazan bir tabelada hasar meydana geldiğinin anlaşıldığını meydana gelen kaza sonrası müvekkili şirkete kendi sigorta şirketi tarafından çıkarılan fahiş fiyat sebebiyle işbu menfi tespit davasını açmanın hasıl olduğunu belirterek, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL (kısmi dava) borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı taraf üzrine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin taraf olmadığını, Müvekkilİ şirketin davacıdan herhangi bir alacak talebinde bulunmadığını, herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, meydana gelen kazada oluşan zararlarının davacının sigorta firmasının karşıladığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde müvekkili ile davacı arasında ticari işlem bulunmadığından dolayı husumet itirazı olduğunu, davacının iddia ettiği alacak miktarının mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi incelemesiyle herhangi bir alacak-borç ilişkisinin mevcut olmayacağının sabit olacağını, davacı tarafın kasko sigorta şirketi olan ... Sigortaya yönetilmesi gerekirken kendilerine açılan davanın iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, ödemeyi yapan firmanın davacının sigorta şirketi olduğunu, sigorta şirket kaza tutanakları ile ekspertiz raporuna ödeme yaptığını, davacınının sigorta şirket ekspertiz raporuna göre ödeme yaptığı ve müvekkili şirketin zararını karşıladığını, söz konusu davacı tarafın sigorta şirketinin yapmış olduğu ekspertiz raporuna göre yapılan ödemeye ilişkin kendilerine açılan menfi tesbit davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin daha fazla zararı olduğu halde ; davacı tarafa herhangi bir talepte de bulunmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, davanın usulden ve esastan reddedilmesine karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü haller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesine göre; "(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait ... plakalı aracın seyir halindeyken yoldan çıkarak davalı şirkete ait benzin istasyonundaki tabelaya çarparak hasar meydana getirdiği; sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin fahiş belirlendiği iddiası ile huzurda görülen menfi tespit davası açılmıştır.
HMK'nın 106. maddesi uyarınca tespit davası açılabilmesi için tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Her ne kadar davacı tarafından huzurda görülen menfi tespit davası açılmış ise de davacı tarafından eda davası açılabileceği; bu nedenle menfi tespit davası açmada hukuki yararının bulunmadığı; hukuki yararın bulunmasının dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesinin gerekmesi; eda davası açılabilecek durumda tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.AÇILAN DAVANIN hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3.Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6.Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)