6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davacı şirket yetkilisi ...'ın evinden 06.08.2010 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda aralarında dava konusu çekinde bulunduğu bir çok kıymetli evrak ve diğer eşyaların çalındığını, olayla ilgili olarak ... Cum.Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyası ile inceleme başlatıldığını, ayrıca çalınan çekler için ...13.Asl.Tic.Mah. ...E.sayılı dosyası ile “zayii nedeniyle çek iptali davası” ikame edildiğini ve ödeme yasağı kararı verildiğini, dava konusu çek hakkında da ödeme yasağı kararının uygulandığını ve muhatap bankalara tebliğ edildiğini, ancak muhatap banka tarafından ödeme yasağı kararı uygulanmayarak çekin davalı ...'e teslim edildiğini ve adı geçen davalı tarafından ...
3.İcra Müd.nün ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, dava konusu olan ... Bankası ... Şubesinin ... nolu hesabından keşide edilmiş, keşidecisi ...A.Ş.olan ... çek numaralı 30.11.2010 keşide tarihli 50.000,00.-TL bedelli çekin arka kısmına davacı şirketin kaşe ve imzasının sahte şekilde atılarak davacının hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan davalılara ciro yoluyla geçtiğini, takip dosyasında sadece keşideci şirkete ödeme emri çıkartılıp diğer borçlulara tebligat yapılmadığını, yapılan araştırmada ... ve ... hakkında ticaret sicil kayıtlarına rastlanmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin adı geçen firmalarla hiçbir ticari ilişkisinin veya borcunun bulunmadığını, davalıların çeki suç niteliğindeki eylem sonucu elde ettiklerini, yasal ve meşru hamil olmadıklarını, takip alacaklısı olan davalınında bu çekle ilgili olarak gerçek bir alacağının bulunmadığını, iyi niyetli üçüncü kişi hamil olmak amacıyla araya gerçek dışı cirolar eklediğini, davalıların kötü niyetle hareket ettiklerini, çekin müvekkili şirkete ciro yoluyla geçtiğini ve buna ilişkin tahsilat makbuzlarının dosyaya ibraz edildiğini, çek zayii ile ilgili davada davalılar tarafından hamil sıfatıyla herhangi bir başvuruda bulunulmadığını belirterek ...
3.İcra Müd.nün ...sayılı dosyasında takip konusu çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin aynen istirdadına, yargılamanın devamı aşamasında dosya borcunun alacaklı davalı tarafından tahsili halinde bu paranın eklentileri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin alacaklı olduğu dava konusu çeki ödeme karşılığında aldığını, iyi niyetli 3.kişi konumunda bulunduğunu, yasal sürede bankaya ibraz edilmiş olmasına rağmen ödeme yasağı kararı nedeniyle çek bedelinin tahsil edilemediğini ve takip konusu yapıldığını, çekin kambiyo niteliğine haiz olup arkasına yazılan şerhin hukuken öneminin bulunmadığını, hasımsız açılan iptal davasının üçüncü kişileri bağlamayacağını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... duruşmadaki ifadesinde, dava konusu çekle kendisinin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, adına atılan ciranta imzasının da kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Davalı ...'e yasaya uygun tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından,
HMK.nun 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE /
Mahkememizin 04/07/2013 tarih, 2010/743 Esas ve 2013/156 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 08/11/2018 tarih, 2017/1848 Esas ve 2018/5666 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, akabinde vaki karar düzeltme talebinde bulunulmuş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022//3912 E. Sayılı 2022/5911 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş olmakla, dosya HMK.nın 337/3 maddesi gereğince resen ele alınarak esas defterinin 2022/753 E. Sırasına kaydı yapılmıştır. Dava,
İİK.nun 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacının davalıların icra takibine dayanak alınan çekden dolayı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İİK.nun 72/1. maddesi gereğince; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir. Anılan yasanın 72/7. maddesi gereğince de; takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel hükümler kapsamında paranın geri alınmasını isteyebilir. ...
3.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası kapsamından; 30.10.2010 keşide tarihli ... çek numaralı 50.000,00.-TL bedelli çeke dayanılarak davalı alacaklı ... tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla toplam 52.715,75.-TL tutarındaki varlığı ileri sürülen alacağın ödetilmesi istemi ile davacı ve diğer borçlular hakkında icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur. ... 2 Ağır Ceza Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasına yazılan müzekkereye dosyasının karara çıktığı ve kesinleştiğinden bahisle cevap verildiği ve dosya suretinin UYAP üzerinden gönderildiği görülmüştür.
İcra takibine dayanak alınan çekin (TTK.nun 708.mad.) 6102 Sayılı TTK.nun 796.. maddesi hükmünde öngörülen ibraz süresi içinde davalı ... tarafından ibraz olunduğu ve ....13. Asl.Tic.Mah.... E.sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığı saptanmış bulunmaktadır. (TTK.nun 726. mad.) 6102 Sayılı TTK.nun 814. maddesi hükmünde öngörülen zaman aşımı süresi içinde anılan çeke dayalı olarak icra takibi başlatılmıştır. Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini,
HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Böyle bir delil ile iddiasını kanıtlamayan çek borçlusunun ancak karşı tarafa yemin teklif etmeye hakkı vardır. Sadece kambiyo senetlerinin hamillerine karşı borçlu olmadığının tespiti davasının açılması halinde ise; davacının (TTK.nun 690.mad.) 6102 Sayılı TTK.nun 818. maddesi yollaması ile aynı kanunun (599.mad.) 687 maddesi hükmü gereğince; bedelsiz senedi bile bile kendisi zararına hareket ile iktisap edildiğini yasal deliller ile kanıtlaması gerekecektir.
Uyuşmazlık konusu çekin, (TTK.nun 692.mad.) 6102 Sayılı TTK.nun 780. maddesinde öngörülen tüm zorunlu unsurları içerdiği ve böylece hukuksal niteliğince kambiyo senedi niteliğinde çek olduğu anlaşılmaktadır. Takibin dayanağı olan çekin suç nitelikli bir eylemle davacı şirket yedinden çıktığı ve çekteki ciro sırasının kopuk hale geldiği çekteki davacı şirkete ait imza ve kaşenin sahte olduğu belirtilmiştir. Bu konuda örnek belgeler toplanıp davacı şirket yetkilisinin imzaları da alınmak suretiyle düzenlenen 14.08.2012 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacı şirkete atfen atılmış bulunan ciranta imzasının şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Davalı ...'in savunması değerlendirilerek alınan 27.05.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda; adı geçen davalıya atfen atılan imzanın ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen duruşmalara katılmamış ve çekte ...'e atfen atılan ciranta imzasının adı geçen davalıya ait olduğu kabul edilmiştir.
Davacı şirketin ve dava dışı ...'in 2010 ve 2011 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen 8.1.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda; dava konusu çekin davacının ticari defterlerinde aktiflerinde kayıtlı bulunduğu ve çalınan çekler hesabına aktarıldığı, dava dışı ...'in ticari defterlerinde de kaydının olduğu, davacı tarafından ... tarih ... nolu tahsilat makbuzu ile çekin dava dışı ...'den alındığı , karşılığında faturalar düzenlenerek ticari mal satışı yapıldığı ve cari hesap alacağının bu şekilde tahsil edildiği tarafların ticari defter ve belgelerin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. ...
2.Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında, ...'ın şikayeti üzerine ... hakkında 06.08.2010 tarihinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı kamu davası açıldığı, dava konusu çekinde aralarında bulunduğu bir kısım çeklerle ilgili olarak dava ikame edildiği ve yargılamasının sürdüğü tespit edilmiştir. Getirtilerek incelenen ....3.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas...Karar sayılı kararı ile davamıza konu olan çekle ilgili olarak davacının ciranta imzasına ilişkin itirazı kabul edilmiş ve takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 2010/743 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı ...hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar ... ve ...hakkındaki davanın kısmen kabulüne, ...
3.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip konusu olan ... Bankası ... Şubesinin ...nolu hesabından keşide edilen, keşidecisi ... Tic. AŞ olan ... çek numaralı, 30.11.2010 tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekte dolayı davacının adı geçen davalılara borçlu olmadığının tespitine ... sayılı kararla 04.07.2013 tarihinde karar verilmiştir.
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/1848 E. 2018/5666 K sayılı kararı ile Mahkememizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma gerekçesi aynen şöyledir: "Mahkemece yapılan tahkikat sırasında, davacı hamilin ciro imzasının sahte olması nedeniyle davacının takip alacaklısı davalı ...’e borçlu olmadığının tespiti şeklindeki hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak çeki elinde bulundurup takip başlatan davalı ...’in kötüniyetle ve hukuka aykırı şekilde çeke sahip olduğunun kabulü için ... hakkında açılan ve henüz sonuçlanmayan ceza dosyası dışında dosyada başkaca elverişli delil yoktur. Bu bakımdan mahkemenin ceza davasının sonucunu bekleyip, davalı ...’in bu çekle ilgili kesinleşmiş mahkumiyet kararı alıp almadığı saptanmadan istirdadı istenen çek yerine kaim olan ve dava dışı takip borçlusu çek keşidecisi tarafından ödenen çek bedelinin bu davalıdan istirdadına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir."
Mahkememizce 15.03.2023 tarihli celsede ilgili Yargıtay kararına uyulmasına karar verilerek ...
2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulması neticesinde 06.10.2015 tarihinde karar verildiği, kararın sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/20637 E. 2022/7626 sayılı kararı ile resmi belgede sahteciliğe ilişkin mahkumiyet kararının onandığı, nitelikli dolandırıcılığa ilişkin verilen mahkumiyet kararının ise düzeltilerek onandığı ve mahkumiyet kararının 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu çekin yürütülen ticari ilişki kapsamında dava dışı... tarafından ve ödeme amacıyla davacı şirkete verildiği, davacı şirket yetkilisinin evinden hırsızlık sonucu çalınarak üçüncü kişilerin eline geçtiği, davalı ... tarafından hamil sıfatı ile ibraz edilerek takibe konulduğu, çekte davacıya atfen atılmış bulunan ciranta imzasının şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı , bu nedenle davacının çekten dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
Dava konusu çekin davacı elinden rızası dışında çıktığı ve ... tarafından yürütülen takip dosyasında keşideci ...Tic.A.Ş. tarafından adı geçen davalıya çek bedelinin eklentileri ile ödenmiş bulunduğu anlaşılmıştır. Yapılan bu ödeme ile davalılar ... ve ... sebepsiz şekilde zenginleşmiş bulunmaktadırlar. Bu nedenle ödenen paranın faizi ile birlikte (takip giderleri hariç alacaklıya ödenen 58.247,10.-TL'nin) ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'den tahsiline karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu çekte davalı ...adına atılan ciranta imzasının adı geçen davalıya ait olmadığı, dosya içeriğindeki diğer delillere göre de, diğer davalılarla işbirliği içinde bulunduğu kanıtlanamadığından adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ...'in dava konusu çeki takibe koyup keşideciden tahsil etmekte haksız ve kötü niyetli olduğu, çekin gerçek hamili sayılamayacağı anlaşıldığından İİK.nun 72/5 maddesi gereğince takdiren %40 oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda davalı ...'ın "%20 oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına" karar verilmiş ve kanun yolu olarak Bölge Adliye Mahkemesi gösterilmiş ise de bu kısımların Mahkememizin şablon menfi tespit kararlarından kaldığı ve sehven yazıldığı anlaşılmakla "%40 oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına" şeklinde ve kanun yolu Yargıtay olarak gösterilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1.Davalı ... hakkındaki davanın REDDİNE,
2.Diğer davalılar ... ve ... hakkındaki davanın KISMEN KABULÜNE,
3.... 3. İcra Md.nün ...sayılı dosyasında takip konusu olan ... Bankası ... Şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen, keşidecisi ...AŞ olan ... çek numaralı, 30.11.2010 tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekte dolayı davacının adı geçen davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
4.Yargılama aşamasında keşideci tarafından takip dosyasına ödemede bulunulduğu anlaşılmakla, ödenen 58.247,10 -TL nin 21.12.2010 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacı yararına adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
5.Fazlaya ilişkin tahsil isteminin REDDİNE,
6.Çekin istirdatı isteminin REDDİNE,
7.Davalı ...'in takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %40 oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50.-TL nispi karar ve ilam harcını, dava açılırken davacı taraftan peşin alınan 900,60 TL harcın mahsubuna, eksik kalan 2.514,90 TL harcın davalılardan ... ve ...'den tahsiline,
9.Davacı tarafından yatırılan 900,60 -TL harcın davalılardan ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
10.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
11.Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 4.256,80.-TL yargılama giderinin takdiren %82'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
12.Davalı ... tarafından yapılan toplam 16,00.-TL yargılama giderinin takdiren %18'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
13.Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından tayinine yer olmadığına,
14.Davalı ... tarafından yapılan toplam 24,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
15.HMK.nun 333. maddesi hükmü gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin huzurunda, diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı.
Katip Hakim
(e-imzalıdır)