2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalıya 30/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın işbu takibe 30/12/2015 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borçlunun müvekkilinden fatura karşılığı mal aldığın ve müvekkilinin davalıya fatura keşide ederek gönderdiğini, yasal süresi içerisinde fatura ve içeriğine herhangi bir itirazın olmadığını, müvekkilinin alacağını bir türlü tahsil edemediğini, bu nedenle icra takibi başlattığını, ancak davalı borçlunun ödeme emri kendisine tebliğ edilince bu ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu yanın icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde müvekkilinin takip konusu faturaya konu işi layıkı ile teslim edilmediğinden mütevellit itiraz ettiği anlaşıldığını, ancak TTK uyarınca davalı yanın işin layıkı ile teslim edilmediği iddiasında ise yasal süresi içerisinde bildirimde bulunması, yine fatura bedeline de TTK. 21 madde uyarınca 8 gün içerisinde itiraz etmesi gerekirken anılan kanuni itirazların hiçbirini yapmadığını, anılan nedenlerle huzurdaki davada anılan itirazlarının hukuken dinlenebilirliğinin olmadığını, müvekkilinin fatura konusu malların üretimlerini yaparak davalı yana tam ve eksiksiz olarak teslimini ve montajını bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini ve dava konusu faturayı da davalı yana teslim ettiğini, gerek müvekkilinin gerekse davalı yanın ticari defterlerinin bilirkişi marifeti ile incelenmesi sonucunda ortaya çıktığını, Bu nedenlerle davalının yapmış olduğu Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra dosyasında yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Türkiye çapında ünlü ve alanında lider bir firma olduğunu, sektöründe lider ticari işletmelere ve çeşitli kamu kurumlarına sayısız proje ve taahhüt hizmeti sunduğunu, müvekkilinin kamu kurumlarında yüksek meblağlı ihalelere katılan bir şirket olduğunu, söz konusu icra dosyasında itiraz sebebi olan itiraza konu dayanak faturalı icra takibinin ürün kalemlerinin hizmetinin eksik ve kusurlu sunulması olduğunu, Şen nikel otomasyon revizyonu, emniyetli geri dönüşüm otomasyon panosu hizmeti eksik ve kusurlu sunulduğunu, bu ürünlerin kullanılmadığını ve başka bir firmadan temin edilmek zorunda kalındığını, davalı müvekkili şirektin icra takibine itirazının haklılık teşik ettiğini, müvekkilinin kendisinin icra tehdidinden korumak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenlerle itirazın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların beyanı, fatura, ticari defterler, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak 21/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 30/12/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Dosyaya icra takibine konu fatura, davacı tarafın ticari defterleri celp edilmiştir.
O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı ile davalı arasında icra takibine dayanak faturaya konu şen nikel otomasyon revize emniyetli geri dönüşüm otomasyon panosunun satımına dair sözlü olarak ticari satış sözleşmesi yapıldığı, davacı vekili ve davalı vekilinin 13/02/2018 tarihli duruşmadaki beyanı ile de dava konusu ürünün hazır bir ürün olduğu, özel bir siparişe dayalı yapılmadığından aralarındaki hukuki ilişkinin ticari satım sözleşmesi olduğu sabittir.
Davacı tarafından faturaya konu ürünün davalıya satılıp montajının yapıldığı bedelinin ödenmediği uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın, davalı tarafından verilen hizmetin eksik ve kusurlu olduğunun ileri sürülerek ayıplı olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasındaki ilişki ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı yukarıda açıklandığı üzere ticari satım sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan hükümler değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bilindiği üzere 6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmamasından da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Ticari satımlarda, 6102 Sayılı TTK 23/1-c bendine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesi 2.fıkrası uygulanır. 6098 Sayılı TBK'nun 223/1 fıkrasına göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. 6098 Sayılı TBK'nun 223/2. fıkrasına göre ise , alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya düşer.
TBK'nun 223.maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur. Ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması halinde, satıcı ayıplı maldan sorumlu olmaz.
Diğer yandan 6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır. Diğer bir anlatımla bu yön ispat koşuludur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, dava konusu ürünün eksik ve kusurlu olduğu, panoda bulunan şifrenin çözülemediği, İso Mekanik Makine Bakım Onarım firması tarafından aynı hizmetin temin edildiği ve 05/02/2013 tarihli fatura düzenlendiğinin davalı savunduğundan üründeki ayıp iddiasının davacıya ihbarının 6102 sayılı TTK' nın 18. Maddesi uyarınca belirlenen şekilde yapılması gerekmektedir.
Davalı tarafından şifai olarak davacıya ürünün tamir edilmesini bildirildiği beyan ettiği ve öngörülen yazılı belgeler ile davacıya ayıp ihbarında, öğrenmeden itibaren davalının bulunmadığı sabitti. Bu durumda davalının ayıplı haliyle ürünü kabul etmiş sayılacağından davalının ayıp iddiasına itibar edilmeyerek davacı tarafından ürünün ve hizmetin sunulduğu ancak bedelin ödenmediği anlaşılmakla anlaşmaya konu fatura bedeli olan 2.991,30 TL kısmı yönünden alacağın kabulune , icra takibine konu işlemiş faiz alacağı yönünden davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, davalının kötü niyet tazminat talebinin, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediğinden reddi ile karar verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın kısmen kabulü ile, davalının Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 2.991,30 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık değişen oranlarda yasal faiz icra gideri ve vekalet ücreti ile sınırlı olarak devamına, işlemiş faiz yönünden talebin reddine,
2.İİK.nun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan 2.991,30 TLnin %20'si olan miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 204,34 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 51,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 153,25 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 91,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 67,92 TL yargılama gideri ve 51,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 119,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.051,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak,
HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
(e-imzalıdır)