18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin dağıtım işlerini aralarındaki sözleşmeye dayanarak yaptığını ve kendisine yaptığı işlerden dolayı hak edişler ödendiğini, bu ödemelerin müvekkilinin hesabı bulunan ... Merkez ... şubesine gönderildiğini, müvekkilinin 01/03/2010 tarih ... nolu fatura ve bu fatura tutarı KV dahil olmak üzere toplam 4.435,44TL, 01/04/2010 tarih ... nolu fatura tutarı KDV dahil olmak üzere toplam 2.154,80TL ve 01/07/2020 tarih ... nolu fatura tutarı KDV dahil olmak üzere toplam 2.142,23TL'lik faturaları düzenleyerek toplam 8.732,47TL davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin müvekkiline 850,24TL ödeme yaptığını, 7.882,33TL'nin ödenmediğini, davalı hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün 2011/... Esas numaralı dosyası üzerinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketle ticari ilişkide bulunduğu dönem içerisinde kart dağıtım işi yaptığını, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı faturalar kestiğini, davacının dağıttığı kart adedi ile keşide ettiği fatura miktarının tutmadığını, faturanın bir akit olmadığını akdin ifasını gösteren bir belge olduğunu, müvekkili şirkete keşide edilmiş olan faturaların içeriklerinde birim fiyatların fahiş olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin işbu dosyasında her ne kadar dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği 19.06.2017 tarihli 9 nolu celse ve 8 nolu celse birlikte incelendiğinde 8 nolu celsede davacının mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verildiği, bu hali ile usulüne uygun bir tebliğ ile öğrenmeden bahsedilemeyeceğinden işlemden kaldırmanın usulüne uygun olmadığı kanaatine varılmış olup ilk işlemden kaldırmanın 12.11.2018 tarihli celsede yapıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen bedelin, davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle davalıdan iadesi istemine ilişkin açılmış olan alacağın davalıdan tahsili isteminin, davalının yargılama esnasında iflası sebebiyle alacağın, iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında 01.03.2008 Tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla acentelik sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, sözleşme kapsamında davacının, davalı şirketin dağıtım işlerini yaptığının, davalının buna rağmen hakediş bedellerini ödemediği iddiasıyla öncelikle .... İcra Müdürlüğünün 2011/... Esas sayılı dosyasından takibe geçtiğini, dosyanın işlemsiz bırakılması akabinde davalıdan olan toplam 7.882,23 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemi ile işbu davayı açmış olduğu, davalı tarafça davacının sözleşme kapsamında kart dağıtım işi yaptığı, dağıttığı kart adedi ile keşide ettiği fatura miktarlarının uyuşmadığını, yapmış oldukları ödemelerin hesaplanmadığını iddia etmiş olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında yine mahkememize ait olan 2017/... Esas sayılı dosyasından davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğu ve söz konusu kararın 15.05.2018 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle söz konusu iflas kararının kesinleşmesi beklenilmiş, gelen müzekkere cevapları uyarınca davalının iflasının ... İflas Dairesinin 2018/... İflas sayılı dosyasından basit usulde yürütüldüğünün, bu sebeple 2. Alacaklılar toplantısının yapılmayacağının mahkememize bildirilmiş olduğu, davacının iflas dosyasına yapmış olduğu başvuru akabinde alacağının nizalı alacak olarak kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunun 194. Maddesinin "(1) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. (2) Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez." şeklindeki düzenlemesi de göz önünde bulundurulduğunda işbu davaya kayıt kabul davası olarak devam olunmuştur.
İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md.
237.on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1). Bu hüküm, somut olayda olduğu gibi temyiz aşamasında gerçekleşen iflas halinde de uygulanır.
İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalardır. Mesela alacak, taşınır mal veya taşınmaz mal davaları gibi.
Yukarıda görüldüğü gibi, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili itirazın kaldırılması, icra takibinin iptal ve taliki, itirazın incelenmesi ve icranın geri bırakılması talepleri de düşer. Yani, bu talepler, 194. madde hükmüne tabi değildir. İcra mahkemesi, artık bu talepler hakkında inceleme yapıp karar veremez. Buna karşılık, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili hukuk davaları, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşmez; bu davalar, iflâsın açılması ile sadece durur.
Müflisin davalı olduğu hallerde Yargıtay 19. HD'nin 25.11.1999 tarih ve 7032 E, 7129 K;
11.HD'nin 22.08.2007 tarih ve 2005/13761 E, 2007/624 K; 02.11.2007 tarih ve 8826 E, 11712 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmek istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir (Yargıtay 23 H.D 2015/7698 Esas, 2016/1883 Karar Sayılı İlamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/2278 Esas, 2022/2232 Karar Sayılı, 26/10/2022 Tarihli ilamı). Yargılama esnasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağının bulunması halinde ne kadar olduğunun tespiti için öncelikle mali müşavir bilirkişisi Levent Bilgiç'ten rapor alınmış olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporlarda özetle;
Davacı tarafın dosyaya sunduğu 2010 yılına ait faturaların toplamı 12,516,34 TL olup, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan 2010 yılı ödeme belgelerinin toplamı 18.367,50 TL olduğundan ve davalının ticari defterlerine göre davacıya 984,72 TL borcunun bulunduğu görüldüğünden, davacının davalıdan 13.12.2013 dava tarihi itibariyle 984,72 TL tutarınca alacağının bulunduğu kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında daha sonrasında dosyanın karayolları taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ... 'e tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle;
İş akdi kargo sözleşmesi alt dağıtıcı olarak değerlendirilen ... dağıtımdan kaynaklanan alacaklarının ödenmemesinden dolayı esas dağıtıcı konumundaki yüklenici firma olan davalı ... A.Ş'den alacağına istinaden açtığı ticari hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, dağıtım yaptığı tüm kargoların kaşe veya imza karşılığında yapılması zorunluluğu olup, kaşe imzası olmayan dağıtımların teslimatlarının yapılmadığı kaynaklı olduğu, alıcısına teslimatı yapılmayan kargolarda iade kargo olarak değerlendirildiği, iade kargoların ise teslim edilememesi gerekçelerinin dosyaya aydınlatıcı bir şekilde sunulmadığı, zira alıcıdan kaynaklı yapılamayan teslimatlar da mutlak suretle göndericinin bilgilendirilmesi gerekliliği olduğu, göndericiden kesin teyit alınmadıkça iade işlemi yapılamayacağından göndericiye bir gerekçe sunulmadan yapılan iadelerden kaynaklı esas dağıtıcı firma olan ... firmasının müşterilerini kaybetme noktasına geldiği firma tarafından beyan edilmiş olup, bu durumda alt dağıtıcı konumunda bulunan davacı ... 'ın iade gerekçelerini zamanında bildirerek bunların sonuçlarını göndericiye bildirmediği kanaati ile, talep ettiği dağıtım ücretlerinin gerçekleşmeyen dağıtımlara istinaden olup olmadığının mutlak suretle görebilmek için, ... A.Ş ile ... arasında düzenlenen kargo dağıtım sözleşmesinin mahkemeye delil olarak sunulması, bununla birlikte, her iki firma arasında kargo taşımacılık sözleşmesinin düzenlenip, düzenlenmediği, düzenmiş ise, usulüne uygun düzenlenip, düzenlenmediğinin incelenmesine, ayrıca ... A.Ş. tarafından dağıtılması istemiyle ...'a teslim edilen tüm kargoların dağıtım listesi ve tekrar dağıtımı yapılmadan iade edilen kargoların listesinin mahkeme heyetine bildirilmesi vesilesiyle taraflar dağıtım adresine gidilip alıcı kaynaklı teslimatın sağlanamadığını belgelemek zorunda olduğu, arasında alacak hususunda oluşan ihtilafların ortadan kaldırılması için, incelenen kargo taşımacılık sözleşmesi ve kargo dağıtım İistesinin incelenmesi sonucu, kargoların dağıtıma çıkarılıp, çıkarılmadığı çıkarıldıysa kaç adet kargonun müşteriye teslim edildiği, buradan hareketle, yüklenici firma ...'ın dağıtımlardan ilgili adreste alıcısına teslimatın sağlanamadığına dair iade kargo ihbar notunu mutlak suretle belgelemeli, bu gerekçelerden kaynaklı teslimatını sağlayamadığı ve ücretini talep ettiği kargolardan ne kadar hak ediş elde ettiğinin mahkemeye sunulan belgelerle ortaya çıkarılması gerekmektedir. Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibari ile davacı tarafından dosyaya sunulan deliller, davalının dosyaya sunmuş olduğu ödeme belgeleri incelendiğinde davalının ticari defterlerine göre davacıya 984,72 TL borcunun bulunduğu görüldüğünden, bu tutar üzerinden davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup bakiye alacak talebi yönünden davacının davasını ispatlar mahiyette evrakı dosyaya ibraz edemediğinden talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın ödenmesine yönelik bulunmadığından bu tür davalarda vekalet ücreti ve harcın maktu olarak belirlenmesi gerekir. Bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücreti dava değeri de göz önünde bulundurularak hesaplanılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davacının davalıdan olan 984,72 TL alacağının davalı- müflis ... ANONİM ŞİRKETİ'nin iflas tasfiyesinin yürütüldüğü (...İflas Dairesinin 2018/... Sayılı İflas Dosyası) iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2.Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından yargılama esnasında alınan 134,65-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 292,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 134,65-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 28,05-TL (başvuru harcı ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 392,70-TL, bilirkişi ücreti: 1.200,00TL olmak üzere toplam: 1.620,75-TL yargılama giderinin %12,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 202,60TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
5.Davalı tarafından sarf edilen toplam 150,00-TL yargılama giderinin %12,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 131,25TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına,
6.Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 984,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.