7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ........ plakalı aracın 17/05/2023 tarih, saat 22:15'te ...... Mahallesi , ...... Avcılar/İstanbul D-100 karayolunda ilerlediği sırada, mülkiyeti davalı şirkete ait olan sürücüsünün davalı ........ kontrolündeki ......... plakalı çekici araç ile Şükrübey Metrobüs Durağı mevkinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, gerçekleşen kazada polis memurları tarafından davacı şirket araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalının ise iki farklı ihlal ile asli kusurlu olduğuna dair kaza tespit tutanağı tutulduğunu, polis memurları tarafından yapılan incelemede ......... plakalı şirket aracını sevk ve idare eden davalı ........'ın kaza esnasında 0,19 promil alkollü olduğunu ve KTK 52/1-b madde hükmü uyarınca ihlal gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, müvekkil şirket aracında büyük çapta bir hasar bulunduğunu, davacı şirket aracının değer kaybının tam tespiti için ........ levha numaralı Sigorta Eksperinden rapor alındığını bu raporda davalı şirketin mülkiyetindeki araç sürücüsünün %100 kusurlu, davacı şirket aracının ise %0 kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, alacağa ilişkin Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalılarca geciktirmeye yönelik dosya borcuna itiraz edildiğini belirterek, Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Dosya incelenmekle; davanın maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası olduğu, yukarıda detayı verilen tanım ve açıklamalar doğrultusunda eldeki davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olarak mutlak ticari dava olmadığı yine tarafların tacir olup ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3.HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/11/2023 Katip ......
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)