Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/93
Karar No
K. 2023/699
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/93 Esas
KARAR NO: 2023/699
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/01/2022
KARAR TARİHİ: 05/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.08.2021 tarihinde ...'e ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait... no'lu yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı aracını İzmir İli, Forum Bornova Avm önünde park etmiş halde iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, yine aynı yerde kendi aracının kapısını açarken dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı ile, davacının aracının sağ arka kısımlarından çarparak hasara uğrattığını, kaza sonrası, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanları ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirkette sigortalı araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nun ilgili maddesi gereği kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davacı kazadan kısa bir zaman sonra daimi ikamet ettiği ülkeye dönmek zorunda kaldığını, Almanya'ya döndükten sonra aracını... isimli yetkili ekspertiz firmasına inceletmiş ve toplam maliyetin düzenlenen 15.10.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplama'sına göre, KDV dahil 1.878,27 EURO hasar miktarı tespit edildiğini, bu raporlama işlemi için KDV dahil 629,15 EURO ödemede bulunulduğunu belirterek davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebini ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, ekte sunulu raporlarla belirlenmiş 1.878,27EURO hasar tazminatından şimdilik 100,00 EURO'nun yine kaza tarihi (22.08.2021) itibarı ile davalı sigortanın teminat miktarının EURO kuru'na göre belirlenip, teminat limitleri içinde, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Arabuluculuk faaliyeti anlaşmazlık ile sonuçlandığından AAÜT”'nin 16/2-c maddesine göre avukatlık maktu ücretin davalıdan alınıp tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, taraflarınca ödenmiş ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının adresinin dava dilekçesinden de görüleceği üzere İstanbul ili Kadıköy ilçesinde bulunduğunu, hal böyle iken, haksız fiilde kaynaklı iş bu davanın İzmir Mahkmeleri değil davaya bakmaya yetkili olan İstanbul Mahkemelerinde açılması gerekmekte olduğunu, dava konusu olaya ilişkin davalının sigorta şirketine dava açılabilmesi için 2918 s. KTK’ un 97. Maddesi gereğince dava açmadan önce başvuru yapması yasada belirtilen 15 günlük sürenin geçmiş olması gerekmekte olduğunu, davacı usulü şartları yerine getirmediğinden davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini, kazaya karışan ... plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, her ne kadar davacı yan Türkiye dışında rapor temin edip yabancı para cinsinden zarar belirtmiş olsa da, zararın Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında Mahkemeler nezdinde alınacak raporla ispatlanması gerekmekte olduğunu belirterek yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine, başvuru yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmilini talep etmiştir.

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.

Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Dava, trafik kazasına bağlı araç hasar kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, Trafik Uzmanı ve Otomotiv Alanında Uzman Makine Mühendisi bilirkişilerine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 10/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda;

Hukuki değerlendirme ve delillerin takdiri mahkemenize ait olmak üzere; Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile Türkiye’deki yasal mevzuata göre 2012 model... plakalı... 316 d aracının; Kural ihlalleri yönünden: ... plakalı araç sürücüsü ...'in park halindeki aracının sol arka kapısını kontrolsüz bir şekilde açması sırasında meydana geldiği iddia edilen kazada, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin indirme bindirme ve kapıların açılmasına yönelik kuralları belirleyen 110’uncu maddesi “b” fıkrası 3’üncü bendinde belirtilen; “3) Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek, Yasaktır .” kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesine sebep olduğu , ... plakalı ... aracı sürücüsü ...‘ın kazanın meydana gelmesine yönelik bir kural ihlali yapmadığı değerlendirildiğinden, kazanın meydana gelmesinde bir etkisinin olmadığı; Hasar yönünden:

22.8.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonrası meydana gelen hasarın giderilmesi amacıyla;

Davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporuna göre hasar bedelinin 1.878,27 € olarak verildiği, ancak bu bedelde saat olarak ve gerekse saat ücreti olarak verilen bedellerin aşırı yüksek ve hangi standart uygulamaya göre verildiğinin açık olmadığı, belgelenmediği, 629,15 € ekspertiz rapor ücretinin hangi esasa göre belirlendiğinin belgelendiği ve ekli faturaya göre ödenmiş olabileceği,

Davacı vekili ve ekspertiz raporunda verilen aracın hasarlı olduğu iddia edilen kısımı gösteren fotoğraflardan gözle herhangi bir hasarın tespit edilemediği, Aracın onarım gördüğüne dair herhangi bir fotoğrafın olmadığı, aracın tamir edilip edilmediğinin belirlenemediği, dosyada ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge, makbuz veya banka havale belgesinin olmadığı hususlarında tespitlerini belirtmişlerdir.

Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde görevli üç kişilik öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır.

08/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Kusur yönüyle; ... plakalı araç sürücüsü, davalı sigorta şirketinin sigortalısı, ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, Bu kusurun sonuçlarından, aracın sigortacısı davalı ... A.Ş.'nin poliçe limitleriyle sorumlu olduğu.... (Almanya) plakalı araç sürücüsü ...‘a herhangi bir kusur atfedilemediği, Hasar yönüyle; Davaya konu... (Almanya) plakalı, 2012 Model, ... marka, 3 Serisi Sedan (F30)(2011-->) 316d tipi aracın söz konusu 22.08.2021 tarihli rafik kazası nedeniyle oluşan hasar onarımı ile ilgili olarak kaza tarihi olan 22.08.2021 itibariyle, (%19 KDV Hariç) 15.700,46 TL tutarındaki toplam hasar bedelinin Kadri Marufunda olduğu, Ekspertiz ücreti yönüyle; Kaza tarihi 22.08.2021 itibariyle tespiti yapılan toplam (%19 KDV hariç) 5.259,08 TL tutarındaki ekspertiz hizmetine dair masrafın davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu.hususlarında tespitlerini belirtmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 20/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın 22/08/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının maliki bulunduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı vekilinin 09/06/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.878,27-EURO'ya arttırdıklarını beyan ettiği ve arttırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ İLE,

1.878,27- EURO hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri (43.000,00TL) dahilinde olmak üzere 22/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının alınarak davacıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.152,40-TL karar ve ilam harcından, 80,70-TL peşin harçtan ve 762,03-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.309,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yapılan 4,65-TL KEP ücreti, 496,00-TL dosya masrafı, 76,50-TL e-tebligat ücreti, 5.100‬-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 762,03-TL ıslah harcı ve 18.226,47 TL (629,15-EUR x 28,97-TL ( 05/10/2023 M.B. Efektif Satış)) Ekspertiz Rapor ücreti olmak üzere toplam 24.827,05‬‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/10/2023 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.