3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bursa Orhangazi İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. 2020/.. E. 2021/. E. sayılı dosyaları üzerinden icra takipleri başlattığını, başlattığı takipler ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla cebri icra ve satış ile korkutarak tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil ettiği kambiyo senetlerine dayanan böyle borcunun bulunmadığını ve senetlerdeki kefil kısmında yer alan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığının tespit edilmesi ve devamında cebri icra tehtidi ile tahsil edilen miktarın istirdadı için işbu davayı açmak gerektiğini, davalı alacaklının senetteki kefil kısmında yer alan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını bilmesine ayrıca bu durumun müvekkili ve ailesince de kendisine çeşitli defalar ifade edilmesine rağmen diğer borçlu (...) da herhangi bir tahsil imkanı olmadığını gördüğünü ve usulsuz tebligatlar neticesinde kesinleştirmiş olduğu icra takiplerini müvekkili üzerine yoğunlaştırdığını, söz konusu senetteki imzaların bizatihi davalı alacaklı önünde atılmamış diğer borçlu (...) tarafından sıralı senetlerin imzalı bir şekilde davalı alacaklıya teslim edildiğini, söz konusu imzaların çıplak gözle dahi incelenecek olursa müvekkilinin imzası ile uzaktan yakından herhangi bir şekilde benzerlik taşımadığının görüleceğini, müvekkilinin 2020/1204 esas ve 2021/329 esas sayılı icra takiplerinden söz konusu tebligatların usulsüz olarak muhtara yapıldığından 2019/3156 sayılı icra takibinden ise diğer borçlu olan ve aralarında menfaat çatışması bulunan asıl borçlu ...'e tebligat yapıldığından haberi olmadığını, müvekkilinin haberi olduğunda ise söz konusu icra takiplerine itiraz ve dava açma sürelerinin sona erip takipler kesinleştiği için binbir emekle kazandığı aile konutunun icra marifetiyle satışa çıkmaması için icra tehditi altında imzalar kendisine ait olmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takiplerine konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin zamanında borçlardan haberdar olamadığı için itiraz ve dava açma hakkından mahrum kaldığını, icra dosyalarının ilgili kurumlardan celp edilecek olursa müvekkilinin aile konutunun satış işlemleri devam ederken evinin satılmaması için yapıldığının görüleceğini beyanla, icra takiplerine konu senetlerdeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını ve müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu ve kefil bulunmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 2019/3156 Esas ve 2020/1204 Esas Sayılı dosyalar için 37.100,00 TL’nin ödeme tarihi olan 02.03.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 2021/329 Esas sayılı dosya için 8450 TL’nin ödeme tarihi olan 12.04.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, istirdatı talep edilen asıl alacak miktarlarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, istirdat davasının ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1sene içinde açılmak zorunda olduğunu, arabuluculuk son tutanağının aslının davacı tarafından dosyaya ibraz edilmediğini, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı aleyhine müvekkili tarafından Orhangazi İcra Dairesinin 2019/3156, 2020/1204 ve 2021/329 esas sayılı dosyalarından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davacının bu icra takiplerini usulüne uygun bir biçimde tebliğ aldığını ancak 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 170.Maddesinde düzenlenen imzaya itiraz yolunu kullanma imkanı varken kullanmadığını, bu nedenle kullanılabilecek hukuki bir imkan varken bunu kullanmayıp akabinde istirdat davası açılmasından davacının hukuki yararı bulunmadığı gibi ayrıca bu husus TMK'nın 2.Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, davacının ödeme yaptığına dair herhangi bir yazılı belge sunmadığını, 6100 sayılı HMK'nın 200. Maddesi uyarınca davacının ödeme yaptığına dair iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini; ancak davacının bu konuda herhangi bir yazılı belge sunmadığını, davacının bu iddiasını ispat edemediğinden davasının reddi gerektiğini, davacının para ödediği kabul edilecek olursa bunun haciz baskısı altında gerçekleştiğinin düşünülemeceğini, davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden sadece 2019/3156 sayılı dosyadan satış işlemlerine girişildiğini, diğer icra takiplerinde ise bu şekilde bir girişim olmadığını, bu nedenle davacının ödediğini iddia ettiği paraları haciz baskısı altında ödediğinden söz edemeyeceğini, icra takiplerine konu senetler ile davacının imza örnekleri incelendiğinde imzaların aynı olduğunun görüleceğini, senetlerin müvekkiline diğer borçlu tarafından teslim edildiğinden müvekkilinin şayet davacının iddiası doğru ise bunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının söz konusu talebinin müvekkiline karşı değil diğer borçluya karşı ileri sürmesi gerektiğini, bu durumun hem müvekkilinin durumu bilememesinden hem de davacı ile diğer borçlu arasında kefalet ilişkisinin gereklerinden doğduğunu,davacının iddia ettiği tebligat konuları davanın esası ile ilgili olmamakla iddialarının da asılsız olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, davalı tarafından davacı aleyhine Orhangazi İcra Dairesi’nin 2020/1204, 2019/3156 esas sayılı dosyalarında davacının kefil olarak gözüktüğü senetlerin davacı tarafından kefil olarak imzalanıp imzalanmadığı, davacının icra takip dosyalarında borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya içerisine Orhangazi İcra Dairesinin 2019/.., 2020/.., 2021/. esas sayılı icra takiplerine konu uyap dosya çıktıları, hizmet dökümü, ünvan listesi, sigortalıya ait sicil dosyası uyap kayıtları, arabuluculuk belge aslı, imza ve yazı örnekleri, bilirkişi raporu katılıp incelenmiştir.
Dosyaya sunulan 30/04/2023 tarihli adli belge incelemeleri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda inceleme konusu senette mevcut mukayese imzaları arasında grafolojik tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi,istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla inceleme konusu senet asılları, ön yüzü üzerinde ödeyecek "..." adına atfen atılı bulunan imzaların, ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 08/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile açmış oldukları davanın icra tehdidi altında borçlu olmadıkları halde ödemek zorunda kaldıkları bir borç olması nedeniyle istirdat davası olarak nitelendirilip bu niteliği ile hüküm altına alınmasını, bu nedenle icra takiplerine konu senetlerdeki imza ve yazıların kendisine ait olmamasına ve davalı alacaklıya borçlu ve kefil bulunmamasına rağmen müvekkili nin icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 2019/3156 Esas ve 2020/1204 Esas Sayılı dosyalar için 37.100,00TL’nin ödeme tarihi olan 02.03.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi olan avans faizi ile istirdatına, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 2021/329 Esas sayılı dosya için 8.450,00 TL’nin ödeme tarihi olan 12.04.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi olan avans faizi ile istirdatına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı tarafça dava konusu senetlerdeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davacının alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu senetlerdeki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, düzenlenen rapor denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı tarafın senetlerdeki imzaya itirazının geçerli olduğu ve çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı sabit olduğundan dava konusu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile Orhangazi İcra Dairesi’nin 2020/1204, 2019/3156 ve 2021/329 esas sayılı dosyalarında davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan takip sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile Orhangazi İcra Dairesi’nin 2020/.., 2019/.... ve 2021/.... esas sayılı dosyalarında davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan takip sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 37.100 TL’nin 02/03/2021 tarihinden, 8.450 TL’nin 12/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,
2.Harçlar yasası gereğince alınması gereken 3.111,52-TL harçtan peşin alınan 777,89-TL. harç ile 779,00-TL.ıslah harcı toplamı olan 1.556,89-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.554,63-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, peşin harç ve ıslah harcı da dahil olmak üzere 2.886,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.6325 Sayılı Kanun 18/A-11-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
6.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)