11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/9078 E. , 2023/8751 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 2020/6348 Soruşturma, 2021/1345 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/1576 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.05.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.08.2022 tarihli ve 2021/22730 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112480 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112480 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Müşteki ...'in 12/08/2020 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, şüpheli ile 2019 yılında ... ... evinde tanıştıklarını, eşinin tayini özelinde başlayan sohbette kendisinin hayvancılık yaptığını ama bu konuda parasal sıkıntılar yaşadığını, kredi çekemediğini, yardıma ihtiyacı olduğundan bahsettiğini, bir sohbet esnasında "ben sana yardım edeyim sen de bana yardım et, hayvan alımlarında bana parasal olarak yardım edersen ben de seni hayvanlardan elde edeceğim gelire ortak edeceğim hem de senin tayin işini çözeceğim" şeklinde ifadeler kullandığını, kendisini, eşinin tayinini çıkaracağı ve gelire ortak edeceği konusunda aldattığını ve 500.000,00 Türk lirasının üzerinde haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair bir delile ulaşılamadığı, olayın hukuk mahkemelerinde çözülmesi gereken hukukî ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Şüphelinin hayvanlarla ilgili birçok video, yer bildirimi göndererek muhatapları üzerinde güven sağladığı, şüpheli hakkında birçok icra dosyası olduğu, bu dosyalardaki tarafların birçoğunun müşteki gibi asker kökenli olduğu, şüphelinin askerlik mesleğini kullanarak bir çok askeri personelde güven sağladığı ve benzer bir şekilde kişileri mağdur ettiği, bu kapsamda mağdur olduğunu iddia eden ...'un 14/09/2020 tarihli şikâyet dilekçesi ile suç duyurusunda bulunduğu, mağdur ...'un alacaklı borçlusunun ise şüpheli olduğu bir tanesi 30/07/2016 ödeme tarihli 15.750,00 Türk lirası bedelli, diğeri ise 30/09/2015 ödeme tarihli 40.000,00 Türk lirası bedelli bono suretlerinin dosyaya delil olarak sunulduğu, yine mağdur olduğunu iddia eden Ali Evren'in 17/09/2020 havale tarihli dilekçesi ile şikayetçi olduğu, mağdur Nurullah Aydın'ın 22/09/2020 tarihli dilekçesiyle şüpheliden şikayetçi olduğu, mağdurlardan Nurullah Aydın'ın alacaklı olduğu borçlusunun ise şüphelinin olduğu 25/09/2017 ödeme tarihli 37.00,00 Türk lirası bedelli bononun dosya arasına delil olarak sunulduğu, müşteki Uğur Güney'in de aynı şekilde şüpheliden şikayetçi olduğu, müşteki Kadir Güney'in de dosyaya müdahale talebini içerir dilekçe gönderdiği, alacaklısı müşteki ... adına, borçlusu ise şüpheli olan 15/06/2019 ödeme tarihli 45.000,00 Türk lirası, 17/09/2019 ödeme tarihli 50.000,00 Türk lirası, 10/06/2019 ödeme tarihli 11.250,00 Türk lirası, 20/09/2019 ödeme tarihli 75.000,00 Türk lirası ve 15/06/2019 ödeme tarihli 50.000,00 Türk lirası tutarındaki bonoların düzenlendiği, şüphelinin bu bonolar kapsamında bir kısım ödeme yapmak suretiyle müşteki nezdinde güven sağlamaya çalıştığı, şüphelinin müştekiye whatsApp üzerinden gönderdiği kendisine ait olmayan hayvanların video, fotoğrafları ve sahte konum bilgileri ile müştekiden çıkar sağlamak için bir kurgu sahnelediği, şüphelinin yeni tanıştığı müşteki ile sohbet arasında müştekiyi ikna etmek için eşinin Kıbrıs'a tayini çıkma meselesi için yüksek mertebelerde tanıdıkları olduğunu ve yardım edeceğini ancak paraya sıkıştığını söyleyerek müşteki ile münasebet kurmakla başlayan süreçte, şüphelinin bir kısım ödeme yaparak müştekinin kendisine güvenmesini sağladığı, bu güveni kötüye kullanarak birçok hileli davranışlarla daha çok para talebinde bulunduğu, şüphelinin var olmayan hayvanlar üzerinden hayvancılık işi ile uğraştığı izlenimi veren eyleminin sergileniş açısından müştekinin denetleme olanağını ortadan kaldıran unsurlar içerdiği, müşteki vekilinin kanun yararına bozma dilekçesinde, banka hesap bilgilerine göre yatırılan paraların hayvanlara veya yem alımına harcanmadığının iddia edildiği olayda; şüphelinin müşteki İbrahim'i kandırarak menfaat temin ettiği nazara alındığında, şüphelinin kastının en başından hayvansal emtiaların bedelini ve sözde temin edeceği kredi miktarından müşteki İbrahim'e teklif ettiği bedeli ödememeye yönelik olduğu ve dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği hususunda kamu davası açılmasına elverişli yeterli delilin elde edildiği, olayın hukukî ihtilaf kapsamında kalmadığı, delillerin takdirinin mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesi; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir.
7.5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
8.5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." denilmektedir.
9.5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen...İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
10.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin emekli asker olup hayvancılık ile uğraştığını beyan ederek, şikâyetçi ...'in eşinin tayini konusunda yardımcı olacağı ve hayvancılıktan elde edeceği gelire ortak edeceği vaadiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması, şüphelinin savunmasında şikâyetçi ile ortak iş yaptıklarını kabul etmekle birlikte, şikâyetçiden aldığı paranın bir bölümünü geri ödediğini, yaşadığı ticari problemler nedeniyle kalan kısmı ödeyemediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, dosya kapsamında başkaca şikâyetçilerin de şüpheli hakkında benzer iddialarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu gözetilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; olayın hukuk mahkemelerinde çözülmesi gereken hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın belirtilen yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/1576 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.