Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2014/937
Karar No
K. 2023/1116
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2014/937 Esas
KARAR NO: 2023/1116

-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas Sayılı Dosyası

BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ .... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
ASIL DOSYA DAVA TARİHİ: 02/08/2013
BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ: 12/08/2013
KARAR TARİHİ: 27/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/11/2023

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ve maliki müvekkili ...'ın ... plaka sayılı araç 18/06/2013 tarihinde ... yolu üzerinde .... caddesinden şehir merkezi istikametine seyir ederken, aynı caddeden ... İstikametine seyir eden ve iş bu cadde üzerinde yer alan ... önünde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hatalı sollama yaparak şerit ihlali sebebiyle müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelişinde kusuru bulunan ...'a ait olan ... plaka sayılı araç diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olduğunu, iş bu kazanın davalı ...'un ağır kusuku neticesinde meydana gelmiş olup müvekkillerinden ...'ın ağır yaralandığını, ve diğer müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ağır hasar gördüğünü, vuku bulan olayda ...'a her ne kadar kaza tutanağında ve sanık ifade tutanağında ki beyanlarında kusuru müvekkiline atmaya çalışmış olsa da tam kusurlu olduğunu, müvekkil ... açısından yapmış olduğu hastane masraflarından dolayı uğramış olduğu zarara ve diğer tüm zararlarına karşılık olarak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortanın sorumluluk bedeli kadarıyla sınırlı olarak dava tarihinden işleyecek faiziyle) müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın ağır hasar görmesi sebebiyle uğradığı maddi zararın tazmini için 32.553,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortanın sorumluluk bedeli kadarıyla sınırlı olarak dava tarihinden işleyecek faiziyle ) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...'ın iş bu kazadan ötürü çektiği acı ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tazminine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken 18/06/2013 tarihinde karşı yönden gelen davalı ... ın kullandığı diğer davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı aracın şeridine tecavüz etmesi ve çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin aracının zarar gördüğünü ve müvekkilinde kalıcı engel yaratacak şekilde yaralama oluştuğunu, müvekkilinin kaza sonrası ... Hastanesi ve devamında ... Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırıldığını, tedavisinin yapıldığını, aylarca koltuk deyneğine bağlı yaşamak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle uzun süre çalışamadığını, kaza sonrasında da halen çalışamaz durumda olduğunu, vücuduna protez takılmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin sürekli sakatlığa maruz kaldığını, şuan itibariyle %34 oranında engelli raporu verildiğini, ancak bunun artmasının söz konusu olduğunu, kaza sonrası tutulan tutanakta açıkça ... ın kusuru olduğunun belirtildiğini belirterek 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan ... ve ... dan, 10.000,00-TL maddi tazminatın ise tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

YANIT:

Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taleple ilgili davadan önce müvekkil şirkete müracaat edilmediğini, herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, müvekkil şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde de zarara ilişkin herhangi bir belge yer almadığını, bu nedenle dava konusu talebi delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmelerinin mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkil şirkete 22/05/2013 - 13/08/2013 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik ) sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 250.000,00 TL ile maddi zararlarda araç başına azami 25.000 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminat talepleri poliçe teminatı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücünün ehliyetinin bulunup bulunmadığı, aracı alkollü olarak kullanıp kullanmadığının da incelenmesi gerektiğini, 25/02/2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılması hakkında Kanun " gereğince trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, zorunlu mali mesuliyet poliçelerinde belirtilen tedavi teminatı ve maluliyet ayrı ayrı teminatlar olarak belirlendiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda geçici iş görmezlik tazminat talebinin tedavi gederleri teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, ...'ın araç hasarı talebine ilişkin olarak araçtaki değer kaybı sigorta teminatına dahil olmadığını, davacıların olay tarihinden itibaren faiz istemesi yasaya aykırı olduğunu, söz konusu talep ile ilgili davadan önce müvekkil şirkete müracaat edilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmakta olduğunu, esasa ilişkin cevap haklarının saklı kalmak kaydıyla davacı delillerinin taraflarına tebliğini, davacının geçici işgörmezlik zararına ilişkin taleplerinin reddini, tüm delillerin toplanması ve Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının "Adli Tıp .... İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesine, yine "Aktüer " sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasını, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluluğunun yukarıda açıklanan çerçevede ve bakiye limit ile sınırlı olacağını, davanın kabulü halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, müvekkil şirkete dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

Asıl davada davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, öncelikle usul yönünden daha önce yapılan ön inceleme duruşması müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğundan tebliğden önceki usul işlemlerini kabul etmediklerini, ayrıca iş bu davanın trafik kazası nedeniyle tazminat talepli olarak müvekkili ve Sigorta şirketine karşı açılmış bir dava olduğunu, Yargıtay'ın son içtihatlarına göre trafik kazalarından doğan tazminat davalarında sigorta şirketi davalı gösterildiği zaman Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, esas yönünden ise açılan davanın tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkili ...'in hatalı sollama yaparak şerit ihlali sebebiyle davacı ...'ın kullandığı ... plakalı araca çarptığı ve müvekkilin ağır kusurlu olduğu iddiası tamamen asılsız olduğunu, tam tersine trafik kaza tespit tutanağından da açıkça dava konusu trafik kazasında, davacı ...'ın şerit ihlali nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkili ...'un ise herhangi bir kusuru bulunmadığının anlaşıldığını, çarpışma noktasının müvekkilinin şeridinde olması da davacının iddialarının tamamen yersiz olup hatalı olarak şerit değiştirenin davacı ... olduğunu gösterdiğini, davacının sağlık nedeniyle sağlık giderlerinin devlet tarafından karşılandığını, çalışamadığı günleri ilişkin de SGK'dan ödeme almasının mümkün olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasar ile ilgili olarak da müvekilinin zorunlu trafik sigortasına müracat etmesi gerektiğini, olayda müvekkilin kusurlu olmadığından herhangi bir şekilde maddi veya manevi sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.

Birleşen dava dosyasında ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının davacının hatalı sollama yapması nedeniyle asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiğini, kaza tutanağı kabul etmedekilerini, olayın oluşu ile örtüşmediğini, müvekkillerinin de kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini, ayrıca davacının talep ettiği tazminat istemleri ile ilgili Silivri ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, görevsizlik kararı verildiğini ve talepleri üzerine dosyanın Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, dosyaların birleştirilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, asıl dava yönünden 18/06/2013 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'ın yaralanması nedeniyle hastane masrafı ve diğer zararlarını içeren maddi tazminat istemi, davacı ...'ın ... plakalı aracından meydana gelen zarar nedeniyle maddi tazminat istemi ile davacı ...'ın dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiği belirtilen manevi tazminat istemine, birleşen dava yönünden ise davacı ...'un 18/06/2013 tarihli kaza nedeniyle iş göremezlik talebine ilişkin madde tazminat talebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, Silivri .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, tarafların hasara ilişkin yaptırmış olduğu delil tespiti dosyaları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. -Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. -Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” -Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. -Dava konusu kaza nedeniyle maddi vakıanın belirlenmesi ve ceza dosyası kapsamında kesinleşmesi amacıyla Silivri .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası yönünden bekletici mesele yapılmıştır. -Silivri .. . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde; sanık ...’ın üzerine atılı suç bakımından failin taksire dayalı kusurunun bulunmaması dikkate alınarak Ceza Muhakemeleri Kanunu 223/2-c maddesi gereğince beraatine, katılan sanık ...'un taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olmakla hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve ... yönünden verilen HAGB kararınını itiraz incelemesinden geçerek kesinleştiği, ... hakkında verilen beraat kararının ise istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. -Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74.(818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.) maddesi hükmü uyarınca, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza Mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ile ve kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli, diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmü ile bağlı olacağı kökleşmiş yargı içtihatlarıyla benimsenmiş bulunmaktadır. -Bu kapsamda her ne kadar Mahkememiz ceza dosyasında verilen beraat kararı, kusur oranları ve kesin hüküm niteliğinde olmayan HAGB kararı ile bağlı olmasa da Silivri .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı sanık ...'ın beraat gerekçesinin Ceza Muhakemeleri Kanunu 223/2-c. Maddesine dayandığı, bu kapsamda ...'ın dava konusu kazada kusur veya taksirle ihmalinin bulunmadığının sabit hale geldiği, hukuk davasında yapılan iş bu yargılamada ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıa ile bağlı olunduğu anlaşılmakla, dava konusu kaza nedeniyle ...'ın kusurunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. -Asıl davada davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça asıl davada yaralanma nedeniyle hastane masrafı ve diğer zararlarından kaynaklı maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de asıl dosyada davacı vekilinin 19/01/2017 tarihli dilekçesi ile ... Sigorta A.Ş. İle sulh olduklarını ve bu kapsamda davacı ...'ın yaralanmadan doğan maluliyet alacaklarından feragat ettiklerini bildirdiği görüldüğünden, asıl davada davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. -Birleşen davada davacı ...'un kaza nedeniyle iş göremezlik talebin ilişkin maddi tazminat talebi yönünden değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça birleşen davada yaralanma nedeniyle iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de birleşen dosya davacısı vekili tarafından 14/12/2015 tarihli duruşmada verilen beyan ile dava dışı sigorta şirketiyle maddi tazminat, avukatlık ücreti ve yargılama gideri talepleri yönünden anlaştıkları, maddi tazminat taleplerinden vazgeçtikleri yalnızca birleşen dosyadaki manevi tazminat talepleri yönünden davaya devam ettikleri bildirildiğinden birleşen davada davacı ...'un maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. -Asıl davada davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın dava konusu kaza nedeniyle ağır hasar gördüğü, bu kapsamda Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıkları ve bu kapsamda zararlarının tazmininin iddia ve talep edildiği görülmektedir. -Bu kapsamda Mahkememizce alınan 18/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, ... plaka sayılı araç ... Serisi ... (...) Renk, 1999 Model aracın ön ve sol kısımlarından ağır hasarlı olduğu, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D .İş dosyasına sunulan 22.07.2013 tarihli Bilirkişi Raporu ile araç üzerinde meydana gelen hasarın Malzeme ve İşçilik dahil olmak üzere KDV Dahil 32.553 TL olduğu, aracın hasarlı fotoğrafları incelendiğinde hasar tespitinde sunulan parçalar ve işçiliğin, hasarın niteliği ile uyumlu olduğu araç üzerinde değiştirilmesi gereken parçalar ve eskime payı ve hurda bedeli tenzili düşülmüş olarak hesaplanan toplam hasar bedelinin 27.915,50 TL olduğu, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2. tazminat ve giderlerin Ödenmesi (değişiklik: RG tarih: 12.08.2003 ve RG Nno:25197) maddesi gereği “hasar halinde,hasar gören Parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğeri parça ile değiştirilme imkanı yok ise yenisi ile değiştirilir.. taşıtta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilmez” denildiği, dolayısı ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar Z.M,S.S. (Zorunlu Mali Sorumluluk-Trafik) poliçesi bulunması kaydı ile KDV dahil 31.862 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Buna göre davacı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin gerçek zararının değişik iş dosyası tespitleri, mevcut bilirkişi raporları, araç üzerinde değiştirilmesi gereken parçalar ve eskime payı ve hurda bedeli tenzili nazara alındığında 27.915,50 TL olduğu, iş bu bedelin dava konusu kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olan davalı ... ile ZMMS sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep edilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Asıl davada davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı ...'ın tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücülerinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacının uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat taleplerinin kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. -Birleşen dava davacı ...'un manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar birleşen dosya davacısı ... tarafından trafik kazasından kaynaklanan acı ve elem nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de davanın yöneltildiği davalılar ... ve ...'ın dava konusu kazanın gerçekleşmesinden asli veya tali kusurlarının bulunmadığı, bu hususa ilişkin maddi vakıanın ceza dosyası ile kesin hale geldiği, bu kapsamda birleşen dosya davacısının haksız fiil hükümleri çerçevesinde kusuru bulunmayan taraftan manevi tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından birleşen davadaki manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Asıl dava yönünden

a)Davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

b)Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;

-27.915,50 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 02/08/2013 tarihinden, diğer davalı ... yönünden 18/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) davacı ...'a verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,

c)Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile -5.000,00 TL manevi tazminatın 18/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,

2.Birleşen dava yönünden

a)Davacı ...'un maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

b)Davacı-Davacı ...'un manevi tazminat talebinin esastan reddine,

3.Asıl davada kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.906,91-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 795,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.111,86-TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Asıl davada kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 341,55-TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 795,05-TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,

6.Birleşen davada reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının birleşen dosyası davacısı tarafından peşin olarak yatırılan 375,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 105,90 TL harcın birleşen dosya davacısına iadesine,

7.Asıl davada davacı ...'un maddi tazminat talebi yönünden sulh yoluyla feragat edildiğinden iş bu talebe ilişkin vekalet ücreti yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,

8.Asıl davada davacı ...'ın kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla)

9.Asıl davada reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 4.637,50-TL tek vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,

10.Asıl davada kabulüne karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 5.000,00- TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine,

11.Asıl davada reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 5.000,00- TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,

12.Birleşen davada davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden sulh yoluyla feragat edildiğinden iş bu talebe ilişkin vekalet ücreti yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,

13.Birleşen davada reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,

14.Asıl dava dosyasında davacılar tarafından yargılama süresince sarf edilen 1.551,65 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%77,35) göre hesaplanan 1.200,23-TL’sinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ... ve ...'a verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, ( sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )

15.Birleşen dava dosyasında davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı ... üzerinde bırakılmasına,

16.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

Dair; asıl ve birleşen dava yönünden tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı birleşen davalı vekili ile davalı birleşen davacı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğerlerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/10/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.