Esas No
E. 2021/11940
Karar No
K. 2024/630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

8. Ceza Dairesi         2021/11940 E.  ,  2024/630 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/202 E., 2016/569 K.
SUÇ: Mühürde sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma-İdari para cezası verilmesine yer olmadığına

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2.Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiştir.

3.Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararı sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen gözetilecek sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığa ait aracın 47 PF 403 plakaları üzerinde EGM ve TŞOF kurumlarına ait mühür izi bulunmadığı, sadece içeriği okunamayan dairesel baskı izlerinin mevcut olduğu kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan mührü sahte olarak kullandığı, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde; üzerilerinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu kurumlarına ait mühür izi bulunmadığı bu nedenle söz konusu plakaların sahte olarak düzenlendiği, bu durumun plakaların kabul ve kontrolünde görevli olmayan kişilerce fark edilemeyeceğinden bu kişilere karşı iğfal kabiliyeti taşıdığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun'un Mühürde Sahtecilik başlıklı 202 nci maddesinin ikinci fıkrası; "Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.

2.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıktan 5237 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi ikinci fıkrası kapsamında sahte olarak üretilmiş bir mühür ele geçirilmediği gibi suça konu plakada mühür izinin bulunmadığı sadece dairesel baskı izlerinin mevcut olduğu olayda mühürde sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

3.Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 01.02.2018 tarih, 7070 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile değiştirilen 23 üncü maddesinin son fıkrasındaki “başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesine göre cezalandırılır” hükmünün yürürlüğe girmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 23 üncü maddesinde düzenlenen kabahati oluşturduğu gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan mühürde sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 23 üncü maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog