2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/20749 E. , 2023/5937 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2012 tarihli ve 2012/118 Esas No.lu iddianamesi ile sanığın, temyiz dışı sanık ... ... ve yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrıca soruşturma yürütülen ... ... ile birlikte 28.12.2011 tarihinde saat 15.00 sıralarında, şikâyetçiye ait baraka şeklindeki iş yerine gidip, iş yerinin önündeki hurda olarak sandalye, masa, mangal gibi eşyaları çaldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2012 tarihli ve 2012/55 Esas, 2012/524 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 27.11.2012 tarihinde kesinleşmiş, denetim süresi içinde 18.05.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ihbarda bulunulmuştur.
4.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/208 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 62, 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
5.Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/10709 Esas, 2022/4747 karar sayılı kararı ile, "Suça konu eşyaların olay sırasında bulunduğu yerin müştekiden sorulup, gerekirse olay yerinde keşif yapılarak, sonucuna göre, suça konu eşyaların barakanın içerisinden alındığının tespiti halinde, barakanın bina vasfında olup olmadığı da belirlenerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması, barakanın önünden alındığının anlaşılması halinde ise aynı Kanun’un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; 5237 sayılı 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/382 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı korunarak sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmü temyiz ettiğine, zamanaşımına uğruyorsa lehine olan maddelerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, temyiz dışı sanık ... ... ve suça sürüklenen çocuk ... ... ile birlikte 28.12.2011 günü saat 15.00 sıralarında ... ...'nın kullandığı ... plakalı araç ile şikâyetçi ...'e ait lokanta binası olarak kullanılan iş yerine gittikleri ve iş yerinin içinde bulunan jeneratör, elektrik saati, üçlü ocak, piknik tüpü, soba borusu, dirsek, mangal ve ızgarası, ocak ve camlı raf gibi eşyaları aldıkları, bu sırada tanık ...'ın da kamyoneti gördüğü ve çaldıkları malzemeleri ... ...'a sattıkları iddia, sanık savunması, şikâyetçi beyanı ve tüm dosya kapsamı ile ... olduğu, sanığın atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği, sanık hakkında 2012/55 Esas sayılı dosya ile yapılan yargılama sonucunda sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkûmiyet hükmünün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunması gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık, "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay tarihinde şikâyetçiye ait barakadan hurdaları aldık ve götürdük, ...'e sattık, katılana ait barakadan elektrik saati ve jenaratör almadık, barakada elektrik saati ve jenaratör de yoktu, aldığımız şeylerin değeri de yoktu, suçsuzum" şeklindeki savunması ile suçu tevilli olarak ikrar etmiştir.
3.Mahkemece hukukî süreç başlığı altında 5. maddede belirtilen bozma gereği yerine getirilmiştir.
4.Bozma üzerine kolluk görevlilerince hazırlanan kroki ve fotoğraflar dosya içerisinde mevcuttur.
5.Bozma üzerine dinlenen şikâyetçi, suça konu malzemelerin lokanta binası olarak kullandığı binanın içerisinden çalındığını, bu binanın kapı ve pencerelerinin bulunduğunu, kapının kilitli ve bina vasfında olduğunu, restaurant olarak kullandığını söylemiştir.
6.Sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir. IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, Yargıtay bozma ilâmı içeriği, bozma üzerine yapılan kolluk araştırması sonucu dosyaya eklenen kroki ve fotoğraflar, şikâyetçi beyanı nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmasına ilişkin Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın zamanaşımına yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın üzerine atılı eylemin, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uyarınca oluşan durma süresi de nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b , 66/1 ve 67/4. maddelerinde 8 yıl ve 12 yıl olarak düzenlendiği ve anılan sürelerin dolmadığı belirlendiğinden, sanığın temyiz itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın hırsızlık suçundan neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/382 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından "sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılarak yerine ".... sanığın cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.