Esas No
E. 2013/19293
Karar No
K. 2013/19039
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2013/19293 E.  ,  2013/19039 K.

"İçtihat Metni"

... adına Av. ... ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... 2-İşciler Kundura Süleyman İşciler aralarındaki dava hakkında ... 2. İş Mahkemesinden verilen 12.03.2013 günlü ve 2011/493-2013/149 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalılardan Kurum Avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Dairemizin geri çevirmeye ilişkin önceki kararında da belirtildiği gibi; bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.

Somut olaya ilişkin olarak, gıyabi hükmün davalılardan işverenin, adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip, sonrasında çıkarılan tebligatların taşındığı belirtilerek bila döndüğü adresine, Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olup; bu husus önceki geri çevirme kararımızda da belirtildiği halde, gereğinin yapılmadığı görülmüştür. Mahkemece, yeniden geri çevirmeye neden olunmaksızın; a-)Davalılardan işverenin adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunup-bulunmadığı konusu araştırılıp, varsa, Tebligat Kanununda yapılan ve yukarıda belirtilen değişiklikler gözetilerek gıyabi hükmün bu adrese usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten; b-)Anılan davalının, adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, önceki adresine Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ geçerli olacağından, başkaca bir şey yapılmadan gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 11.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog