Esas No
E. 2023/874
Karar No
K. 2023/9190
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2023/874 E.  ,  2023/9190 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/400 E., 2016/571 K.
SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî incelemeye yer olmadığına, kısmî onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 10

. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların cezalandırılmaları gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1..../...ilçesinde bulunan ...Kültür Eğitim Sağlık Sanat Spor Turizm ve Yardımlaşma Vakfı'nın, ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının görev emriyle Başmüfettiş tarafından denetlendiği, buna göre;

a)Vakfın ... Büyükşehir Belediyesinden kiraladığı otoparkın terasında çay bahçesi işlettiği, bu iktisadi işletmede kredi kartı ile yapılan satış bedellerinden 2010-2013 yıllarında toplam 464.174,47 TL tutarındaki kısmın iktisadi işletmenin yasal kayıtlarına intikal ettirmediğinin, Vakfın başkan yardımcısı/üyesi olan ve Vakfın mali işlerini yürüten sanık ...'nın kendisinin ve oğlu...'nın kredi kartını Vakfın POS cihazında kullanarak gerçek ticari satış olmadan Vakfa sağladıkları 362.365,00 TL'lik finansman çıkarıldıktan sonra toplam 68.068,82 TL tutarında kredi kartlı satış bedelinin kayıt dışı kaldığının tespit edildiği, kayıt dışı kalan paranın 8.500,00 TL'sinin sanık ... tarafından bankadan çekilip uhdesinde olduğunun, 60.124,12 TL'nin de sanık ... tarafından çekilip uhdesinde olduğunun tespit edildiği,

b)Vakıf ile sanıklar ... ve ...'in yetkilileri olduğu ...Turizm Kültür Sanat Hizm. Org. Dekr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01.07.2010 tarihinde yapılan Mamül Mal Alım Sözleşmesiyle, bu iktisadi işletmede satılan malların bir kısmının müşteriye servis edilebilecek mamül halde temini konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşmanın 4/B maddesine göre "satın alınan ürünler işletmede bulunan satış ve ürün tanıtım mamüllerindeki fiyattan %50 iskonto edilerek alınır, bu oran taraflarca uygun görülürse yeniden belirlenebilir" şeklinde hüküm konulmasına rağmen Vakıf yöneticilerinin mamül mal alım sözleşmesinin 4/B maddesine uymayarak 01.07.2010 - 31.12.2010 ve 01.07.2010 - 31.12.2010 dönemlerinde %58.67 oranında, 01.01.2011 - 31.12.2011 döneminde %70.88 oranında, 01.01.2012 - 31.12.2012 döneminde %68.05 oranında, 01.01.2013 - 31.12.2013 döneminde %76.87 oranında, 01.01.2014 - 30.06.2014 döneminde %89.67 oranında satış faturası düzenlenerek toplamda şirkete fazladan 641.148,04 TL ödeme yaptıklarının tespit edildiği, denetleme sırasında bu hususun kendilerine sorulması üzerine Vakıf Başkanı olan sanık ...'in denetleme sırasında ve durumdan kurtulmak amacıyla hizmet alım sözleşmesi başlıklı ve 02.08.2010, 03.01.2011, 05.01.2012, 03.01.2013 tarihli dört adet sahte sözleşmenin sunulduğunun tespit edildiği,

c)Bu suretle, 2010 - 30.06.2014 döneminde Vakfın başkanı olan sanık ...'in, 2010-30.06.2014 döneminde Vakfın başkan yardımcısı ve aynı zamanda mali işlerini yürüten üyesi olan sanık ...'nın, 2010-2011 döneminde Vakfın genel sekreteri olan sanık ...'un, 2012-30.06.2014 döneminde Vakfın genel sekreteri olan sanık ...'ın, 2012-30.06.2014 döneminde Vakfın başkan yardımcısı olan sanık ...'ın, 2010 yılından önce Vakfın genel sekterliğini yapan ve 8.500,00 TL paranın uhdesinde olduğu tespit edilen sanık ...'ın, ...Turizm Kültür Sanat Hizmetleri Gıda Organizasyon Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilileri olan sanıklar ... ve ...'ün iştirak halinde 2010 yılından 30.06.2014 tarihine kadar zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve aslında denetleme sırasında düzenlendiği halde geçmiş tarihli olarak kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik sahte düzenlenmiş olan 02.08.2010, 03.01.2011, 05.01.2012 tarihli hizmet alım sözleşmelerinde imzaları bulunan sanıklar ..., ..., ...'nın, 03.01.2013 tarihli hizmet alım sözleşmesinde imzaları bulunan sanıklar ..., ..., ...'ın özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.

2.Sanıklar, suçlamaları kabul etmemişlerdir.

3.26.04.2016 tarihli üçlü bilirkişi raporuna göre, sanık ...'nın 60.124,00 TL, sanık ...'ın da 8.500,00 TL uhdesinde kaldığı iddia edilmiş ise de, sanık ... vekilinin mahkemeye sunduğu dilekçe ekinde bulunan elektrik makbuzları incelendiğinde 2010-2013 arasında elektrik borcu için 241.467,82 TL yatırıldığının, muhasebenin bunun 184.665,41 TL'sini kayda aldığının, ayrıca sanıklar tarafından kredi kartlarından Vakfa sermaye olarak aktarılan miktarlar da dikkate alındığında Vakfa borçlu değil 10.178,30 TL alacaklı olduklarının, Vakfın iktisadi işletmesinin yapılan sözleşmeler uyarınca faaliyetlerini sürdürdüğünün, sözleşmede uygulanan oranların ticari kâr hallerine uyumlu olduğu, afâki kâr marjlarının piyasa ekonomisinde uygulamada yer bulmadığının, 02.08.2010, 03.01.2011, 05.01.2012, 03.01.2013 tarihli sözleşmelerin ticari temayüllere uygun olduğunun, taraflar itiraz etmediği sürece Borçlar Kanununa göre geçerli oldukları görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.

4.Mahkemece, sanıkların atılı suçlamayı kabul etmedikleri, bilirkişiler heyeti tarafından sunulan rapora ve dosya kapsamına göre, sanık ...'ın bankadan çektiği ve uhdesinde kaldığı iddia edilen 8.500 TL'nin ve sanık ...'nın uhdesinde kaldığı iddia edilen 60.124.12 TL'nin kayıt altına alınmayan elektrik ödemelerinde kullanıldığı ve cari hesap mahsubunda Vakıf iktisadi işletmesinden alacaklı olduğunun bilirkişiler heyeti tarafından tespit edildiği, suça konu hizmet alım sözleşmelerinin aynı veya yakın dönem içerisinde yazdırılmış olacağı iddiasının ispat edilemediği gibi bu şekilde olduğu durumda dahi taraflarca bir itirazi kayıt ileri sürülmediğinde bu sözleşmelerin tarafların gerçek iradelerini yansıtan sözleşmeler olduğunun, taraflarca daha önce kayıt altına alınmayan sözleşmelerin bu şekilde kayıt altına alınması halinde karşılıklı olarak ve rıza ile düzenlenmiş olan bu sözleşmelerin sahteciliğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerilerine atılı suçları işledikleri ve suç işlemek kastı ile hareket ettiklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... Haklarında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ...

ve ... Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Sanıkların yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iştirak halinde hareket ettiği iddia edilen sanıklardan ...'ün 20.10.2015 olan sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanıklar ..., ...

ve ... Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı cihetle, sanıklar ..., ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılmış kamu davası bulunmadığı halde sanıklar hakkında anılan suçlardan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

ve ... Haklarında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ...

10.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ...

ve ... Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ...

10.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanıklar ..., ...

ve ... Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog