2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10435
- Karar No
- 2023/6765
- Karar Tarihi
- 08.11.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Ceza Dairesi 2023/10435 E. , 2023/6765 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve 2022/152563 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Sanık tarafından bir ... arayla gerçekleştirilen her iki eylemin de, mağdurun temsilcisi ve yöneticisi olduğu "mercan sitesi" içerisinde gerçekleştirilmesi, sanığın üzerine atılı suçların aynı mahiyette ve suç tarihlerinin yakın olması karşısında, aynı mağdura karşı gerçekleştirilen bu suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde;
2.Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.02.2018 tarihli ve 2017/3429 esas, 2018/1171 karar sayılı ilamında yer ... "...Sanıkların eyleminin kablo çalmaya yönelik olduğu, katılan kuruma ait kablonun kesilmeksizin hırsızlık suçunun oluşabilmesinin mümkün bulunmadığı, kablo kesme şeklindeki eylemin hırsızlık suçunun zorunlu unsuru bulunduğu, bu eylemin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı anlaşıldığından sanıkların beraatlarına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanığın; müştekinin yöneticisi olduğu siteye 16/11/2017 tarihinde girerek elektrik kablosunu kesip çalmasını takiben, 17/11/2017 tarihinde tekrar aynı siteye girdikten sonra elektrik kablolarını keserken site bekçisine yakalandığı olayda; sanık hakkında hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüs suçlarının yanı sıra ayrıca mala zarar verme suçlarından da mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, suç konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın ... olması karşısında ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesinde; isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Hükümlünün katılanın yöneticisi olduğu siteye 16.11.2017 tarihinde girerek elektrik kablosunu kesip çalmasını takiben, 17.11.2017 tarihinde tekrar aynı siteye girdikten sonra elektrik kablolarını keserken site bekçisine yakalandığı olayda; hükümlü hakkında hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüs suçlarının yanı sıra ayrıca mala zarar verme suçlarından da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın ... olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.
3.Hükümlü tarafından bir ... arayla gerçekleştirilen her iki eylemin de, katılanın temsilcisi ve yöneticisi olduğu "mercan sitesi" içerisinde gerçekleştirilmesi, hükümlünün üzerine atılı suçların aynı mahiyette ve suç tarihlerinin yakın olması karşısında, aynı katılana karşı gerçekleştirilen bu suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
4.5271 sayılı Kanun’un 223/2 maddesinin (a) bendi uyarınca hükümlünün mala zarar verme suçundan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, aynı Kanun’un 309/4 maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/12 Esas, 2018/449 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün mala zarar verme suçundan verilen cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; aynı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi gereği ayrı ayrı BERAATİNE,
4.Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/12 Esas, 2018/449 Karar sayılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen kararların 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Hükümlünün hırsızlık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi gereği belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 5 yıl 2 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hükümlünün konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi gereği belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılarak 7 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 6 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılıkların bu şekilde giderilmesine, infazların belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.