13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2015 tarihinde saat:03.30 sıralarında davalı işveren ----- adresinde karayolunda yürüttüğü temiz su borusu döşenmesi alt yapı çalışmasında çalışan kazalı ----- doğalgaz borularına zarar verilmemesi için kepçenin hareketini takip ettiğini ve kanal içindeki toprağı kürekle dışarı attığını, kepçe operatörü ---- kazı yaparken 40 cm çapında 10 metre uzunluğunda beton elektrik direğinin etrafını kazdığını, kazı esnasında direğin devrilmesi sonucu üzerine gelip sağ tarafına çarpması ile yaralandığını, müvekkilin yaşadığı trafik kazası sonrasında zor durumda kaldığını, adına kayıtlı menkul veya gayrimenkulü bulunmadığını, çalışma gücünü yitirmesi neticesinde çalışamadığını, ekonomik olarak daha da zorlandığını, davalı sigorta şirketi aleyhine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler neticesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep dava, ıslah ve manevi tazminat talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; adli yardım talebimin kabulüne, haklı davamızın kabulü ile, yapılacak yargılama sonucunda yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.05.2015 tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan-----plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 13.12.2014 başlangıç ve 13.12.2015 bitiş tarihli ------- poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili Sigorta şirketinin Sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu tazminat talebi ZMSS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, dava konusu kazanın kazı çalışması sırasında kepçe operatörünün beton direğe çarptığını, beton direğinin davacı üzerine düşmesi sonucu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını,bu hali ile dava konusu kazanın Karayolları Trafik Kanuna aykırılıktan değil, tamamen işverenin iş ve iş güvenliği hukukuna aykırı davranışları nedeniyle meydana geldiği anlaşıldığını, -----Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılmış olması halinde ödenen tutarın tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihinden işleyecek olan faiz ile sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, Davacı Nüfus Kayıtları, -----Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, ----Kurumu Raporu,----- Bilirkişi Kusur Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.----CBS nin ------ soruşturma sayılı dosyasına trafik bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.05.2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; dava konusu olayın iş kazası olduğunun, ----- isimli altyapı şirketinin rapor içeriğinde belirtilen hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleşmesinden %100 kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.----- Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.11.2022 tarihli kusur raporunun incelenmesinde; olayın oluş şekli, konumu, dosyada mevcut olan ifadeler bir bütün halinde incelendiğinde bahse konu olayın salt trafik kazası niteliğinde olmadığının, olayın kurumun görev alanı dışında kaldığının belirtildiği görülmüştür.Trafik bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen 26.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; dava konusu olayın 5510 sayılı Kanun 13.maddesine göre iş kazası olduğunun, raporda belirtilen nedenlerden dolayı iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işveren----- şirketinin% 90, davacı----- % 10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. ----- MAkine kürsüsünden seçilen 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; Dava konusu kazanın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğu, iş kazasının meydana gelişinde dava dışı ----- %90, davacı kazalı çalışan------%10 oranında KUSURLU olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince Trafik Kazası sonucunda oluşan geçici ve kalıcı maluliyete bağlı kazanç kaybı nedeniyle açılmış Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----).2918 sayılı Kanun’un 86. maddesinde ise bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir. KTK’de zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. KTK’nin “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. Maddesinde: “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d)Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f)Manevi tazminata ilişkin talepler” hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde ise ; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Somut olayda; 08.05.2015 tarihinde dava dışı işveren ----- adresinde karayolunda yürüttüğü temiz su borusu döşenmesi alt yapı çalışmasında çalışan davacı ----- doğalgaz borularına zarar verilmemesi için kepçenin hareketini takip etmek için kanal içerisine girdiği sırada kepçe operatörünün beton elektrik direğinin etrafını kazması sonucu direğin davacının üzerine devrildiği ve davacının yaralandığı kazanın meydana geldiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen kepçenin kaza tarihinin kapsar şekilde 13.12.2014-13.12.2015 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı şirket tarafından sigorta edildiği, dava konusu olaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, yine mahkememizce kusur bilirkişisinden ve----- Makine kürsünden alınan bilirkişi raporlarında da aynı yönde tespitlerin yapıldığı, ----- Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise "dosya içindeki mevcut bilgi ,belgeler ve olayın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde söz konusu olayın dairemiz ve kurumumuz görev alanı dışında kaldığı anlaşılmıştır" şeklinde açıklama yapıldığı, bu haliyle davacının yaralanması ve iddiaya göre maluliyeti motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında meydana gelmediğinden, davalı sigorta şirketinin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla yasal dayanağı olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davacı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden 36,00 TL müzekkere masrafı, 116,00 TL----- dosya gönderme masrafı, 5500,00 TL bilirkişi ücreti ve 152,00 TL posta masrafı toplamının davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 250,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.