Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/828
Karar No
K. 2023/812
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/828
KARAR NO: 2023/812
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 30/10/2023
KARAR TARİHİ: 01/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait üretim tesislerinin 2005 yılından bu yana "... Organize Sanayi Bölgesi ... Tekeli Menderes/İZMİR" adresinde faaliyet gösterdiğini, Davalı... Organize Sanayi Bölgesi tarafından, taraflar arası akdedilen ... Abone No’lu 05.04.2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi ve ... Abone No’lu 05.04.2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesine aykırı olarak müvekkili şirketten farklı tarihlerde ve farklı nam altında haksız ve fazla tahsilatlar yapıldığını, davalı... tarafından 07.07.2022 tarih, 2022-1162 sayılı yazı ile müvekkili şirket fabrikasının atık su miktarını ölçen debimetresinin arızalı olduğundan bahisle yenisi ile değiştirilmesi gerektiği bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından debimetrenin değiştirilmesi süreci devam ederken davalı tarafından "ortalama su tüketim miktarına" aykırı olarak 08.08.2022 tarihli ve... numaralı fatura tanzim edildiğini, debimetrenin arızalı olduğu... tarafından bilinmekte olduğunu, hatta arıza durumunu müvekkili şirkete de 07.07.2022 tarihli yazı ile bizzat bildiren sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirketin 2021-2022 ortalama su tüketimi 12.576,33 m³ olup, 25.724 m³ üzerinden atık su bedeli talep edilmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı Bölgeye gönderilen 15.08.2022 tarihli... sayılı yazı ile fabrikada kullanılan debimetrenin arıza sebebiyle değiştirilmesine ilişkin süreç devam ederken düzenlenen atıksu bedeline ilişkin 08.08.2022 tarihli ve ... numaralı faturanın taraflar arası akdedilen Atık Su Alım Sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği ve sözleşme nezdinde atıksu miktarı için düzenlenecek faturada "son yıla ait ortalama su tüketiminin esas alınması gerektiği" hususu ifade edildiğini, ancak müvekkil şirketin bu beyan ve talebine rağmen gerekli düzenlemelerin yapılmadığını, takip eden aylara ilişkin düzenlenen faturalarda da aynı hatalı işleme devam edildiğini, bu sebeple müvekkili şirketçe 11.10.2022 tarihli... nolu fatura, 08.11.2022 tarihli ...nolu fatura ve 06.12.2022 tarihli ... nolu faturaya itiraz edilerek ihtirazı kayıt ile ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin davalı... OSB’nin su kuyusundaki arızanın tamiri için temin etmesi gereken su pompası, su motoru, boru ve redüksiyon ürünlerini 22.02.2022 tarihinde ...Dalgıç Pompa, Suat Şehitler'den temin ettiğini ve bunlar için montaj dahil toplam 57.224,10-TL tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, Müvekkil Şirket adına tahsis edilen ... Parsel sınırları içerisinde yer alan, 31.03.2014 Belge Tarihli ve ... Belge Numaralı su kuyusu, Davalı... adına tescillidir. Bu tescil kapsamında su kuyusunun işletilmesi ve suyun dağıtılması hak ve yükümlükleri, doğrudan Davalı... tahtındadır. Ancak Hal böyle iken, Davalı Bölge adına tescilli su kuyusundan su çekmek için kullanılan elektriğin bedelleri, haksız şekilde Müvekkil faturalarına yansıtılmıştır. Taraflar arası akdedilen 05.04.2021 tarihli sözleşmeye aykırı olarak Ocak 2021 ile Kasım 2022 arası tüm ayları kapsayan fatura dönemlerinde 02.02.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (808,80-TL), 02.03.2021 tarihli ve... Numaralı Fatura (682,90-TL), 01.04.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (1.483,60-TL), 03.05.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (1.540,40-TL), 01.06.2021 tarihli ve... Numaralı Fatura (1.162,60-TL), 02.07.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (711,40-TL), 02.08.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (669,00-TL), 01.09.2021 tarihli ve... Numaralı Fatura (1.678,00-TL), 01.10.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (840,80-TL), 01.11.2021 tarihli ve ... Numaralı Fatura (731,50-TL), 01.12.2021 tarihli ve...Numaralı Fatura (201,70-TL), 01.01.2022 tarihli ve .. Numaralı Fatura (2.518,00-TL), 28.02.2022 tarihli ve... Numaralı Fatura (1.516,30-TL), 31.03.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (502,30-TL), 30.04.2022 tarihli ve... Numaralı Fatura (2.291,30-TL), 31.05.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (1.171,70-TL), 30.06.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (678,80-TL), 31.07.2022 tarihli ve... Numaralı Fatura (1.073,00-TL), 31.08.2022 tarihli ve... Numaralı Fatura (2.023,00-TL), 30.09.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (8.406,80-TL), 31.10.2022 tarihli ve ...Numaralı Fatura (13.466,00-TL), 30.11.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (10.767,20-TL) ve 31.12.2022 tarihli ve ... Numaralı Fatura (8.566,10 -TL) olmak üzere toplam 63.491,20-TL su motoru elektrik bedellerinin müvekkili şirketten haksız ve dayanaksız bir şekilde tahsis edildiğini belirterek müvekkili şirketten fazla tahsil edilen 306.020,09-TL atık su bedeli, ... Parselde yer alan toplam 63.491,20-TL su kuyusundaki su motoru elektriği bedeli,... Ada ... Parselde yer alan su kuyusuna müvekkili şirket tarafından atın alınıp takılmış olan su motorunun 57.224,10-TL bedeli olmak üzere toplam toplam 426.735,39-TL bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı Bölgeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.Taraflar arasında imzalanan ...abone numaralı ve 05/04/2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi kapsamında ile... abone numaralı 05/04/2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesi,

3.Dava dilekçesinde ekli faturalar,

4.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, davalı... Organize Sanayi Bölgesi tarafından, taraflar arasındaki ... abone numaralı ve 05/04/2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi kapsamında ile ... abone numaralı 05/04/2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak, 08.08.2022 tarihli ve ... numaralı fatura, 11/10/2022 tarihli ve...numaralı fatura, 08/11/2022 tarihli ve ... numaralı fatura ile 06/12/2022 tarihli ... numaralı faturalar çerçevesinde tahsil edilen atık su bedeli 306.020,09-TL, sair faturalar çerçevesinde ... parselde yer alan su kuyusundaki su motoruna ilişkin olarak tahsil edilen elektrik bedeli 63.491,20-TL ve 243 ada 18 parselde yer alan su kuyusuna davacı şirket tarafından satın alınarak takıldığı iddia olunan su motoru bedeli olan 57.224,10-TL olmak üzere toplamda 426.735,39-TL tutarındaki alacağın ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ... Bölgesinden alınarak davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanun'da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323).

Ticari davalar ise aynı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde; ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.'' hükmü düzenlenmiştir.

Yargıtay... Hukuk Dairesinin 15/06/2023 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır...'' ibarelerine yer verilerek Organize Sanayi Bölgesinin tacir sıfatının bulunmadığı ve taraf olduğu uyuşmazlıkların çözümü açısından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.

Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, Organize Sanayi Bölgesinin tacir sıfatını haiz olmadığı, bahsi geçtiği üzere davalının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.

Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.

Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.

Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, taraflar arasında imzalanan ... abone numaralı ve 05/04/2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi kapsamında ile... abone numaralı 05/04/2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesi, dava dilekçesinde ekli faturalar ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davalı... Organize Sanayi Bölgesi tarafından, taraflar arasındaki ... abone numaralı ve 05/04/2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi kapsamında ile... abone numaralı 05/04/2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak, 08.08.2022 tarihli ve ... numaralı fatura, 11/10/2022 tarihli ve ... numaralı fatura, 08/11/2022 tarihli ve ... numaralı fatura ile 06/12/2022 tarihli ...numaralı faturalar çerçevesinde tahsil edilen atık su bedeli 306.020,09-TL, sair faturalar çerçevesinde ... parselde yer alan su kuyusundaki su motoruna ilişkin olarak tahsil edilen elektrik bedeli 63.491,20-TL ve ... parselde yer alan su kuyusuna davacı şirket tarafından satın alınarak takıldığı iddia olunan su motoru bedeli olan 57.224,10-TL olmak üzere toplamda 426.735,39-TL tutarındaki alacağın ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ... Bölgesinden alınarak davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, Organize Sanayi Bölgesinin tacir sıfatını haiz olmadığı, bahsi geçtiği üzere davalının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

3.Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4.Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.01/11/2023 Katip ... E imza¸ Hakim ... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.